Böbreğini satan köy!
Büyük dram...
İşte bu teklif tüm köyün kaderini değiştirdi. ’Böbreğini satan köy’olarak tanınan Kışlacıklılar üzgün: “Bizim köyümüz böyle şeyleri bilmezdi. Kredi kartından dolayı borçlananlardan biri böbreğini satıyor, ardından da bu duruma düşenler, borçlananlar aynı yolu izliyor”
Önceki gün 6 ilde eşzamanlı yapılan organ mafyası operasyonu, koca bir köyün dramını da gözler önüne serdi. Antalya, İstanbul, Tekirdağ, Eskişehir, Çanakkale ve Afyonkarahisar’da eş zamanlı olarak düzenlenen operasyonla İnternet üzerinden veya tanıdıkları aracılığıyla buldukları nakil hastalarıyla maddi durumu iyi olmayan ve para karşılığı organlarını satmak isteyenleri buluşturarak komisyon alan 10 kişilik çeteyle birlikte, organlarını para karşılığında satan 29 kişi de gözaltına alındı. Gözaltına alınanların neredeyse tamamı Afyonkarahisar’ın Kışlacık ve Boyalı köylerinde yaşıyordu. Kredi kartı borcuna batanlar, traktör borcunu ödemek ya da oğlunu evlendirmek için çare bulamayanlar böbreklerini satmışlardı. Acı ama gerçek. İşin en kötü yönü ise iki köyde de organlarını satmak için bekleyen başkalarının da olması...
Yaşananlardan sonra 150 haneli, 750 nüfuslu Kışlacık Köyü suskun. Köylüler, ’Böbreğini satan köy’diye anılmaktan üzgün, alay konusu olduklarını düşünüyor. Böbreğini satanların işsiz ve borç batağında olduğunu söyleyen köylüler, “Bizim köyümüz böyle şeyleri bilmezdi. Kredi kartından dolayı borçlananlardan biri böbreğini satıyor, ardından da bu duruma düşenler, borçlananlar aynı yolu izliyor” diyor. Köy sakinlerinden İbrahim Koç ise kızgın: “Borca girmiş, kredi kartı borcu olanlar varmış. O yüzden böbreğini vermiş. 100 milyar da borcum olsa saçımın telini bile satmam. Borç ödenir, bunun mazereti olmaz!”
’Ben de satacaktım, son anda yakalandım’
Köyde maddi durumu kötü olan Mehmet Özen, organ çetesiyle görüştüğünü itiraf ediyor. Emniyete ifade vermeye çağrılan Özen, eğer operasyon olmasaydı kendisinin bugün (çarşamba) Antalya’ya gideceğini ve yarın da böbreğini vermek için operasyona gireceğini söylüyor: “Beni görüşme için Antalya’ya çağırdılar. Ameliyattan önce 10 bin dolar, ameliyat masasına yatınca da hesabıma 15 bin TL yatacaktı. Bir kişi de benden önce ameliyata gitti ama kalp ameliyatı olduğu için olamamış. O yüzden ‘Bir yakınını getir’demişler. Sonra onu da uygun bulmamışlar, o da ameliyat olamadı. Operasyon olmasa ben de bıçak altına yatacaktım.”