Ankara’nın artık özel bir arkeoloji müzesi var:
Erimtan Arkeoloji ve Sanat Müzesi. 14 Mart'ta kapılarını sanatseverlere açacak müzede Bizans döneminden mitolojik dünyanın eserlerine geniş bir seçki var
ABONE OLİki yıl önce, Türkiye Koleksiyonerler Derneği’nin 87 yaşındaki kurucusu, işadamı Yüksel Erimtan 55 yıldır topladığı tarihi eser koleksiyonunu halka açmaya karar verdi ve Ankara Kalesi’nin hemen yanında vakıf çatısı altında bir müze inşa etti. Üç eski evin temeli yok edilmeden tasarlanan Erimtan Arkeoloji ve Sanat Müzesi, Ankara’nın ilk özel arkeoloji müzesi olma özelliğini taşıyor. 14 Mart’ta kapılarını açacak müzeyi gezdik. İçeri girer girmez Roma döneminden kalma bir köşe sizi karşılıyor. Nereye dönüp baksanız hikâyelerle dolu eserler... 2 bin eser var Erimtan Müzesi’nde. Dünyadaki en eski görsel belge niteliği taşıyan Fayum Portreleri, eski Kültepe tabletleri, Urartu dönemine ait işlenmiş kemerler, Antik Roma dönemi camlar, Bizans damga mühürleri, mitolojik hikâyeleri bulunan yüzük taşları, Roma ve Helenistik döneme ait sikkeler ve bu dönemlere ait canlandırmalar yer alıyor.
MÜZENİN ‘BİRİCİĞİ’ ALTIN SİKKE
Fakat bir de “müzenin biriciği” eser var. Erimtan Arkeoloji ve Sanat Müzesi’nin koleksiyon yöneticisi Selma Ünal’ın anlattığına göre Kırkkale’deki Kapulkaya Barajı’nın yanında bir yerlinin kazısı esnasında bulunan testide tam 21 tane altın sikke çıkmış. Yani bir define! Testiyi bulan kişi sikkeleri ve testiyi Yüksel Erimtan’a satmış. Hepsi birbirinden kıymetli sikkelerin birinin ön yüzünde Roma İmparatoru Valentinion II’nin diademli ve zırhlı büstü, arka yüzündeyse iki imparator ayakta. Bu sikkenin gümüşü Paris’teki Louvre Müzesi’nde sergileniyor. Ama altını sadece Erimtan Arkeoloji ve Sanat Müzesi’nde!