Bayram bir hafta geride kaldı. Hatırlayacaksınız. TİE Müzesi’ndeki Selçuklu Sergisi’nden söz etmiştik. Bayramlaşırken İlber Ortaylı’yı kışkırttım. “Yazmalısın” diye.
Fiziken letarjik, zihnen hiper Ortaylı’dan nakledeyim: Sanat tarihçisi Piero Sanpaolesi ziyareti sırasında Halil İnalcık’a şunu söyler: “A. Keykubad, Konya yolundaki Sultan Hanı’nı yaptırdığı zaman, dönemin İtalya’sında böyle bir eser yoktu...” Şimdi sıkı durun, İlber Ortaylı ekliyor: “Selçuklu İmparatorluğu’nda da bu büyüklükte bir sultan sarayı yoktu ki. Devlet ve toplumun tüm enerjisi iktisadi kalkınmaya harcanmıştı.”
“Selçuklu” dedik. “İran” dedik... Gelin, bütün bu âlemleri, birleştiren “Mevlânâ” ile analım.
Sufi Cuisine, Londra’da “Saqi” yayınevi tarafından yayınlanmış olan bir kitap. SAQI Yayınevi prestiji yüksek bir adres. Kitabın piyasaya çıkışını, düzenledikleri imza gününü de Claudia Roden, Jill Norman, Charles Perry gibi dünya çapında otoritelerle birlikte kutlamışlardı. Yazar Nevin Halıcı şunları söylemiş: “Türk mutfağını ev kadınları yaşatıyor. Türk yemeğine dönüp baktığınızda yazılı kayıtları çok az... Ancak edebiyatın veya başka yazılı kaynakların içinde dolaylı olarak yakalayabiliyorsunuz...”