HABERTURK.COM

Çin’de ortaya çıkan korona virüsü Çin ekonomisini olduğu kadar dünya ekonomisini de tehdit eder boyuta ulaştı. Çin’in ekonomik olarak en aktif bölgelerinden biri olan Hubei’de ortaya çıkan virüs dolayısıyla, üretim hatları geçici olarak durdu. Bu durum, küresel arz zincirinde büyük aksamaların yaşanmasına, küresel piyasalarda risk iştahının düşmesine ve altın gibi güvenli limanlara yönelik ilginin artmasına neden oldu. Dünya Sağlık Örgütü’nün uluslararası acil durum ilan ettiği virüsün, yayılma riskinin yanı sıra arz zincirini ve küresel ekonomiyi bundan sonra nasıl etkileyeceği önemli bir soru işareti olarak öne çıkıyor.

Küresel Veri Analitiği ve Danışmanlık Şirketi Dun & Bradstreet, korona virüsünün şirketlere olan etkisinin yanı sıra küresel ekonomiye olası etkilerini, iki temel senaryo ile analiz ettiği ve çarpıcı sonuçları olan bir rapor açıkladı. Türkiye’de CRIF grubu bünyesinde yer alan, çözüm ve hizmetleri CRIF tarafından Türkiye pazarına sunulmakta olan Dun &Bradstreet, söz konusu raporu 355 milyon şirketten oluşan veri tabanı kullanılarak hazırladı. Raporda yer alan her iki senaryoda da virüsün küresel ekonomiyi olumsuz etkileyeceğine dikkat çekiliyor. Dun &Bradstreet’in tedarik zinciri analiz ve verisi, tedarikçileri değerlendirme ve onay sürecinde şirketlere hem kurumsal bağlantıları belirleme ve risk profillerini anlama hem de gerektiği durumlarda alternatif tedarikçi bulma konularında destek oluyor.

EN ÇOK BAĞIMLI ABD

Dun & Bradstreet tedarik zinciri verilerine dayanarak hazırladığı raporu, bölgede faaliyet gösteren yaklaşık 49 bin işletmenin başta Hong Kong olmak üzere, Amerika, Japonya, Almanya gibi dünyanın önde gelen ülkelerinde faaliyet gösteren şirketlerin iştirakleri veya şubeleri olduğunu gösteriyor. Dun & Bradstreet raporunda, virüsten etkilenen bölgeye en fazla bağımlı olan ülkelerin başında Amerika’nın geldiği onu Japonya, Almanya, İngiltere ve İsviçre’nin takip ettiğine dikkat çekiliyor. Dun & Bradstreet raporuna göre, korona virüsünün etkisini yoğun bir şekilde hissettirdiği bölgede 17 bin şirketin merkezi bulunuyor. Hong Kong, ABD, İspanya, Almanya ve İngiltere menşeli bu şirketlerin toplam çalışanlarının sayısı en az 1 milyon düzeyinde. Virüsün yarattığı risk altında kalan bu şirketlerin, toplam küresel satış gelirleri ise 2 trilyon dolar civarında.

 FORTUNA 1000 DEVLERİ

 Virüsün ortaya çıktığı bölge olan Hubei, küresel devlerin tedarik üssü olarak da öne çıkıyor. Dun & Bradstreet’in tedarik zinciri verilerine dayanarak hazırladığı raporuna göre, dünya üzerinde 51 bin şirketin bu bölgede bir ya da daha fazla birinci derecede tedarikçisi bulunuyor. Dun & Bradstreet raporu, Fortune 1000 içerisinde yer alan 163 küresel devin de virüsün etkilediği bölgede birinci derecede tedarikçisi bulunduğunu ortaya koyuyor.


Dun & Bradstreet raporuna göre, en az 5 milyon şirketin ise virüsün etkilediği bölgede bir ya da ikinci derecede tedarikçisi bulunuyor. Rapora göre, Fortune 1000 içerisinde yer alan 938 küresel devin de virüsün etkilediği bölgede ikinci derecede tedarikçisi bulunuyor. Birinci derecede tedarikçisi bu bölgede olan şirketlerin büyük kısmını, Amerikan şirketleri oluşturuyor. Virüsün etkili olduğu bölgede birinci derecede tedarikçisi olan şirketlerin yüzde 92’si Amerikan şirketleri. Amerika’nın yanı sıra Kanada, İngiltere, Rusya ve İsveç merkezli şirketlerin virüsün etkilediği bölgede birinci derecede tedarikçisi bulunuyor. Dun & Bradstreet raporunda, bu şirketlerin tedarik zincirinde ortaya çıkan aksamaları en aza indirmek için virüsten etkilenmeyen başka bölgelerdeki veya farklı ülkelerdeki tedarikçilere yönelebileceğine dikkat çekiliyor.

İLK SENARYO: ETKİ 1 PUAN OLACAVK

Dun & Bradstreet, virüsün dünya ekonomisi üzerindeki olası etkilerini iki senaryo üzerinden analiz etti. Çin hükümetinin de gerçekleşmesi için yoğun çaba sarf ettiği ilk senaryoda, salgının 2020 yılında kontrol altına alınması üzerinde duruluyor. Dun & Bradstreet’in “virüs için bir aşının üretilmesi, salgının yayılmasının önlenmesi ve özellikle yaz aylarına kadar virüsün kontrol altına alınması”na dayanan ilk senaryosuna göre, Çin’in büyümesinin bir çeyrek daha yavaşlamanın ardından yeniden virüs öncesi büyüme patikasına gireceği öngörülüyor. Bu senaryoya göre, 2020 yılında virüsün çıktığı Hubei eyaletinin büyümesinde 3, Çin’in büyümesinde ise 2 puanlık gerileme olacak. Bu senaryoda korona virüsünün 2020 yılında dünya ekonomisi üzerindeki olumsuz etkisinin görece sınırlı kalacağı ancak yine de dünya ekonomik büyümesini 1 puanın altında da olsa aşağı çekeceği tahmin ediliyor. 

İKİNCİ SENARYO: ÇİN İZOLE EDİLECEK

Dun & Bradstreet, ilk senaryoya göre daha olumsuz olan ikinci senaryoda ise virüs ile etkin mücadelenin 2020 sonrasına sarkmasını analiz ediyor. Aşının 2020 yılı ikinci çeyreğinde hala bulunamaması ve virüsün uluslararası yayılımının kontrolünün zor olduğu bu senaryoda, Çin’in dünyanın geri kalanından izolasyonu bekleniyor. Dun & Bradstreet  raporunda, böyle bir durumun Çin ekonomisi üzerinde oldukça olumsuz etkileri olacağı belirtiliyor. Bu senaryonun gerçekleşmesi durumunda korona virüsünün, Hubei eyaletinin büyümesini 4, Çin’in büyümesini ise 3 puan düşürmesi öngörülüyor. Bu senaryoda, korona virüsünün 2020 yılında dünya ekonomik büyümesini 1puan düşürerek çok ciddi bir etkiye neden olacağı tahmin ediliyor. 

Dun & Bradstreet’in verilerine göre, Çin’de virüsün etkilediği bölgede birinci derecede tedarikçisi olan sektörlerin başında ise dayanıklı mallara ilişkin toptan ticaret sektörü geliyor. Virüsün etkilediği bölgede tedarikçisi olan şirketlerin yüzde 17,8’i dayanıklı malların toptan ticareti sektöründe yer alıyor. Bunların yüzde 10,6’sını dayanıklı olmayan malların toptan ticareti, yüzde 4,8’inin perakende ve sınai ve ticari makineler ve bilgisayarlar oluşturuyor.