Takipde Kalın!
Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
Gündem Ekonomi Dünya Spor Magazin Kadın Sağlık Yazılar Teknoloji Gastro Video Stil Resmi İlanlar

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in öldürülmesine ilişkin davada okunan, Milli İstihbarat Teşkilatı'ndan (MİT) mahkemeye gelen yazıda, ''Hrant Dink'in İstanbul Valiliğine çağrılmasının müsteşarlığın bilgisi dahilinde olduğu'' belirtildi.

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam eden duruşmada, mahkemeye gelen yazılar okundu.

MİT'ten geldiği belirtilen bir yazıda, ''Hrant Dink'in İstanbul Valiliğine çağrılmasının teşkilatın bilgisi dahilinde olup olmadığı'' yönündeki soruya karşılık, ''Hrant Dink'in İstanbul Valiliğine çağrılması müsteşarlığımızın bilgisi dahilindedir. Kendisine Sabiha Gökçen ile ilgili yazdığı yazının toplumsal infiale sebep olabileceği hatırlatılmıştır'' ifadelerinin kullanıldığı belirtildi.

MİT'in yazısında ayrıca, ''Hrant Dink'e suikast düzenleneceğine yönelik bize herhangi bir bilgi ulaşmamıştır'' denildiği de ifade edildi.

Duruşmada söz alan müdahil avukatlarından Fethiye Çetin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM), Hrant Dink'in yazdığı yazılar üzerine Dink hakkında açılan davalara ilişkin verdiği kararı özetleyerek okudu.

Mahkemenin AİHM kararı doğrultusunda, Dink'e saldırı eylemini tüm yönleriyle araştırması gerektiğini belirten Çetin, AİHM kararının, Trabzon'da devam eden ''görevi ihmal'' davası ile bu davanın birleştirilmesi yönündeki taleplerinin haklılığını ortaya çıkardığını ve AİHM'e göre Trabzon Savcılığınca verilen ''takipsizlik'' kararlarının dosyadaki bilgilerle çeliştiğinin ortaya çıktığını savundu.

''Mahkeme heyeti AİHM kararı doğrultusunda harekete geçmelidir. Haklarında takipsizlik kararı verilen kamu görevlileri tespit edilmelidir'' ifadesini kullanan Çetin, ihmali olan kamu görevlilerine karşı etkili soruşturma yapılmadığını ve incelemelerin dosya üzerinden, tanıklar çağrılmadan, derinlikten yoksun gerçekleştiğini söyledi.

AİHM'in söz konusu kararını, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) 2. ve 10. maddelerinde yer alan ''yaşam hakkı'' ve ''ifade özgürlüğü'' çerçevesinde değerlendirdiğini aktaran Çetin, mahkemenin tespitleri doğrultusunda Hrant Dink'e ceza verilmesini sağlayan Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 301. maddesinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini de söyledi.

Hrant Dink hakkında, Agos Gazetesinde yazdığı bir yazıdan dolayı, TCK'nın 301. Maddesi kapsamında ''Türklüğe hakaret'' suçundan yargılandığı Şişli 2. Asliye Ceza Mahkemesinde 6 ay hapis kararı verildiği ve bu kararın Yargıtayca onaylandığını hatırlatan Çetin, ''Yargıtay yargıçlarının okuduklarından farklı sonuçlar çıkarmalarını neye bağlayabiliriz? Bu yargıçlar neye göre hareket ediyor?'' diye sordu.

Şurada Paylaş!
Yazı Boyutua
Yazı Boyutua
GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ