Tansiyon geliyorum demez, düzenli kontrol etmek şart!
Her yaştan sağlıklı kişilerin bile düzenli olarak kan basıncı ölçümlerini takip etmesi, yüksek tansiyonun kontrolünü kolaylaştırıyor. Uzun süre hipertansiyon sorunu yaşayan ve daha sonra kan basıncı düşürülüp tedavi edilen kişiler, damar hastalıkları açısından risk altında bulunuyor. Peki nelere dikkat edilmeli? Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı'ndan Prof. Dr. Derya Uludüz yazdı
Kalp, akciğerlerden gelen temiz kanı atardamarlar yoluyla vücuda, vücuttan gelen kirli kanı ise toplardamarlar yoluyla tekrar akciğere pompalarken, damarlar üzerinde basınç oluşur. Damar içindeki bu kan basıncına tansiyon diyoruz. Tansiyon büyük ve küçük tansiyon (sistolik ve diastolik) olmak üzere ikiye ayrılır. Kalp, her kasılmasında kan pompalar, sonra kanın yeniden dolması için istirahat haline geçer. Kan pompalandığında oluşan atardamar duvarındaki en yüksek basınca sistolik kan basıncı yani büyük tansiyon, istirahat halinde oluşan en düşük basınca ise diyastolik kan basıncı yani küçük tansiyon diyoruz. Bu basınçların ölçüm birimi mm cıva (Hg) olarak ifade edilir.
1980’lerde sistolik kan basıncının 150 mmHg’yi aşana kadar tedavi gerektirmediği savunuldu. Fakat hastaların bu kadar yüksek kan basıncına sahip olmalarının ne kadar doğru olduğu çok tartışıldı. Amerikan Kardiyoloji Derneği 2017’de hipertansiyon için yeni bir kılavuz yayınlandı. Nihayet bu yeni kılavuz, normal büyük tansiyonun 120 mmHg’nin altında olması gerektiğini belirtiyordu.