Evet, ben de İzmirliyim!
Hollywood'un güzel, sempatik ve en çok kazanan yıldızı Julia Roberts'ın Türkan Şoray kanunları olduğunu biliyor muydunuz? Peki ya İzmirli oluduğunu... Roberts HT Cumartesi'nin sorularını yanıtladı
HT CUMARTESİ / AYSUN ÖZ'ÜN RÖPORTAJI
O bir İzmirli... Evet yanlış okumadınız. Biliyorsunuz İzmir'in eski adı Smyrna ve Julia Roberts da Smyrna doğumlu! Ama bu, ABD'nin Georgia Eyaleti'ndeki Smyrna... Eh, İzmirli sayılmaz mı? İzmir'e, daha doğrusu Türkiye'ye hiç gelmemiş ama Yunan mutfağını sevdiği için Türk yemeklerini çok merak ediyor. Kim bilir, belki yakında geliverir. Söylediklerine bakılırsa uzak da görünmüyor...
Beslenme biçimi de Egelilere yakın. Sebze ağırlıklı besleniyor, hatta küçük bir bahçesi bile varmış. Ve epey muhafazakâr; Türkan Şoray gibi kanunları var. Hayatını bazı kurallara göre yaşadığını belirten Roberts, çırılçıplak kamera karşısına asla geçmeyeceğini söylüyor. "Bana astronomik bir ücret de teklif etseler, bir filmde çırılçıplak soyunmam. Bu, anne olmadan önce de böyleydi, şimdi de böyle" diyor. "Lisedeki geometri öğretmenimin veya mahalledeki komşumun kalçalarımın ya da göğüslerimin neye benzediğini bilmesine hiç gerek yok. Sadece kocamın bilmesi yeterli."
Şeytanın bacağını kırıp Richard Gere ile kamera karşısına geçtiği Pretty Woman ise hâlâ akıllarda... Bir de Oscar aldığı Erin Brockovich... İki filmin hayatındaki yerini şöyle özetliyor Roberts: "Özel Bir Kadın'da çok gençtim, zamanla olgunlaştım. Daha doğrusu, Erin Brockovich'le kendimi aştım."
'DEĞERİ BEN BİÇMİYORUM Kİ'
Hakkında zaman zaman "Bitti artık" dense de her defasında daha iyi gişe yapan filmlerle geri dönmeyi başardı. Öyle görünüyor ki bunu da hayat felsefesine borçlu... "Ailem bana 'kendi sorununu kendin çöz' kültürünü aşıladı. Onun için hayatımda 'kıpırda ve sil baştan yap' seçeneğini uygularım genelde..."
Daha çok romantik komedilerde rol alsa da, çırıl çıplak soyunmasa da o hâlâ Hollywood'un en kazanan kadını... En çok kazanan kadın olmaktan dertli değil ama sürekli ısıtılıp ısıtılıp önüne konmasından dertli olacak ki "Değeri ben biçmiyorum ki..." diyor. "Ben profesyonelim; senaryo gelir, okurum, sonra menajerlerim devreye girer. Bugün ben, yarın bir başkası en pahalı oyuncu olabilir. Hollywood'un kendine göre kuralları vardır ve herkes bu kurallara saygı gösterir."
Akıllı, yetenekli, kendi kuralları olan Julia Roberts kocaman gülümsemesiyle dünyanın en güzel kadınları arasında gösterildi hep. Uzun bir süredir kozmetik markası Lancôme'un da yüzü olan Roberts, Smyrna'dan güzellik sırlarına, sigortalattığı gülüşünden nasıl bir anne olduğuna kadar sorlarımızı cevapladı...
Georgia, Smyrna'lısınız... Doğduğunuz kasaba Smyrna'nın adı Türkiye'de benim memleketimden geliyor; İzmir'in eski adı Smyrna. İzmirli misiniz yani:))
Evet. Orada doğdum.
Herkesin gözü son zamanlarda İstanbul'da, Hollywood'un bile. Oscarlı Argo filmi de İstanbul'da çekildi. Dahası o filmin Altın Küre'de ödül aldığını siz açıklamıştınız. Sizce Argo'ya siz mi uğurlu geldiniz İstanbul mu?
Bence hem İstanbul hem ben:)) Tabii ki ekibin çabalarını da göz ardı etmemek gerekiyor.
Peki Oscar ve Altın Küre gibi ödüller sizin için ne ifade ediyor?
Tabii ki insanların yaptığınız işi beğenip desteklemesi çok güzel. Ama beni en çok mutlu eden kız kardeşimin "Senin yanındayım" demesidir; bu daha anlamlı.
Gülüşünüzü sigortalattığınızı okumuştuk. Dudağınızda uçuk çıktığında ne yapıyorsunuz?
Böyle bir durumla çok nadir karşılaştım. Karşılaştığımdaysa makyaj ürünleri ve kapatıcılar yardımıma koştu.
Dünyada hâlâ, sigortalattığınız gülüşünüzü hak edecek umut verici bir şeyler oluyor mu?
Birçok şey ve bunun öncüleri olan hayır kurumları var. Kocam ve ben kâr amacı gütmeyen çevre örgütü "Heal the Bay"in büyük hayranlarıyız. California'da çok zaman geçirdik ve onların çok iyi işler yaptığını, bir sürü çevre temizleme operasyonu gerçekleştirdiklerini gördük.
'GÜZEL KALMANIN YOLU MUTLU OLMAYA ÇALIŞMAK'
Fırtınalı bir hayat yaşadınız ancak cool tavrınızı hep korudunuz, yüzünüzden de gülümsemeniz eksik olmadı. Bunu nasıl başarıyorsunuz?
Bunu başarmanın yolu her zaman olaylara pozitif bakmak ve hiçbir zaman umudunuzu yitirmemek. Bu durum güzelliğinize de yansıyor. Hatta güzel kalmanın en iyi yollarından birinin de her zaman mutlu olmaya çalışmak olduğunu söyleyebilirim.
Güzelliğinize güveniyorsunuz. Sizi makyajsız yemeğe giderken görüyoruz, ünlü ama normal yaşayan bir çiftsiniz.
Evet! Ve bu konuda bütün söyleyebileceklerimin hepsi bu!
Ama yönetmen Soderbergh sizi "Dünyanın merkezinden bile sıcak" diye tanımlıyor. Hem ünlü hem de sıcak bir kadın olmak mümkün mü? Ünlü olmak insanı bıktırır ve bir süre sonra sıcak olmak da zordur. Sevenlerinizden nasıl kurtuluyorsunuz?
Böyle bir sıkılma ya da bıkma söz konusu değil aslına bakarsanız. Zaten zamanımın yarısından çoğunu Hollywood dışında geçiriyorum ve kalan zamanlarımda hayranlarımın ilgisi beni sıkmak yerine mutlu ediyor.
'Mizah konusunda güçlüyüm'
"Erkekler beni her zaman sever" diyorsunuz; niye?
Ölçülü ve mizahi açıdan güçlü bir kadını bütün erkekler sever. Ben de mizah konusunda gerçekten iyi bir kadınım.
Ağırlıklı olarak romantik filmlerde oynayarak inanılmaz gişe yaptınız. Bir de ters köşe yapıp bir aksiyon filminde oynamayı düşünüyor musunuz?
Bana gelen rolü ya seviyorumdur ya hiç sevmiyorumdur. Buna senaryoyu okur okumaz hemen karar veririm. Son sayfayı çevirdiğimde o rolü oynamak isteyip istemediğime karar vermiş olurum. Bu sebeple de benim için filmin türü değil rolü sevip sevmemem önemli.
Yıllar sonra bile Hollywood'un 'Özel Kadın'ı olarak anılıyorsunuz...
Bu benim film seçimimi etkilemiyor. Önemli olan benim oynayacağım rolü ve çalışacağım ekibi sevmem. Çünkü başkaları ne düşünür diye işe başlayamazsınız.
'Isabella Rossellini kadar zarif ve güzel miyim?'
İlk filminizle son filminize baktığınızda, eskiye göre güzelleştiğinizi düşünüyor musunuz?
Bunu tam olarak düşünmedim ama her zaman kendime çok iyi bakmaya çalışıyorum. Aslında iyi beslenmeye uğraşıyorum ama çılgınlar gibi de değil. Sadece iyi gıdalar tüketmeye ve dengeli beslenmeye özen gösteriyorum.
Beslenmenin dışındaki sırlarınız?
Her zaman mutlu olmaya çalışırım. Lancôme'un cilt bakım kremlerinin de yardımı oluyor. Her zaman güneş kremi kullanmaya çalışıyorum. Bence en önemlisi de bu. Neyse ki genellikle evde oturan biriyim ama sürekli güneş kremi kullanmamın gerekliliğini öğrendiğimden beri kullanıyorum. Ayrıca göz kremleri benim için gittikçe daha çok önem kazanıyor. Bu yüzden düzenli bir şekilde kullanmam gerektiğini biliyorum. Çok az zamanınız olsa bile göz kremi ve güneş kremi olmazsa olmaz...
Harika filmlerde oynadınız, Oscar aldınız. Şimdi bir kozmetik markasının yüzü olmak nasıl bir aşama?
Lancôme'un yüzü olmak benim için en son varış noktası; gerçekten! Olgun, zarif görünümlü ve deneyimli. Ayrıca kırklı yaşlarımda modellik yapma fikri çok modern ve eğlenceli. Çalıştığım marka daha önce inanılmaz güzel bulduğum Isabella Rossellini'yle çalıştı. Şimdiyse beni seçti.
Yüzü olduğunuz ürünleri alırken kadınlar sizden ne bekliyor?
Benimle çalışmak istediklerinde kendimi yeterince sofistike, zarif ve hazır hissetmiyordum. Oysa Isabella Rossellini ne kadar zarif ve güzeldir! Kadınlar benden aynı zarafeti ve güzelliği bekliyor.
'Katı bir anne olmayı başaramadım'
"Katı bir anneyim" diyorsunuz, ancak çocuklar büyüdükçe sizi yumuşatmayı başarmış olmalılar. O küçük afacanlar birer büyücü olabilir...
Aslında tam olarak katı bir anne olmayı başaramadım. Çocuklarıma şefkat, cömertlik ve neşe aşılamaya çalışıyorum ve bunları başarabiliyorsam kendimce iyi bir annelik yapıyorum.