Yılmaz Güney'den 'Kral Lazar'a
Levent Özdilek, Yılmaz Güney'in öğüdünü dinleyerek öğrenimini gördüğü oyunculuk kariyerinin 52'inci yılında yeni filmi 'Türkler Geliyor: Adaletin Kılıcı'nda 'Kral Lazar'ı canlandırdı. Özdilek, Habertürk HT Stüdyo'da rol aldığı filmin türünden yola çıkarak tarih bilincinin önemini "Geçmiş yok sayılıp yerin dibine batırılırsa yaşanan günün anlamı kalmaz. Geçmişe saygı duymamak geleceği tatsız bir yere götürmek, geleceği kaybetmektir" sözleriyle dile getirdi
Levent Özdilek...
Yılmaz Güney'in 1967 yapımı 'Benim Adım Kerim'de rol alarak oyunculuğa 12 yaşında başladı.
Babasının arkadaşı olan Yılmaz Güney bir gün dedi ki; "Sende oyunculuk yeteneği var. Benim gibi zor yollardan geçme. Eğitimini al."
Yılmaz Güney'in öğüdünü dinleyerek Ankara Devlet Konservatuarı'nda öğrenim gördü.
Mezun olduktan sonra Devlet Tiyatrosu'nda profesyonel oyunculuğa başladı.
2013'te BO Sahne adlı tiyatroyu kurdu.
LEVENT ÖZDİLEK'İN KARİYERİ
Sinema Filmi: 12
TV Dizisi: 42
TV Filmi: 10
Seslendirme: 8
52 yıllık kariyeri boyunca tiyatro, sinema ve TV'de birçok karakteri canlandıran Levent Özdilek'in hayat verdiği yeni karakter 'Kral Lazar'.
'Türkler Geliyor: Adaletin Kılıcı' adlı tarihi filmde kamera karşısına geçen Levent Özdilek, Habertürk HT Stüdyo'da Mehmet Çalışkan'ın konuğu oldu.
Kamil Aydın'ın yönettiği 'Türkler Geliyor: Adaletin Kılıcı'nın yapımcısı aynı zamanda filmin senaryosunu da yazan Mehmet Bozdağ.
Gösterime 17 Ocak'ta girecek olan filmin başrollerini Emre Kıvılcım, Levent Özdilek, Ece Çeşmioğlu, Ebru Özkan, Seray Kaya, Ogün Kaptanoğlu, Cemal Hünal, Eren Vurdem, Sezgin Erdemir, Funda İlhan, Atilla Güzel, Tolga Akkaya, Oğuzhan Yarımay, Selda Alkor ve Serdar Gökhan paylaştı.
'Türkler Geliyor: Adaletin Kılıcı'ndan teklif geldiğinde ne hissettiniz? Filmin hangi özelliği size 'Bu filmde olmalıyım' dedirtti?
Tarihle çok ilgiliyim. Tarih, eskiden beri ilgimi çok fazla çeken bir alan. Dolayısıyla tarihi projeler beni cezbediyor. Bu kadar eski tarihi konu edinen bir projede yer almamıştım. Yıl; 1455... İstanbul'un fethinin hemen sonrası. Bu açıdan benim için oldukça çekiciydi. Onun için önceden iyice araştırma yaptım. 'Türkler Geliyor: Adaletin Kılıcı'nda yer almanın iyi bir tecrübe olacağını düşündüm.
Sizce 'Türkler Geliyor: Adaletin Kılıcı', sinemada nasıl bir yol açar?
Tarihi bir prodüksiyonu yapmak hiç kolay bir iş değil. Çok fazla sorumluluk gerektiriyor. Belli bir zaman dilimi içerisinde yaşanmış ve orada duran unsurları değiştirmek mümkün değil. Onun için tarihle ilgili bir işe girişildiği zaman bütün çalışmalarıyla çok iyi hazırlanmak gerekiyor. Öncelikle tarihe saygıyla yaklaşmak, kabullenmek gerekiyor. Yorum yaparak onu değiştirmek çok tehlikeli. Sonuç olarak az önce dediğim gibi tarihi bir iş yapmak oldukça sorumluluk gerektirir. 'Türkler Geliyor: Adaletin Kılıcı', prodüksiyonunun yanı sıra o sorumluluk bilinci açısından sinemada bir yol açacaktır.
Sizce ülkemizde tarih bilgisi ne düzeydedir? Tarihe yeterince ilgili miyiz?
Yeni kuşakta ne yazık ki tarih bilinci çok fazla yok. Öyle olmasının birçok nedeni bulunuyor. İlgi alanları, hobileri, günlük yaşamları ve kaygıları değişti. Bizim kuşağımız tarihe daha yakındı ama şimdi ne yazık ki uzaklaşıldı. Onun için 'Türkler Geliyor: Adaletin Kılıcı' gibi iyi hazırlanılmış tarihi projeler, tarih bilicini günümüzdeki kuşağına olduğu kadar gelecek kuşaklara da aktarma konusunda çok önemli bir misyona sahip.
Tarih bilicinin olmasının önemi nedir?
Şöyle bir savım var; tarih zaten yaşanmış ve orada duruyor onu değiştirmen mümkün değil. Şimdiki zamanımızda yaşıyoruz. Tarihe bence kabullenerek ve saygı ile bakmak gerekiyor. Günümüzle tarihi karşılaştırıp kıyaslama yapmak insanları tehlikeli yerlere götürüyor. Kıyaslama yapmamak gerek. Çünkü tarihi değiştirme şansımız yok. Hatasıyla doğrusuyla yaşanmış. Önemli olan tarihi bilerek geçmişteki hataları tekrarlamamak, doğruları kılavuz belleyip geleceğe gitmek lazım. Yaşanan zaman dilimi, eskiyle kıyaslanırsa gelecek kaybedilir. Şu anda varsak atalarımızın hataları ve doğrularıyla varız. Geçmiş yok sayılıp yerin dibine batırılırsa yaşanan günün anlamı kalmaz. Geçmişe saygı duymamak geleceği tatsız bir yere götürmek, geleceği kaybetmektir.
'Türkler Geliyor: Adaletin Kılıcı'nda 'Kral Lazar'ı canlandırdınız. Hazırlık sürecinde neler yaptınız?
Öncelikle 'Kral Lazar', çok çekici bir roldü... Üzerimde tarihi bir sorumluluk varmış gibi hissediyorum. İzleyicinin gözünde kalıcılık konusunda sorunlu yan rol, yani kötü karakter her zaman çok daha akılda kalıyor. Biz buna 'dişi rol, doğurgan' diyoruz. Bu anlamda 'Kral Lazar' çok doğurgan bir rol. Tek düzey bir rol değil. Oyuncu olarak sanatsal bir rol ortaya konulacağı zaman akılda kalıcılık tercih edilir. 'Kral Lazar'da öyle bir durum bulunuyor. Yaşadığı döneme damga vurmuş bir karakter. Yapımcımız ve senaristimiz Mehmet Bozdağ'ın en önemli özelliği tarih konusunda çok araştırma yaparak döneme çok hakim olması. 'Kral Lazar', Sırp Hanedanlığı'nın en önemli ailesinin üyesi. Osmanlı İmparatorluğu'na direk baş kaldırmış bir karakter. Karaktere kendi içinde baktığın zaman Sırbistan için canını verebilen, ırkına sahip çıkan ama bunu çok gaddarca yapan bir karakter. Bu da beni çok çekti. Kötü bir karakteri iyi oynamak çok önemli ve zordur.
'Türkler Geliyor: Adaletin Kılıcı'nda çekim tekniklerini nasıl buldunuz?
Teklifi kabul etmemdeki etkenlerden biri de ön hazırlık sürecinin çok iyi olmasıydı. Mehmet Bozdağ sağ olsun bana söylediklerinin hepsini yerine getirdi. Öyle olmasaydı çalışmazdım. Çekime başlamadan önce çalışmak için bir çiftlik kiralandı. 30 at, 20 eğitmen ve dublörlerin bulunduğu bir ekip vardı. 2 ay boyunca at binme çalışmaları yapıldı. Setteki 50 kişi, eğitmenlerden profesyonel düzeyde ders aldı. Silah kullanımı için de eğitimler aldık. Çok önemli eğitimlerle koreografi çalışması yaptık. Bu tür filmlerin dünyadaki iyi örneklerinin standardını yakaladığımızı düşünüyorum. İzleyici, çok profesyonel aksiyon sahneleri izleyecek. Bu bir vizyon meselesi. Biz zaten hayal satıyoruz. Mehmet Bozdağ'ın çok büyük hayalleri var. Bundan sonra da tarihle ilgili çok önemli projeler üretecek. Çok iyi hazırlanmak gerekiyor ve Mehmet Bozdağ bunu çok iyi yapıyor. Bu konuda gerçekten çok iyi bir bakış açısı var. Bu filme çok ciddi paralar harcandı. Bunun sonucunda da dünyanın birçok ülkesinde vizyona girecek. Bu bakımdan çok önemli. Ben umutluyum ve mutluyum. 'Türkler Geliyor: Adaletin Kılıcı'nı 17 Ocak'ta izleyiciye emanet edeceğiz.
Aynı zamanda etkin bir tiyatro oyuncususunuz. Son yıllarda tiyatro oyunu da seyirci sayısı da oldukça arttı. Sahnelenen yapımların çoğu da Türk yazarların yerli hikâyeleri. Ne oldu bu başarı sağlandı?
40 yıl boyunca Devlet Tiyatrosu'nda ve özel tiyatrolarda çalıştım. Kendi tiyatrom da vardı. Üzerinde çalıştığım oyunlar var. Gerçekten çok iyi oyunculara sahibiz. Çok fazla iş yapılıyor, niteliklerini tartışırız. Şu ara bakıyorum tiyatroyla hiç ilgisi, bir eğitimi ve hazırlığı olmayan birçok kişi sahneye çıkıyor ama tiyatro öyle bir şey değil. Biz tiyatroya 'arena' deriz. Oraya çıkarsın, oyunun sonunda seyirci, seni oraya gömebilir. Tekrar baştan alma şansın yok. Çıkacaksın ve orada başarılı olacaksın.