Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman bin Abdülaziz el Suud’un, “ılımlı İslam” anlayışına döneceklerini belirterek, “Hayatımızın gelecekteki 30 yılını yıkıcı fikirlerle uğraşarak geçirmeyeceğiz. Aşırıcılığı çok yakında sonlandıracağız” açıklaması, Ankara’da da yankı buldu. Gazete Habertürk'ten Murat Gürgen'in haberine göre AK Parti ve CHP’nin konuya ilişkin değerlendirmeleri şöyle:

‘ASLA KABUL ETMİYORUM’

Ravza Kavakçı Kan-TBMM Dışişleri Komisyonu Üyesi- AK Parti Milletvekili: Eğer Suudi Arabistan’ın kastı daha demokratik, hak ve özgürlüklere daha fazla riayet edecek bir ülke olacağı ise bu hem bölge açısından hem müttefikimiz olan bir ülke açısından hem de kadın hakları açısından güzel bir gelişme. Ancak ılımlı İslam tabirini asla kabul etmiyorum. Çünkü İslamiyet’in ılımlı olmaya ihtiyacı yoktur. Böyle bir çıkış noktasının çok doğru olmadığını düşünüyorum. Çünkü benzer terminoloji terör örgütü elebaşısı Fethullah Gülen ve FETÖ tarafından da kullanılan bir tabir. Aynı tabirin kullanılmasının çok da iyi bir nokta olmadığını düşünüyorum. O bakımdan ne söylemek istediklerine bakmak lazım. Ilımlı İslam tabiri hem Müslümanların kabul etmediği hem de siyaset biliminde sonradan ortaya çıkarılmış bir tabir.

‘SEMPATI YARATMA ARAYIŞI’

Öztürk Yılmaz-CHP Dış ilişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı: Suudi Arabistan Veliaht Prensi’nin böyle bir açıklama yapmış olmasını kendi geleceğiyle ilgili sempati yaratma arayışı olarak görebiliriz. Daha ılımlı bir İslam anlayışının yaratılması demek, Suudi Arabistan’ın bugünkü baskıcı uygulamalarının en azından bir kısmının bir şekilde sonlandırılması anlamına geliyor ama biz biliyoruz ki orada yönetimler, bu uygulamalar sayesinde ayakta kalıyor. Veliaht prens buna ne kadar hazır, onu bilemiyoruz. Suudi Arabistan terörle, radikal unsurlarla imajını iyice kirletmiş durumda. Özellikle El Kaide unsurlarının büyük kısmının memleketi olması, Suriye’deki radikal gruplara vermiş olduğu destek, Irak’ta IŞİD karşıtı koalisyona pek katılmaması, Suudi Arabistan ile ilgili olumsuz algıyı artırdı. Bundan sıyrılmak istiyor. Bir şeyi vaat etmek bazen yapmak kadar da olumlu imaj yaratabilir. Ben Suudi Arabistan’ın özellikle imaj sorununu aşmak için yol aradığını düşünüyorum. Veliaht prensin açıklaması “Dünyaya entegre olacağız, artık cihatçı gruplara eskiden olduğu kadar destek vermeyeceğiz, bölgede de daha fazla dost elde edeceğiz” anlamına geliyor.