Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması
AA

FETÖ ile bağlantılı olduğu iddia edilen tutuksuz sanık uzman çavuş Y.Ç. hakkında Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma tamamlandı.

Cumhuriyet savcısı tarafından şüpheli hakkında "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan 15 yıla kadar hapis cezası istemiyle hazırlanan iddianame, Adana 12. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi.

İddianamede itiraflarına yer verilen Y.Ç, FETÖ ile ilk irtibatının 2005 yılında lise öğrencisiyken olduğunu ve bu süreçte örgüte ait evlere gittiğini belirtti.

Daha sonra askeri sınavlara girdiğini ve 2007 yılında uzman jandarma okulunu kazandığını anlatan Y.Ç, şu itiraflarda bulundu:

"Uzman jandarma okuluna 2007 yılında kayıt yaptırdım. Burada eğitime başladıktan sonra Fatih kod adlı bir kişi benimle irtibat kurarak buluşmamız gerektiğini söyledi. Ankara'da Fatih ile buluştum. Fatih, beni başka bir mahrem imamla tanıştırarak ona teslim etti. Askeri öğrencilik döneminde bu mahrem imamla birebir görüştük. Daha sonra tayinim Erzurum'a çıktı. Burada göreve başladıktan sonra Fatih, beni arayarak, Erzurum'da Burak kod isimli mahrem imamın benimle ilgileneceğini söyledi. Kısa bir süre sonra Burak, beni ankesörlü/kontörlü telefondan arayarak buluşma teklif etti. Ben de hafta sonları Burak kod isimli mahrem imamla görüştüm. Daha sonra tayinim Adana'ya çıkınca Burak beni başka bir mahrem imama devretti."

İddianamede, şüphelinin FETÖ/PDY'nin mahrem asker yapılanması içerisinde yer aldığı ve örgütün "mahrem imamları" tarafından takibinin yapıldığına dair dijital verilerin bulunduğu vurgulanarak, şunlar kaydedildi:

"Şüpheliye ait dijital materyaller üzerinde yapılan inceleme işlemlerinde örgüt elebaşına ait sohbet videoları ve FETÖ ile ilgili bazı video dosyalarının tespit edilmesi, FETÖ'nün asker mahrem imamları tarafından kontörlü sabit hatlardan aranmak suretiyle örgütün benimsediği tedbir ve gizliliğe uyması, bu amaçla gizliliği sağlamak için ankesörlü telefonla iletişim şeklini tercih etmesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde üzerine atılı 'silahlı terör örgütüne üye olma' suçundan cezalandırılması kamu adına iddia ve talep olunur."

. B. Topaloğlu