Takipde Kalın!
Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
Gündem Ekonomi Dünya Spor Magazin Kadın Sağlık Yazılar Teknoloji Gastro Video Stil Resmi İlanlar

Peter Weir'in yönettiği 1981 yapımı 'Gelibolu' (Gallipoli) filmi, Mel Gibson ile Mark Lee’nin canlandırdığı genç askerlerin trajik hikâyesi üzerinden, savaş propagandası ve cehaletin bedelini çarpıcı biçimde gözler önüne serdi.

Film, Avustralyalı ve Yeni Zelandalı gençlerin, kendilerine; "Batı'daki insanlık düşmanı barbarlar" olarak tanıtılan Türklere karşı savaşmak üzere askere yazılma çağrılarıyla başlayan aldatılmışlığını gözler önüne serdi.

Cepheye ulaştıklarında esir düşmüş bir Türk askerini gördüklerinde verdikleri tepki, filmin ve tüm insanlık tarihinin en etkileyici anlarından biriydi; "Bana o kadar da korkunç gelmedi."

Bu an, düşmanın şeytanlaştırılmasıyla yaratılan yanılsamanın yıkıldığı, ortak insanlık bağının fark edildiği vicdani bir dönüm noktasıydı. Esirin sadece kendi topraklarını savunan biri olduğunu öğrenmeleriyle yaşanan; "Bizim burada ne işimiz var?" sorgulaması, tüm savaşların altında yatan temel ahlaki krizi özetledi.

'Gallipoli'deki sahnede de yansıtıldığı gibi, iletişimin kısıtlı olduğu dönemlerde insanlar, yabancı milletler ve kültürler hakkında önyargılı ve eksik bilgiye sahipti. Cehalet, nefreti besleyen en büyük kaynaktı.

Şurada Paylaş!
Yazı Boyutua
Yazı Boyutua
GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ