Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Yaşam Annelere gün hediye etti ama kendisi anne olamadı

        Sedef Şenkal/Gazete Habertürk

        Bugün Anneler Günü. Dünyanın birçok yerinde yaşayan annelerin en özel günü. Amerikalı Anna Jarvis’in ölen annesini anma fikrinden hareket ederek

        1914’te Senato’ya kabul ettirdiği bu özel gün, o tarihten bu yana dünyanın

        birçok ülkesinde, 1955’ten beri de Türkiye’de kutlanıyor.

        İşte Anneler Günü’nün hikâyesi. Öğretmen olan Anna Jarvis 9Mayıs

        1905’te annesini kaybetti. Acısı o kadar büyüktü ki, onunla yeterince

        ilgilenemediği düşüncesi gün geçtikçe ağırlaşıyordu yüreğinde. İki sene sonramayısın ikinci pazarına denk gelen annesinin ölüm yıldönümünde arkadaşlarını evine çağırdı ve “Bu günü Anneler Günü olarak ülke çapında kutlayalım, bana destek olun” dedi. Jarvis’in bu fikri kabul gördü, annelermemnun oldu, babalar itiraz etmedi, Amerika’nın önde gelen bir giysi tüccarı da finansal destek sağladı. İlk Anneler Günü Jarvis’in annesinin 20 yıl

        süresince haftalık dini dersler verdiği Grafton’daki bir kilisede, 10Mayıs

        1908’de, 407 çocuk ve annesinin katılımı ile kutlandı.

        BEYAZ KARANFİL SEMBOLÜ

        Jarvin her bir anneye ve çocuğa kendi annesinin en çok sevdiği çiçek

        olan karanfillerden birer tane verdi. O günden sonra, temizliği, asaleti,

        şefkati ve sabrı ifade eden beyaz karanfil, Amerika’da Anneler Günü’nün sembolü olarak kabul edildi. Jarvis bu günün “milli bir gün” olarak kabul edilmesi için tarihte tek bir kişi tarafından gerçekleştirilen en başarılımektup

        yazma kampanyası ile gazete patronlarından işadamlarına, devlet

        adamlarından din adamlarına kadar ulaşabildiği herkese bu fikrini iletti.

        Fikir o kadar çabuk kabul gördü ki, Senato onaylamadan çok önce,

        birçok eyalet ve şehirde Anneler Günü kutlamaları gayrıresmi olarak

        başlatılmıştı bile. Sonunda 8 Mayıs 1914’te Senato Başkan Wilson’ın da

        imzası ilemayısın ikinci pazarını ‘Anneler Günü’ olarak resmen ilan etti.

        HER ŞEYİNİ KAYBETTİ

        Bu özel günü dünyaya kabul ettiren Jarvis’in hayatı çok da mutlu geçmedi. Evlenmeye ve çocuk sahibi olmaya fırsat bulamadı. Her Anneler Günü onun için bu yönden acı oldu. Daha ziyade dini ağırlıklı bir kutlama olarak düşündüğü, bu günden ticari çıkar sağlamaya çalışanlara karşı hukuki

        savaş açtı. Davaların hepsini kaybetti. Dünyadan elini eteğini çekti.

        Bütün gelirini bu yolda kaybetti. Bütün dünya annelerinin en azından

        senede bir günmutlu olmalarını sağlayan Anna Jarvin,mutsuz, yarı

        görmez ve yalnız bir şekilde 1948’de 84 yaşında öldü. Ülkemizde

        de Türk Kadınlar Birliği’nin girişimi ve önerisi üzerine 1955 yılından beriMayıs

        ayının ikinci pazar günü ‘Anneler Günü’ olarak kutlanıyor.

        TARİHLER FARKLI

        Ancak her ülke Anneler Günü’nü aynı zamanda kutlamıyor. Anneler

        Günü’nü farklı tarihlerde kutlayan ülkeler şöyle: “Norveç’te şubatın 2. pazar

        günü,Mısır, Lübnan, Suriye, Ürdün, Kuveyt, Yemen, Birleşik Arap Emirlikleri’nde 21Mart, Güney Kore’de 8 Mayıs, Hindistan,Meksika,

        Pakistan ve Suudi Arabistan’da 10 Mayıs, Fransa, İsveç, Dominik Cumhuriyeti ve Haiti’demayıs ayının son pazarı, Tayland’da Kraliçe Sirikit Kitiyakara’nin doğumgünü olan 12 Ağustos, Rusya’da kasımayının son pazar günü, Panama’da 8 Aralık ve Endonezya’da 22 Aralık”

        DÜNYANIN TEK GÜZEL ÇOCUĞU

        Tümdinlerce kutsal sayılan anneler atasözlerine de kutsallıklarıyla yansıyor. Bir Yahudi atasözü “Tanrı her yerde olamazdı ve bu nedenle de anneleri yarattı” derken, ülkemizde de annelerin kutsallığı, “Ana hakkı, Hak

        hakkıdır”, “Cennet annelerin ayakları altındadır” atasözleriyle anlatılıyor.

        Bir Çin atasözünde “Dünyada sadece bir tek güzel çocuk vardır ve

        her anne ona sahiptir” denilirken, Alman atasözünde de anne “Kimbir

        çocuğu alırsa, annenin kalbini de alır” diyerek anne için çocuğun

        önemini vurguluyor. İngiliz şair Samuel Taylor Coleridge ise anne

        kutsallığını şu sözüyle dile getiriyor: “Bir anne, her zaman annedir ve

        yaşayan en kutsal şeydir”

        DÜNYA ÜZERİNDEKİ EN KUTSAL KİŞİ

        - Anne bebeğini 9 ay karnında taşır.

        - En mutlu günü yavrusunu kucağına aldığı gündür.

        - Gecesi gündüzüne karışır. Yüreği yavrusunda atar. Yemez yedirir, giymez giydirir.

        - Yeniden yemek yemeyi, konuşmayı, yürümeyi öğrenir. Yeniden okuma yazma öğrenir.

        - Yavrusunun sevinci mutluluğu, üzüntüsü kederi olur.

        - Kötü günü yavrusunun hastalandığı gündür.

        - Yavaş yavaş büyüdüğünü görmekten mutlu olur.

        - Onun adı annedir. Görevi kutsaldır.

        - Tek isteği vardır, yaşlandığında unutulmamak.

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ