Takipde Kalın!
Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
Gündem Ekonomi Dünya Spor Magazin Kadın Sağlık Yazılar Teknoloji Gastro Video Stil Resmi İlanlar

ELİF ŞAFAK / HT PAZAR

Eski dostlarım otoburları terk ediyorum. Damak tadım değişirken yeni ve köklü bir kültür keşfediyorum: Etoburların renkli dünyası! Bir yandan da merak ediyorum. Et yemeye başlayınca acaba bende neler değişecek? Öyle ya, Alman atasözündeki gibi, “İnsan ne yiyorsa odur”. Tükettiğimiz besinler hem ruh halimizi etkiliyor, hem kişiliğimizi. Ben de işte merak ediyorum bütün bu köfteler kalemimi, yazımı nasıl etkileyecek?

2050’ye gelindiğinde dünya üzerinde et tüketiminin yüzde 160 kat artmış olması bekleniyor. Bu kadar fazla et yemenin, hem ekonomiye, hem çevreye, hem tarıma ciddi zararları var

Bu sene hayatıma bir yabancı girdi: Kırmızı et. Üniversite yıllarında et yemeyi tamamen bırakmıştım. Bir kez bile pişman olmadım, aramadım. Bazen sofralarda insanlar dayanamaz sorardı: “Hiç mi merak etmiyorsun bu yemeğin tadını? Hiç mi canın çekmiyor?” Diyemiyordum ki değil eti istemek ya da özlemek, kokusuna bile tahammül edemiyorum. Oysa şimdilerde aynı ben, eski dostlarım otoburları sessizce terk ediyorum. Damak tadım değişirken yeni ve köklü bir kültür keşfediyorum: Etoburların renkli dünyası! Bir yandan da merak ediyorum. Et yemeye başlayınca acaba bende neler değişecek? Öyle ya, Alman atasözündeki gibi, “İnsan ne yiyorsa odur”. Tükettiğimiz besinler hem ruh halimizi etkiliyor, hem kişiliğimizi. Ben de işte merak ediyorum bütün bu köfteler kalemimi, yazımı nasıl etkileyecek? Yaşadığım ikilem sadece bana has değil. Tüm dünyada giderek daha çok sayıda insan otoburluk - etoburluk ikilemini sorguluyor. Tartışma göründüğünden daha derin ve aslında daha politik. Zira sonuçları hepimizin geleceğini ilgilendiriyor. Öyleyse gelin, biraz daha yakından bakalım et gerçeğine.

Şurada Paylaş!
Yazı Boyutua
Yazı Boyutua
GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ