Trump'ın en büyük satışı
Gelecek yıl yapılacak başkanlık seçimlerine aday olan Amerika'nın en tartışmalı işadamı, kadınlar, göçmenler ve engellilerden sonra sinirlerini zıplattığı kesimlere Müslümanları da ekledi. Halkla ilişkiler stratejisi olmayan, "Siyaseten doğruculuğa" savaş açıp aklına ne gelirse söyleyen Trump, kamuoyu yoklamalarına göre Cumhuriyetçi adaylar arasında en yüksek halk desteğine sahip
Mustafa ALKAN/ GAZETE HABERTÜRK-PAZAR
1976’da New York Times Gazetesi, kentte başarılı işlere imza atan ama “kamuoyu önüne çıkmaktan utanan” genç bir emlakçıyı okurlarına tanıtmıştı: Donald Trump. Gazetenin “Robert Redford’a benzerliği dikkat çekiyor” dediği yakışıklı Trump hakkında bir mimar “Bu Donald, Araplara kum bile satar” diyordu.
O Araplar, onun adını binalardan silmeye başladı. “Müslümanlar ABD’ye turist olarak bile alınmamalı” diyen Trump’a karşı Müslüman ülkeler “Trump ülkeye alınmasın” kampanyası başlattı. İstanbul’daki Trump Tower binasının da isminin değiştirilmesi gündemde. Trump’a tepki duyanlar Müslümanlarla da kısıtlı değil. Facebook kurucusu Mark Zuckerberg’den İsrail Başbakanı Netanyahu’ya ona tepkisini dile getirmeyen kalmadı. İngiltere’de onun ülkeye girişinin yasaklanması için başlatılan imza kampanyasına 500 binden fazla kişi katıldı. Amerikalı insan hakları savunucuları Trump’ın adaylığının düşürülmesi, hatta hapse atılması gerektiğini savunuyor. Çünkü holding şirketlerinde 155 farklı pozisyon sahibi olan Trump, kartvizit koleksiyonuna “ABD Başkanı” logolu bir yenisini eklemek için gittikçe dozu artan biçimde ırkçı söyleme sarılmış durumda. İşin asıl kötü yanı, bu söylem ABD’de giderek daha fazla taraftar buluyor. Trump’ı Amerika’ya ilk tanıtan New York Times’ın önceki haftaki başyazılarından birinde “zehirli” olarak nitelediği “Trump’çılığın” ABD’de dalga dalga yayılmasından dolayı duyulan endişe dile getirildi. Babasının siyahi karşıtı ırkçı grup Klu Klux Klan üyesi olup polisle çatıştığı ileri sürülen Trump söylemleriyle, alenen ülkenin azınlık gruplarına karşı şiddeti körüklemekle suçlanıyor.
‘KOVULDUN’ DİYE DİYE BÜYÜDÜ
New York Times’ın hakkındaki ilk makalesini çerçeveletip New York’taki büyük ofisinin koridoruna asan Donald Trump, geçen sürede çok mesafe kat etti. Bir emlak imparatorluğu kurdu. Adını taşıyan bir otel zinciri, bir havayolu şirketi, bir çikolata ve hatta bir votka piyasaya çıkardı. “Miss America” ve “Miss Universe” güzellik yarışmalarının organizatörü oldu. Dünyanın ilk iş yaşamı reality şovunu üstlendi, “Kovuldun” sözünü 14 sezon boyunca yüzlerce hevesli gence savurdu. Adını ülkenin en değerli markaları arasında sokarken Forbes’e göre 4 milyar dolar, kendisine göre ise “10 milyarlarca dolar” servet edindi. O bir zamanların “çekingen” emlakçısı 69 yaşında “son büyük satışı” için kendini Amerika yollarına vurdu. Trump gelecek yıl yapılacak başkanlık seçimlerinde Cumhuriyetçi Parti’den başkan aday adayı olan 14 kişiden biri ve kamuoyu anketlerine bakılırsa halk desteği en yüksek olanı.
YATAĞINI BİR GÖÇMENLE PAYLAŞAN GÖÇMEN KARŞITI
Donald Trump’ın başkanlık kampanyası sloganı “Amerika’yı yeniden büyük yapalım”. Çünkü Trump’a göre “Amerikan rüyası öldü.” 40 yıllık iş serüveninde 4 şirketi iflas etse de her zaman yeni alanlarda fırsatları değerlendirmiş bir işadamı için bu slogan, doğru bir çıkış noktası olarak görünüyor. Ama Trump’ın sloganı, daha kampanyası 3 ayını doldurmadan lafta kaldı. Halkla ilişkiler stratejisi olmayan, “Siyaseten doğruculuğa” savaş açıp aklına ne gelirse söylemek isteyen Trump, adaylığını açıkladığından beri ya devirdiği çamlar ya da göçmen karşıtlığı ile anılıyor. Neler söylemedi ki: “Meksika sınırına duvar örüp parasını Meksika’ya ödeteceğim”, “Amerika’ya gelen Meksikalılar tecavüzcü”, “Hillary Clinton önce eşini tatmin etsin. Eşini tatmin etmeyen Amerika’yı nasıl tatmin eder?”, (New York Times’ın engelli muhabiri Serge Kovaleski hakkında) “Bu zavallı adamı görseniz, elini kolunu toplayamıyor. Doğru düzgün konuşamıyor”...
AMERİKALILARIN YARISINI KARŞISINA ALDI
Evlendiği 3 eşinden 2’ncisi birinci kuşak göçmen olmasına rağmen, Trump’ın ülke nüfusunun yüzde 12’sini oluşturan çoğu birinci kuşak göçmen Hispanikleri karşısına almaktan korkmaması bir nebze anlaşılabilir. Ama kadın seçmeni karşısına alması akıllı bir yol gibi durmuyor. Twitter hesabında kadınlar hakkında “şişko domuz”, “köpek”, “pasaklı” ve “iğrenç hayvanlar” ifadelerini kullandığı, bir konuşmasında “Yanında güzel kıçlı bir kadın varsa gerisi önemli değil” dediği ortaya çıkan Trump’ın, ABD’nin ilk kadın başkanı olmaya soyunan Hillary Clinton’a karşı işi hayli zor görünüyor.
MİLYARDER POPÜLİZMİ YAPAN IRKÇI
Bu imaja rağmen Trump kamuoyu yoklamalarında en yakın rakibinin en az 20 puan üzerinde görülüyor. Üstelik bu farkı aylardır koruyor. Bu “başarı” için farklı görüşler öne sürülüyor. Trump’ın Cumhuriyetçi Parti’den aday olan bir dizi klasik politikacı arasında “eğlenceli” ve “açık sözlü” bulunduğu, yorumlardan biri. Rolling Stones Dergisi’nden Matt Taibi’ye göre ise Trump, “İnsanları sadece oy vermeye değil sisteme karşı öfkelerini dile getirmeye teşvik ettiği için” sıcak bulunuyor. The New Yorker yazarı David Remnick’e göre ise Donald Trump’ın aldığı destek sadece bir “balon”. Remnick şöyle diyor: “Başkanlığa oynayan Trump milyarder popülizmi ve yaygaracı bir milliyetçiliğe ve hatta modası geçmiş bir ırkçılığa oynayarak erken aşamada ön plana çıkmış görünüyor. Onun da modası geçecektir ve ABD siyasi tarihinin ‘kötü şakaları’ arasına girecektir.”
SÜRPRİZ YAPABİLİR
Remnick’in öngörüsü biraz aceleci olabilir. Çünkü kamuoyu yoklamaları Trump’ın Cumhuriyetçilerin başkan adayı olması halinde Demokratların en favori adayı Hillary Clinton’a karşı başarılı olabileceğini gösteriyor. Amerikan seçim sistemine göre eyaletlerde en yüksek oyu alan partinin adayı o eyaleti kazanmış sayılıyor. 11’i hariç bütün eyaletler öteden beri, aday kim olursa olsun, ya Cumhuriyetçilerin ya da Demokratik partinin kalesi. “Swing State” (Sallantılı Eyalet) denilen eyaletlerde ise oylar bir Cumhuriyetçilere bir Demokratlara kayıyor ve bu eyaletlerdeki sonuçlar başkanı belirliyor. Realclearpolitics. com’un ülkede yapılan belli başlı anketleri derleyerek yaptığı analize göre “Sallantılı Eyaletler” oyların yüzde 47’si Clinton’a yüzde 43.7’si Trump’a gidebilir. Ancak Trump her an sürpriz yapıp öne geçebilir. Çünkü ”Sallantılı eyaletler”in en büyüğü Florida’da Trump, Clinton’a karşı yüzde 47’ye karşı yüzde 44 ile önde. Hillary Clinton geçen hafta Müslümanlara yasak tartışmaları sırasında “Trump eğlenceli olmaktan çıktı o artık büyük bir tehlike” derken anketlere de bir göz atmış olmalı. Trump, hayatının en büyük satışına çok yakın olabilir