Bakırköy Özürlüler Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi’nde kalırken sırtlarında sigara söndürülen, dayak ve kötü muameleye maruz kalan zihinsel özürlü hastalar, gönderildikleri henüz resmi açılışı yapılmayan Pendik Engelli Yaşam Merkezi’nde aileleri tarafından gözleri morarmış, yüzü ve kulağı yara içinde ve parmağı kırık bulundu
Şükran ÖZÇAKMAK/AHT
AİLEDEN Sorumlu Devlet Bakanlığı’nın örnek model olarak ilkini Pendik’te yaptığı Engelli Yaşam Merkezi, henüz resmi açılış yapılmadan bir skandala sahne oldu. Daha önce kaldıkları 80. Yıl Bakırköy Özürlüler Merkezi’nde işkenceye uğradıkları için Pendik’e gönderilen zihinsel özürlü hastalardan Volkan Duraklı, yüzü gözü morarmış ve yara içinde, C.A. ise parmağı kırık bir şekilde bulundu.
‘TAZYİKLİ SUYLA SAKİNLEŞTİRİYORLAR’
Kendilerine haber verilmeden oğlunun Pendik’teki Engelli Yaşam Merkezi’ne gönderildiğini belirten anne Hülya Duraklı, “Oğlumu her hafta ziyarete gidiyorum. Bu hafta gittiğimde, gözü morarmış, kulağının içinden burun kemiği ve gözlerine kadar uzanan yaralarla buldum. Ne olduğunu sordum, önce ‘kendine zarar verdi’ dediler.
Sonra, Bakırköy’den böyle teslim edildiği, kendisi gibi zihinsel özürlü çocukların ona zarar verdiği gibi çelişkili açıklamada bulundular. Volkan kendini ifade edemiyor. Geçen yıl Bakırköy’de de hastabakıcılar tarafından dövülmüş ve sırtında sigara söndürmüşlerdi. Hastabakıcılara açtığımız dava sürüyor” dedi. Oğlunun uğradığı saldırıyı çözmeye çalışırken, bahçede gördüğü bir olayla dehşete düştüğünü belirten Duraklı, olayı şöyle anlatıyor: “Bahçede, içeri girmemek için direndiğini tahmin ettiğim bir zihinsel özürlü çocuğun koştuğunu, arkasından da takım elbiseli birinin yetişerek hortumla su tuttuğunu gördük. Çocuk şoka girdi. Yerinde debelenmeye başladı. Şişman bir hasta bakıcı, onun bu durumundan yararlanıp yere yatırdı ve üzerine oturdu. Müdür de bahçede bunları izliyordu. ‘Bu uygulama normal mi?’ diye sordum. ‘Normal, sakinleştirdik onu’ dedi. Kendi çocuğumun durumuna şükretmem mi gerekiyor, şaşırdım. Burası, modern toplama kampı mı? Ne zaman, ‘Neden kötü davranıyorsunuz’ desek, ‘Al o zaman sen bak’ diyorlar.”