Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
İHA

Dünyadaki papağan türlerinin yüzde 16'sından fazlası, insan etkisiyle doğal dağılım alanının dışında farklı bölgelerde yaşamaya başladı. Papağanların ülkemize gelmesi ile ilgili pek çok hikâye olmasına karşın yeşil papağan için en net olanı ise, Atatürk Havalimanı Gümrük Ambarı'nda bekletilen papağanların kafes kapılarının yanlışlıkla açılması şeklinde. Bunun dışında gemiden salınma ve trafik kazasında devrilen kamyon hikâyesi de bulunuyor. Ankara'ya gelişleri ise insanların kasti ya da kazara doğaya salması nedeniyle gerçekleşmiştir.

İHA'nın haberine göre Türkiye'ye uzun yıllar kafes kuşu olarak getirilen papağanlardan "Yeşil" ve "İskender" papağanını artık doğada görmenin mümkün olduğunu söyleyen Gazi Üniversitesi Biyoloji Bölümü Araştırma Görevlisi Dr. Esra Per, "Kökeni tropikal Asya ve Afrika olan yeşil papağan Türkiye'de ilk kez 1975'de Ankara'da görüldü. 1980'li yıllarda gözden kaybolan papağanlar 1990'lı yıllarda ODTÜ kampüsü, Gölbaşı ve Eymir Gölü'nde yeniden görülmeye başlarken, 2000'li yılların başında Altınpark ve Botanik Park'ta görüldü. 2010 yılından itibaren Anıtkabir papağanlar açısından ön plana çıktı. 2016 yılından itibaren 20-30 bireylik sürüler Anıtkabir'de görüldüğünü" söyledi.

 

YEŞİL PAPAĞANLAR EN ÇOK ANIKTABİR'DE GÖRÜLÜYOR

Anıtkabir'in papağanlar açısından önemli konuma sahip olduğunu söyleyen Dr. Per, "Anıtkabir, öncelikle korunaklı bir alan ve yerleşkedeki görevlilerde kuşların dış tehditlerden etkilenmesini önlüyor. Yerleşke de çok farklı yerel ve egzotik ağaç türlerini barındırıyor. Papağanlar bu ağaçların meyveleri ile besleniyor. Ankara kentleşme baskısı altında, habitatları değişirken papağanlarda yuvalarını terkedebiliyor. Bu nedenle Anıtkabir şehir merkezinde papağanlar için bir sığınak oldu. Ankara'daki en büyük yeşil papağan popülasyonu iki yıldır Anıtkabir de" olduğunu ifade etti.

 

YEŞİL PAPAĞANLAR, SERT KIŞ AYLARINDA HAYATTA KALABİLİYOR

Yeşil papağanın, diğer türlerinden farklı olduğunu belirten Per, şunları kaydetti:

"Papağan denilince akla egzotik bölgeler geliyor. Bu da bir egzotik hayvan ama yayılış alanına baktığımız zaman Pakistan ve Hindistan'ın dağlık kesimlerin soğuk iklimlerinde yaşayabiliyorlar. Ekolojik toleransı oldukça yüksek dolayısıyla Ankara gibi kış ayının sert geçtiği yerlerde de varlığını devam ettiriyor ve üreyip sayısı artabiliyor. Muhabbet kuşu ve diğer tropikal papağan türlerinden farklılık gösteriyor. Onlarda da vatandaşlar tarafından doğaya salınması görülüyor. Onlar kış mevsimini atlatamadıkları için Türkiye'de üreme popülasyonu oluşturamıyorlar. Yeşil papağanlar dayanıklı olduğu için genellikle salındıkları bölgede bir çift bulduğu zaman üreyen bir popülasyon kuruyorlar."

PAPAĞANLAR DEVLETİN KORUMASI ALTINDA VE DOĞADAN TOPLANMASI YASAK

Papağanların kanunla koruma altında olduğunu ve toplanmasının yasaklandığını ifade eden Per, "Bazı vatandaşlar evlerindeki kafeslerindeki kuşları salmak ve yer göstermemizi istiyorlar. Kafes kuşu olarak alınanların doğaya salınması yasak ve her zaman kafes kuşu olarak tutulması gerekiyor. Doğa da bulunanların da toplanması yasak. Vatandaşlardan bu şekilde yasal olmayan şekilde toplama görünmesi durumunda Orman ve Su İşleri Bakanlığı Bölge Müdürlüklerine bildirmelerini gerektiğini söyledi.