Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
AA

TBMM Genel Kurulunda, Yassıada yargılamalarının hukuki dayanağının kaldırılmasını içeren kanun teklifi kabul edilerek yasalaştı.

TBMM Başkanı Mustafa Şentop'un ilk imza sahibi olduğu, AK Parti ve MHP milletvekillerinin imasını taşıyan, 1924 Tarih ve 491 Sayılı Teşkilatı Esasiye Kanununun Bazı Hükümlerinin Kaldırılması ve Bazı Hükümlerinin Değiştirilmesi Hakkında Geçici Kanunun Bazı Maddelerinin Yürürlükten Kaldırılması ve Neden Olunan Mağduriyetlerin Giderilmesi Hakkında Kanun Teklifi, Meclis'te oy birliğiyle kabul edildi.

Kanuna göre, Yüksek Adalet Divanı'nın kullandığı yetkilerin hukuki dayanağını oluşturan ve halen yürürlükte bulunan kanun hükümleri geçmişe dönük yürürlükten kaldırılacak.

Yeni dava yolu öngörülerek Yüksek Adalet Divanı'nın kuruluşuna ve yetkilerine ilişkin kanun hükümlerinin yürürlükten kaldırılmasıyla hükümsüz hale gelen kararlardan kaynaklanan zararların tazminine imkan sağlanacak.

Varlığı hukuki dayanaktan mahrum olacak Yüksek Adalet Divanı'nın hükümsüz hale gelen bütün kararlarının adli sicil ve her türlü arşiv kayıtlarından silinmesi, Adalet Bakanlığınca resen yerine getirilecek.

Yüksek Soruşturma Kurulu ile Yüksek Adalet Divanı tarafından haklarında soruşturma ve kovuşturma yürütülenlerin uğradıkları manevi zararlar, hazine tarafından karşılanacak. Bu kişilerin mal varlığı değerlerinin müsadere edilmesinden kaynaklanan maddi zararları da giderilecek.

Zarar görenler ve mirasçıları tarafından zararlarının karşılanması istemiyle yapılacak başvuruları değerlendirmek ve karara bağlamak üzere Cumhurbaşkanı tarafından bir komisyon kurulacak. Komisyon çalışma usül ve esasları Cumhurbaşkanı tarafından belirlenecek. Zararlarının karşılanmasını isteyenler komisyonun çalışma usul ve esaslarının Resmi Gazete'de yayımlanmasını izleyen 3 ay içinde komisyona başvurarak zararlarının tazminini isteyebilecek.

Komisyon kararlarına karşı kararın tebliğini izleyen 15 gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere komisyona itirazda bulunulabilecek. İtiraz üzerine verilen kararlara karşı ilk derece mahkemesi sıfatıyla Danıştayda dava açılabilecek. Bu davalar acele işlerden sayılacak.

Komisyona yapılacak başvurular için herhangi bir ad altında ücret talep edilemeyecek. Komisyonun itirazı üzerine verdiği kararlara karşı Danıştayda açılacak davalarda karar ve ilam harcı maktu alınacak ve dava sonunda maktu vekalet ücretine hükmedilecek.

Komisyon tarafından başvurular değerlendirilirken ihtiyaç duyulan bilgi ve belgeler, ilgili gerçek veya tüzel kişilerden istenebilecek. Kamu kurum ve kuruluşları, bu husustaki talepleri belirlenen süre içinde yerine getirmek zorunda olacak.

Maddi zararların karşılanması talepleri karara bağlanırken uğranıldığı kesin olan ancak aradan geçen zaman sebebiyle tutar yönünden tespiti teknik olarak mümkün olmayan zararlar açısından hakkaniyete uygun bir miktarın ödenmesine karar verilecek.

Kamu kurum ve kuruluşları, Yüksek Soruşturma Kurulu ve Yüksek Adalet Divanı'na ait her türlü arşivlik ve arşiv belgesini maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 30 gün içinde TBMM Başkanlığına devredecek.

Düzenleme, 27 Mayıs 1960'tan itibaren geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girecek.

ŞENTOP'TAN İLK YORUM

TBMM Başkanı Mustafa Şentop, "Bugün Meclisimiz, millet vicdanının sesi olarak, Yassıada'daki sözde mahkemenin hukuk alemindeki varlığını ortadan kaldırmıştır." değerlendirmesinde bulundu.

Şentop, Yassıada yargılamalarının hukuki dayanağının kaldırılmasını içeren kanun teklifinin Meclis Genel Kurulunda kabul edilerek yasalaşmasının ardından Twitter'dan teşekkür mesajı yayınladı.

TBMM'nin bugün sadece tarihi bir oturum gerçekleştirmekle kalmadığına, aynı zamanda millet hafızasında derin izler bırakan bir karanlık girişimi ve bunların dayandırıldığı sözde kanuni düzenlemeleri yok sayarak, darbeyi ve bu zihniyeti, tarih önünde ve millet vicdanında mahkum ettiğine vurgu yapan Şentop, mesajında şunları kaydetti:

"27 Mayıs 1960 sonrası uygulamalar, Yassıada'da kurulan sözde mahkeme ve bunun hukukun tüm ilkelerini çiğneyen gayrimeşru sonuçları, esasen milletin vicdanında daima yok sayılmış ve bu sözde mahkeme fiiline ortak olan herkes tarihin en karanlık sayfalarında yerini almıştır. ‬Merhum Başbakan Adnan Menderes ve arkadaşlarının aziz hatırası, en zor zamanlarda bile sessiz çoğunluğun evlatlarına verdiği isimler olarak yaşatılmıştır. Sayın Cumhurbaşkanımızın bu husustaki destek ve kararlılığı, topraklarımızın güzide bir parçasının, karanlık cinayet ve fiillerle anılmasına razı olmamış, Yassıada, hem ismen hem de darbenin izlerini yok eden mimarisiyle Demokrasi ve Özgürlükler Adası'na dönüştürülmüştür. Aynı kararlılıkla TBMM tarafından gündeme alınan ve ilgili komisyonda oy birliği ile kabul edilen teklifin ardından, bugün Meclisimiz, millet vicdanının sesi olarak, Yassıada'daki sözde mahkemenin hukuk alemindeki varlığını ortadan kaldırmıştır. Bu kutlu çabada emeği geçen herkese teşekkür ediyor, Meclisimizi, komisyon aşamasından kabule kadar gösterdiği teveccühten dolayı tebrik ediyorum."

ÖMER ÇELİK: YÜCE MECLİS GÜÇLÜ BİR KARARA İMZA ATTI

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik de Meclis'in aldığı Yassıada kararı hakkında Twitter'dan şunları söyledi:

"Cumhurbaşkanımızın liderliğinde siyasi hayatımızı demokrasi ve meşruiyet temeline oturtma hamleleri kesintisiz devam ediyor. Bir katliam rejimi olan “Yassıada rejimi”nin tüm sembolleri yok hükmünde sayılmaya devam ediliyor. Türk demokrasi tarihine kara leke olarak geçen, milletimizin vicdanında derin yaralar açan Yassıada Kararları’nı “yok hükmünde” sayan kanun teklifi TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi. Yüce Meclis “katliam rejimi”ni mahkum eden güçlü bir karara imza attı.

Yassıada’nın tarihe ışık tutacak “Demokrasi ve Özgürlükler Adası” olmasıyla “Yassıada katliam rejimi”nin mekansal sembolleri mahkum edilmişti. Gazi Meclis’imiz aldığı tarihi kararla “Yassıada katliam rejimi”ni hukuksal ve siyasal olarak tamamen yok etti. Demokrasi tarihimizdeki bu meşum hadisenin hukuken mahkum edilmesinde emeği geçen Gazi Meclisimizin değerli milletvekilleri dünya demokrasi tarihine geçen bir örnek ortaya koydular.

Darbeci Yassıada zihniyeti’nin idam ettiği şehitlerimiz Başbakan Adnan Menderes ile bakanlar Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan’ı rahmetle anıyoruz.

Gelinen nokta, aziz milletimizin “Yassıada katliam rejimi”ne karşı verdiği güçlü ve sabırlı mücadelenin zaferidir. Hala Yassıada zihniyetini diriltmeye çalışanlar olduğunu biliyoruz. Milletimizin feraseti Yassıada hayalleri kuran zihniyete geçit vermeyecektir."