Akdeniz sahili bu denli karmaşık, adayların kaderinin de bu denli birbirine bağlı olduğu seçime tanıklık etmedi.

Sandıktan çıkacak başkanın kaderi Muğla, Denizli, Antalya ve Mersin’de de aynı, rakibinin ötekinden ne denli oy koparacağına dayalı.

Sahilin iki ucu Muğla ve Mersin’de adayların seçime girme sürecinde yaşadıkları olaylar dahi neredeyse birbirinin aynı...

Diğer illerde ittifak nedeniyle seçim iki aday üzerinde yürürken, Muğla ve Mersin’de ittifakın da birbiriyle yarıştığı seçime tanıklık ediliyor.

Akdeniz taramasına arkadaşım Kadir Tamer’in de katkısıyla Muğla’dan başladık.

Muğla’da adayların durumu gibi seçmenin kafası da aslında karışık; günlük değişime uğruyor.

Nedeni de belki, adayların bazılarının seçime kadarki partileri ile yarışa girdikleri partilerin farklı olması...

Millet İttifakı, Büyükşehirde kağıt üzerinde CHP’nin mevcut Belediye Başkanı Osman Gürün üzerinde anlaşmış görünüyor.

Ancak İYİ Parti’nin Fethiye Belediye Başkanı iken ittifak içindeki tartışmalar nedeniyle Behçet Saatçi’nin Büyükşehir’e bağımsız adaylığını koyması tabanda ittifakın da tükendiğinin göstergesi.

Ancak Muğla’ya bakarken bütüncül değil, her bir bölgesine ayrı bakmak gerekiyor; bir yanda sert karşıtlık yaşanırken, diğer tarafta bütüncül birlikteliğin zirvesine tanıklık ediliyor.

Aslında bu durum CHP’nin iç çekişmesi için de geçerli.

Bodrum, Marmaris gibi büyük ilçelerdeki belediye başkanları tekrar aday gösterilmediği için başka pardiden aday olduğu CHP ise seçmenle birlikte parti içini de derlemekle meşgul.

ADAY GÖSTERİLMEYEN DP VE DSP’YE

Ancak CHP’deki Belediye Başkanlarının delege odaklı beklentileri nedeniyle güçsüz il başkanlıkları yaratmış olmaları, derleyip, toparlayalım derken de dağıtmalarına yol açıyor.

Kökten CHP’li seçmen sahayı derleyip, toparlıyor; hatta propagandayı da gönüllü olarak gerçekleştiriyor.

Marmaris Belediye Başkanı Ali Acar’ın, tekrar aday gösterilmediği için DSP’ye katılarak adaylığını açıklayan CHP’de, Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon da DP’den Büyükşehire aday oldu.

Bodrum’da yaşananlar bununla da kalmadı…

Kısa süre önce “Ölsem CHP’den ayrılmam” diyen CHP’li Barış Saylak, aday gösterilmeyince AK Parti’ye geçerek adaylığını açıkladı.

Saylak’ın AK Parti’den aday olduktan sonra telefon görüşmesi sırasındaki cümlelerine Cumhurbaşkanı’nın yaptığı uyarılar sosyal medyada günün konusu oldu.

CHP lideri Kılıçdaroğlu İYİ Parti adayı Mehmet Tosun’u kendi listesinden aday gösterme konusunda İYİ Parti lideri Akşener ile uzlaşmışken il ve ilçe yönetiminden gelen tepkiler üzerine vazgeçti.

Bu da Bodrum’da Millet İttifakını bozdu, CHP’de Yalıkavak Belediye Başkanı Mustafa Saruhan’ı aday çıkardı.

Ancak bir yıldan fazla cezası nedeniyle Saruhan’ı da YSK adaylıktan düşürünce, CHP tabanının aday yapması için bastırdığı, ancak il yönetiminin tutumu nedeniyle gerçekleştiremediği Ahmet Aras aday yapıldı.

Aras sahaya geç girmesine karşın geçmişten gelen hazırlığı olduğu için çabuk toparlamış, var gücüyle asılmaya başlamış.

HER SANDIK BİR BÖLGE

CHP’deki karmaşa ve Muğla’daki paradokslar bu noktada da bitmiş değil…

Örneğin CHP göstermeyince DSP’den aday olan Marmaris Belediye Başkanı Ali Acar meydanlarda Bağımsız Büyükşehir adayı Behçet Saatçi için oy istiyor.

Saatçi’nin tek başına performansı da diğer adayların önüne geçmiş; yarışa ortaklığını olanca gayretiyle yürütüyor.

Başta da belirttiğim gibi Muğla’da ittifaklara bakarken, bütüncül ele almak yerine, her birinde farklılık gösterdiği için ayrı görmek gerekiyor.

İYİ Parti’nin cevval İl Başkanları arasında sayılan İncilay Gezgin Şekerdağ ile sohbetimizde de buna tanıklık ettim.

“Biz büyükşehirde ittifak istemiyorduk, ama Genel Merkez olmasını istedi. Milas’ta AK Parti’nin alma durumu vardı, biz aday çıkarmadık. Marmaris’te de CHP’yi destekleme kararı aldık. Bodrum’da olduğu gibi bazı yerlerde de yarışacağız; Dalaman ve Seydikemer’i biz alacağız, ümitliyim.”

İYİ PARTİ SAATÇİ İLE GÖRÜN ARASINDA…

Şekerdağ, Muğla’da yarışın kendilerinden ayrılıp bağımsız aday olan Behçet Saatçi ve ittifakın CHP adayı Osman Gürün arasında geçeceğini belirtti, “Behçet Saatçi MHP oylarını da emiyor, Cumhur İttifakı'nın adayı AK Parti’den Mehmet Nil Hıdır’ın oylarını aşağı çekiyor” iddiasında bulundu.

CHP Muğla İl Başkanı Adem Zeybekçioğlu ise “CHP’li Büyükşehire yönelik eleştirilerin gerisinde bazı müteahhitlerin tam seçim gelirken işi bırakıp kaçmalarının yattığını” söyledi.  

Marmaris ve Bodrum Belediye başkanlarının ayrılıp başka partiden aday olmalarını da halkın takdirine bıraktıklarını belirtmekle yetindi.

Kocadon’un CHP’den çok AK Parti oylarını alacağını ileri sürdü.

“ÖRGÜT İSTEMEDİ...”

Millet İttifakı’nın Bodrum sorununun yaşanmasında sorumlu tutulmasına yönelik eleştirilere de Zeybekçioğlu, “Örgütümüz istemedi” yaklaşımı sergiledi.

Zeybekçioğlu’nun da dikkat çektiği gibi CHP’li Belediye Başkanı Gürün’ün kırsala yatırımı, şehir içinden yüksek olmuş; kent dışı oylarını arttırmış.

Bu da Gürün’ün yarışta kalmasındaki en önemli faktörlerden biri haline getirmiş.

AK PARTİ’NİN BEKLENTİSİ

Cumhur İttifakı ise Muğla’da birlikteliğini koruyor.

Bu seçimde bir milletvekilini İYİ Parti'ye kaptıran MHP İl Başkanı Mehmet Korkmaz, Ortaca ve Datça’nın Cumhur İttifakı kapsamında kendilerine bırakıldığını bildirdi ve “Diş Hekimi Feyzullah Gülada ile Datça’da seçimi alacağız” dedi.

AK Parti lideri ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın miting yaptığı gün seçmen nabzını tuttuğumuz Muğla’da, yoğunluğu nedeniyle İl Başkanı Kadem Mete ile telefon görüşmesi yaptık.

Mete, Bodrum ve Marmaris’te CHP’li, Fethiye’de ise İYİ Partili belediye başkanlarının partilerinden ayrılmalarının blok oy hareketini bozduğunu ve Büyükşehir adayları, eski milletvekili Mehmet Nil Hıdır’ın şansını arttırdığını ileri sürdü.

Bağımsız Belediye Başkan adayı Behçet Saatçi’nin çabasını da izlediklerini belirtti, “Bizim tabanda seçim sonrası AK Parti'ye geçeceğine yönelik bir algı var, bu doğru değil” dedi.

Muğla’da halk belediye ile geçim arasında sıkışıp kalmış, tepkisinde hangisi ağır basarsa ona göre tavrını sergileyeceğe benziyor.

HİZMETTEN MEMNUN DEĞİL

Muğla merkezinde sohbet ettiğim Şervali Ateş, Özay Zoroğlu ve Ahmet Bilgin, Büyükşehir Belediyesi hizmetlerinden memnun olmadıklarını söyledi.

Büyükşehir’in son dönem kente gereken ilgiyi göstermemesinden yakınırken, ekonomik sıkıntılarından söz etmekten de geri durmadı.

Tanzim satış mağazalarının bölge halkı için olumsuzluk yarattığına dikkat çekti.

Münevver Yılmaz, Sevgi Av, Mehmet Av ve Gülcan Balcan da ekonomik sıkıntıdan söz etti. Mehmet Av, “Pazarcı olarak Muğla Hali’nden domatesi 8 liraya alırken, siz Ankara’da bunu nasıl 4 liraya yiyorsunuz, demek ki bir yerlerden finanse ediliyor, o da bizim vergimiz değil mi?” dedi.

Çınar önünde Muğla’nın ünlü köftesini yerken konuştuğum Bodrumlu Meral Yapıcı ve Ece Kabak, CHP içindeki çekişmeden yorulduklarını belirtti. Dikkat çeken de her ikisinin de CHP’nin yeni gösterdiği adayın adını önceden dile getirmiş olmalarıydı.

Muğla’da dikkat çeken Eskişehir, Aydın’da rastladığımız gibi Büyükşehir Belediyesi’nin kırsal kesime çok daha fazla ağırlık vermesi ve muhafazakar seçmeni yanına çekmesi.

DENİZLİ’DE HER ADAY KENDİNİ HOROZ BİLİYOR

Seçimin havasının en az hissedildiği yerlerden biri de Denizli...

Kayseri’den Mehmet Özhaseki’nin Ankara’ya aday olarak gönderilmesi hangi etkiyi yaptıysa, Denizli’den Nihat Zeybekci’nin İzmir’e gönderilmesi de aynısını yaratmış.

AK Parti Denizli teşkilatı, bugüne kadar tüm seçimlerinde etken olan Zeybekci’yi göndererek sanki evden gelin göndermiş havasına bürünmüş.

Denizli’de kiminle konuşsam, “iki aday da baş başa gidiyor” iddiasını dile getirdi.

Sözünü ettikleri, Cumhur İttifakı’nın mevcut AK Partili Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan ve Millet İttifakının DYP kökenli, iki dönem MHP’den Belediye Başkanlığı’na aday olmuş, eski Belediye Başkan Yardımcısı Ümit Bahtiyar…

Cumhur İttifakı merkez ilçeler Pamukkale ve Merkezefendi’de AK Parti’den aday çıkarırken, Millet İttifakı ikisini de CHP’den gösterdi; Merkezefendi’de kadın aday Şeniz Doğan’ı çıkardı.

MHP ise Denizli’de adayını ilk açıklayan olmuş, ittifak oluşunca geri çekmiş.

CHP’nin 1989-1999 arası 10 yıl elinde tuttuğu Denizli’de o tarihten bu yana sağ partiler hakim olmuş.

Millet İttifakı da bu nedenle iki ilçeyi CHP’ye bırakıp, Büyükşehir’de İYİ Parti adayını destekleme kararı almış.

Görüşünü açıklamayan kararsızların yoğun olduğu kentte, ekonomi hem kent hem de kırsalda etkili olmuş.

ÇİFTE KAVRULMUŞ KORKORDOTA MAĞDURU

Denizli’nin kırsalında ise üzerine bir de şirketlerin konkordota ilanı eklenmiş; leblebi üreticisi çifte kavurulmuş...

Bunun en açık görüldüğü yerlerden biri de Türkiye’nin leblebilik nohudunu üreten, hatta Çorum’un ihtiyacını da karşılayan Serinhisar ilçesi...

Leblebi üreticisi Şevket Gemi, üreticiden bu yıl 10 liradan alış yaptıkları ve üzerine maliyetleri koyduktan sonra 15 liradan sattıklarını belirtti.

Ancak ithal nohudun girmesiyle fiyatın yarıya düştüğünü ve maliyetin 10 liraya indiğini belirtti ve “Üretici bir daha nohut ekmez, çünkü 5 liraya mal etmesinin imkanı yok” öngörüsünde bulundu.

Bu aşamada Serinhisar da dahil olmak üzere çevredeki üreticilerin yaşadığı önemli sıkıntıyı da şöyle aktardı:

“Bazı şirketler ihraç için mal alıyordu. Karşılığında da parasını banka aracılığıyla yolluyordu. Malı verip parasını aldığımız için sorun yoktu. Ancak bu şirketlerin bazıları konkordato ilan etti. Bizler de nasıl olsa paramızı aldık faturaya falan bakmadık, talep de etmedik. Fatura kesilmediği için şirket kayıtlarında bize para gönderilmiş, ama mal gelmemiş gibi görünüyormuş. Miktarı da az değil, bir milyon liraya yakın olanlar bunlar. Kayyum da haklı olarak bizlerden faturayı görmek istiyor; ya malı gönderin ya da parayı verin diye bastırıyor. Birçoğumuzun tarlasına tedbir konuldu. Kayyum da malı verdiğimizi biliyor ama elde belge olmayınca o da kanuna göre davranıyor. Bir çözüm bekliyoruz. Yoksa tarlalara haciz gelecek...”

Denizli’nin ünlü helvacısı Necip Helvacı da elbise satan Adem Alçı da Babadağlılar Çarşısı'nda tekstil ürünleri satan Çiğdem Ünlü de aynı noktaya işaret etti, “Satışlar düştü, girdiler ve kiralar arttı; eskiden ürünün bereketi vardı, o kayboldu” dedi.

KARARSIZLAR BELİRLER

AK Parti İl Başkanı Necip Filiz, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 17 yılda 34, son bir yılda ise 3 kez geldiğini belirterek söze girdi.

Tekstil, turizm ve mermer alanındaki önemini anımsattı; büyük tekstil fabrikalarının kentteki etkinliğine dikkat çekti ve ekonomide yaşanan gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirtti.

Son gelişmelerin seçmendeki kararsız sayısını arttırdığının da altını çizdi…

“Bize ilk talep iş ve ekonomi olmuyor” diyen Filiz, Erdoğan ile Büyükşehir Başkanı ve adayları Osman Zilan’a güvenin olumsuzluğu yok ettiğini söyledi; çiftçiye yapılacak desteklerden bahsetti.

Rakiplerinin Suriyelilere ilişkin tepkilerini anımsatıp, “Ağır işte çalışanların neredeyse hepsi Suriyeli…” anımsatması yaptı.

“Ülkücü hareketin” bilinen önemli isimlerinden MHP İl Başkanı Cafer Birtürk, Denizli’nin partisi açısından önemli bir yer olduğunu vurgulayıp ekledi:

“Bizden kim ayrıldıysa ilk propagandasına buradan başlattı. Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu, ilk çıkışında Koray Aydın, ardından Meral Akşener ilk mitinglerini burada yaptılar...”

Toplam 20 belediyeden ikisinin MHP’de olduğunu belirten Birtürk, buna karşın MHP liderinin sözüne bir olumsuzluk getirmemek için var gücüyle çalıştığını söyledi; bazı eleştirilerden de geri durmadı.

“Nihat Zeybekci’nin Denizli’den gitmiş olması sahayı olumsuz etkiliyor” dedi ve MHP’nin iki ilçeyi alacağını söyledi.

Millet İttifakı ise seçime daha yoğun asılıyor...

TAHİN PEKMEZ GİBİ…

İYİ Parti’den Ümit Bahtiyar’ın DYP ve MHP kökeninden gelmiş olması sağ kanattaki oyları etkiliyor.

CHP de merkez ilçeleri almış olması nedeniyle kazanma hırsına kapılmış.

CHP’nin genç İl Başkanı Mahir Akbaba, “Merkezefeler’de CHP olarak daha iyiyiz; Pamukkale’de ise başabaşız. Kürt kardeşlerimizin oyuna da talibiz” dedi.

İYİ Parti ile ilişkilerini ise “Tahin pekmez gibiyiz” diye tanımladı.

İYİ Parti İl Başkanı Hasan Akgün ise belediye hizmetlerinde büyük oranda israf yapıldığını, altyapı çalışmalarında sorunların çok olduğunu ileri sürdü.

Akgün, propaganda da bu söylemlerin vatandaşı daha büyük oranda etkilediğini de belirterek, “Bizim buralarda ne HDP söylemi, ne de beka konusu tutar” dedi.

Denizli’de seçimin kaderini, tarafını henüz ortaya koymak istemeyen ağırlığı Kürt ve milliyetçi seçmenden oluşan kararsızlar belirleyecek.

Bu konuda siyasi parti temsilcilerinin de hemen hepsi hemfikir...

ANTALYA’DA SEÇİM YİNE İKİ KUTUPLU

Bir ucundan diğerine aynı gün içinde propaganda yapma olanağının olmadığı İstanbul’dan sonra ikinci büyükşehir denilebilir...

Gazipaşa’dan Kaş’a ulaşan 640 kilometre sahili, Alanya gibi her biri birçok şehirden de büyük 19 ilçesi ve bunlara bağlı 911 mahallesiyle devasa büyüklükte.

Nüfusunun yarısının, yani 2,5 milyonun 1 milyon 387 bin 511’inin oy kullanacağı bir kent...

Belki de çelişkilerin en yoğun yaşandığı bölge…

Sahildeki arazilerini süper tatil köylerine satan köylü parayı tüketmiş; 1980’li yıllardan kalma tarımla uğraşıyor.

Bir de “Cam...” diye isimlendirilen seraların yanında, şirketlerin kurduğu dev seralarla yarışmak için didiniyor.

Bu yapısından dolayı da siyasetin gündemine oturan tanzim satış mağazalarındaki domates, patlıcan, patates, soğan tartışmalarından bıkmış.

Bundan olsa gerek Cumhur İttifakı’nın da adayı olan AK Partili Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel kente tanzim satış mağazası kurdurmamış.

Kürt kökenli seçmenin 100 bini aşkın oyuyla sandığa etki yaptığı kentte, Ankara odaklı tartışmalar yanı başındaki Mersin gibi Antalya’yı da etkiliyor.

Cumhur İttifakı’nın adayı, Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel…

Millet İttifakı’nın adayı da CHP’li Konyaaltı’nın CHP’li Belediye Başkanı Muhittin Böcek...

Her ikisinin ortak özelliği ise köklerinin ANAP’a dayanması...

Türel’in amcası Sudi Türel ANAP’ın iktidarlarının Enerji Bakanı iken, Böcek de Merkez İlçe Başkanıydı; Konyaaltı Belediye Başkanlığını da 1999’da ANAP adayı olarak kazandı.  

Ardından gelen 20 yıl; 2004, 2009 ve 2014 yerel seçimlerinde de CHP’den Konyaaltı’ndan %60’a varan oyla seçildi.

Bu açıdan, kökten Antalyalı ve ANAP’lı iki ittifak adayının yarışına tanıklık ediliyor.

Menderes Türel gibi piyano çalan, sanat ve edebiyat çevreleriyle yakın dostlukları olan biri olmamakla birlikte, dolmuş şoförlüğünden başladığı iş hayatının tüm zorlukları yenip, dışarıdan yüksek lisans yapmış ve kendini yetiştirmiş bir isim Muhittin Böcek.

İşin ilginç entellektüel paradoksta.

Çünkü Millet İttifakı’nın entellektüel kesimi karşı cephede yer alan Türel’i, Cumhur İttifakı’nın ticaretten gelen entellektüel kesimi ise kendisinden olmayan Böcek’i destekliyor...

Tarım kesimi ise batı Antalya’da üst üste 3 fırtına yemiş ve bütün ürününü kaybetmiş olmanın derdine düşmüş; derdine çare üreteceğin peşinden gideceğini söylüyor.

NİYE BİZ TARTIŞILIYORUZ

Nitekim yıllardır tapularını alamamış Duralioğlu bölgesinde oturanlar dertli olmakla birlikte AK Parti adayı Türel’e oy vermekten vazgeçme niyetinde değil.

Ancak İYİ Parti ile AK Parti adayının yarıştığı Aksu’da tam tersi bir durum var; seracılık yapan Hava Vernes, “Kim olursa olsun, gelsin şu seradan 3 liraya karını da alarak domates satsın ben bu camı (sera) ona bedava vereceğim” dedi.

Bir yandan dikmekte olduğu domates fidesini göstererek tanesini 3,5 liradan aldığını, gübre ve ilacın maliyetinin ikiye katlandığını belirtti.

Beş yıldızlı otellerin yanı başındaki Macun mahallesindeki alt yapı sorununa da dikkat çekti; muhtar adayı Celil Cirit de yoğun yağışın kuyulara verilen kanalizasyonun caddeye taşmış olmasından yakındı.

Serada fide diken Sevim Coşkun ve Özlem Kaynak ise sulama için 500 lira elektrik faturası ödediklerini, fide ve ilaç parasıyla domatesin dalından 6 liradan aşağı alınamayacağını söyledi.

Kesme çiçek üreten Gurbet Kayan da benzer sıkıntıları dile getirdi.

Alanya’da ihraç domates işi yapan Mirbey Adam Türkiye’nin iyi bir tarımsal planlama ile birçok sorununu aşabileceğini belirtti, “Döviz artınca AB ülkeleri çok daha fazla mal çekmeye başladı” dedi.

İhraç domatesleri paketleyen Nevziye, Sevim ile Zeliş Şahin ve Gamze Kalanç ise Kürt kökenli olduklarını belirtti ve kendilerinin meydanlarda tartışılır kılınıyor olmasından yakındı.

Zeliş Şahin, “Başka etnik kökenler de var, onların kime vereceği değil de niye biz tartışma konusu yapılıyoruz anlamıyorum. Ben istediğim kişiye oyumu veririm” dedi.

YABANCI GELİNDİLER, YABANCI ADAY OLDULAR…

Antalya’da dikkat çeken bir başka nokta ise tatil için gelip yerleşen, hatta evlenip Türk vatandaşlığını kazanan çok sayıda kişinin bu seçimde belediye meclis üyeliklerine girmesi...

Ağırlıklı bölümü Türel’in talebi ile AK Parti listelerinden girmiş.

AK Parti İl Başkanı İbrahim Taş da Antalya’da her kesimle görüştüklerini belirtti, “Kürt hatta HDP’ye oy vermiş seçmenle de konuşuyoruz, onların yarısının oyunu alacağız” dedi.

Kepez listesinde Doğu ve Güneydoğu kökenli isimleri koyduklarını adayları Hakan Tütüncü’nün sürekli Kürt kökenlilerle görüştüğünü de belirten Taş, şöyle devam etti:

“Muratpaşa’da da 3 Kürt kökenli listemizin seçilecek yerinde, hem de bunlar beyaz Kürt de değil, hepsi Kürtçeyi ana dili gibi konuşan Kürtler... Zaten 100-140 bin oyları var 40 bini bize veriyor, 20 bini de CHP’ye gidiyor. HDP’nin 80 bin oyu nüfus artışına rağmen hiç değişmiyor... ”

Babadan siyesetçi Taş, yoğun yağışa rağmen Antalya’nın sorun yaşamadığını da belirtti, “AK Parti’nin ilk kuruluş yılları Diriliş Ertuğrul idi, şimdi Abdülhamit Han dönemini yaşıyoruz. Bir grum toprak vermedi. Ama biz Abdulhamit Han yalnızlığına bırakmayacağız, onun için silah, yol, köprü üretiyoruz” dedi.

MHP’nin illerdeki en güzel binasını inşaa eden İl Başkanı Mustafa Aksoy da Kepez ve Konyaaltında CHP listerinden HDP’lilerin konulduğunu belirtti.

Aksoy, seçimi kazanmak için var güçleriyle çalıştıklarını, MHP’ye kalan yerlerde oy yükselmesiyle seçimi alacaklarını da söyledi.

Millet İttifakı ise yoğun bir çaba içinde.

TC KİMLİĞİ OLAN HERKESE

İYİ Parti Milletvekili eski Belediye Başkanı Hasan Subaşı da sahaya inmiş ve yoğun bir çalışma temposuna girmiş.

Büyükşehir için adı geçen CHP’nin Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal da kentteki tüm caddeleri parti bayraklarıyla donatmış.

İYİ Parti İl Başkanı Ahmet Aydın, İttifak adayları Muhittin Böcek’in ANAP kökenli olmasının milliyetçi oyları rahatlattığını, Yörük kökenden gelmesinin de var olan sempatisini arttırdığını vurguladı.

“Aksu ilçesi bizim kırmızı çizgimiz haline geldi, muhakkak alacağız” diyen Aydın, “Ötekileştirmeden TC kimlik kartı olan herkese eşit yaklaşarak seçimi alacağız” dedi.

HDP İLE GÖRÜŞME

CHP İl Başkanı Ahmet Kumbul ise HDP İl Başkanı ile sohbet ederken çekilen fotoğraflarına atıf yaparak, “Tanıdığım Ahmet Kaya görüşmek istedi yanında HDP İl Başkanı ile geldi, 2 dakika konuştuk” dedi.

“Tarım girdi maliyetlerinin arttığı, ekonomik sıkıntının yükseldiği bir dönemde bu tür görüşmelerin öne çıkarılarak sorunun gölgelenmeye çalışıldığını” da belirtti.

“Bizde olan 12 ilçenin hepsini alacağız” iddiasında da bulundu.

Antalya’da da aday gösterilmeyen mevcut ilçe başkanları DP, SP ve BBP’ye yönelmiş.

ALANYA’DA MİLLİYETÇİLERİN YARIŞI

En büyük yarışlardan biri de birçok kentten de büyük olan MHP ile İYİ Parti’nin yarıştığı Alanya’da yoğunlaşmış; MHP mevcut Belediye Başkanını yeniden gösterirken, İYİ Parti de Konaklı eski Belediye Başkanını aday yapmış.

Dikkat çeken ise Büyükşehir adayları gibi Alanya adaylarının da geçmişte DYP, Demokrat Parti ve MHP’de birlikte siyaset yapmış olmaları...

MERSİN’DE ÖTEKİN ALACAĞI OYLAR KAZANINI BELİRLER

Muğla gibi seçim sürecini en zor yaşayan bir diğer il Mersin...

Cumhur İttifakı arasında uzlaşırken, Millet İttifakı Büyükşehir’de yarışma kararı aldı.

Önce CHP, ardından İYİ Parti içindeki sorunlar baş gösterdi ve Millet İttifakı’nın iki partisi ancak seçime kısa süre kala toparlanabildi.

Önce CHP karıştı; lideri Kılıçdaroğlu, Büyükşehir adayı olarak Serdal Kuyucuoğlu’nu masaya getirdi, ancak Parti Meclisi’nden Vahap Seçer adı çıktı.

Bu kez İYİ Parti içi karıştı…

Cumhur İttifakı, Büyükşehir’i geçmişte de ellerinde olan MHP’ye bıraktı.

Ancak MHP, elinde tuttuğu üç büyük ilinden diğerlerinde mevcutlarla yola devam ederken, Mersin’de Büyükşehir Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz’ı aday göstermedi; yerine Toroslar Belediye Başkanı Hamit Tuna’yı çıkardı.

Burhanettin Kocamaz da istifa edip İYİ Parti’ye geçti, ancak adaylık başvurusu İl Başkanı tarafından zamanında verilmeyince Mersin’den seçime girme hakkını kaybetti.

Kocamaz bunun üzerine DP’den aday oldu, ancak adaylık başvurusunu geç kalan belge ile daha önce İYİ Parti’den yaptığı için kabul edilmedi; bunun üzerine Tarsus kökenli olan İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Ayfer Yılmaz yine DP’den aday çıkarıldı.

Şimdi Yılmaz’ın göstereceği performansın yüksekliği kendisini aday yapmakla birlikte, diğer illerdeki ittifak ortağı CHP’nin adayı Vahap Seçer’in seçilmesine de etki yapacak.

ENTELEKTÜEL PARADOKS

Arkadaşım Beycan Üçkardeş ile dolaştığımız Mersin’de CHP’nin durumu da Muğla ve Antalya gibi, entellektüel kesim Seçer yerine Tuna’yı tercih ediyor; Cumhur İttifakı'nın orta ve alt gelir grubu ise Seçer’den yana tercih kullanıyor.

Mersin’de de en büyük sorun ekonomi...

Seçimin kaderini belirleyecek ise kentin batısındaki milliyetçilerle, doğusundaki, özellikle de Akdeniz İlçesi bölgesinde yerleşik Kürt seçmen...

AK Parti ittifak adayı olarak Akdeniz İlçesinde eski milletvekili Mustafa Güntak’ı aday göstermiş; eski Bakan, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Lütfü Elvan’ın devreye girmesiyle saha hareketlenmiş.

Ancak denizde balık kaçmış, ovada da tarımın girdi maliyeti artmış.

Mersin sahil boyunda sohbet ettiğimiz Gani Güzel, Bilal Uçal ile isimlerinin Ferhat, Ece ve Neslihan olduğunu belirten gençler iş bulamamaktan ve ekonomik durumdan yakındı.

Balıkçı limanında konuştuğumuz Serkan Çetinkaya ise bir gece boyu denizde kaldığını 3 kasa ile döndüğünü belirtti, “Mazot parası etmez” diye yakındı.

KÜRT SEÇMENE TEVECCÜH

CHP İl Başkanı Adil Aktay, Mersin’in kendine özgü bir durumunun olduğunu belirtti.

Tarsus, Silifke ve Toroslar ilçelerindeki havanın bölgenin genel ortalamasını vereceğini de belirten Aktay, “Kürt seçmen büyük oranda bizi tercih edecek. Adayımızın iş adamı olması, her kesimle ilişki kurmasından dolayı muhafazakar olanları da bize gelecek” dedi.

Kentsel adalet yaklaşımının seçmeni etkilediğini belirtti.

İYİ Parti İl Başkanı Alican Özbayrak ise söz vermiş olmasına karşın parti binasındaki randevusuna gelmedi.

ELVAN FAKTÖRÜ

Cumhur İttifakı'nda AK Parti cenahı eski Bakan Lütfü Elvan’ın da devreye girmesi nedeniyle oldukça yoğun çalışıyor.

Hatta Elvan’ın sahaya girmesiyle aday MHP’den olmasına karşın bir hareketlenme olduğunu rakipleri de kabul ediyor.

Mersin’de bulunduğumuz dönemde tam ters istikamette olan MHP İl Başkanı Zeynel Gölgeli uyum içinde çalıştıklarını belirtti; MHP lideri Bahçeli’nin talimatları doğrultusunda ülkenin kaosa itilmemesi için çaba gösterdiklerini söyledi.

AK Parti İl Başkanı Cesim Ercik ise Mersin’deki durumun diğer illerden farklı olduğuna dikkat çekip ekledi:

“İstanbul’da bugün 2 parti yarışta ama bizde 5 parti yarışıyor; bir de bunların içinden Türk, Kürt, Sunni, Nusayri Arap kökenlisini de ikna etmemiz gerekiyor. Birinin evine gittin mi, diğeri de gelmedin diye alınıyor.”

İttifakta AK Parti’nin 30’dan 27’sinde, MHP’nin de 3 ilçede yarışa katıldığını belirten Ercik, “Yarış kafa kafaya geçiyor, kimse kendini önde görmemeli, son ana kadar da böyle devam edeceğe benziyor” dedi.

Ercik Kürt seçmenin yoğun olduğu, bugüne kadar da HDP’nin kazandığı, ancak sonrasında kayyum atanan Akdeniz ilçesinde iddialı olduklarını belirtti.

“Bugüne kadar kıyısına kadar gelip döndüğümüz mahallelerde şimdi gece yarısı propaganda yapıyoruz. MHP ise buralara hiç giremezmiş, şimdi onlar da tüm sokaklarında rahatça geziyor” dedi.

TÜM BÜROKRATLAR GİTTİ, LOJMANLARI BOŞ KALDI

Mersin’den Adana’ya doğru köy yollarından ilerlerken, Çiçekli Köyü’nde kahve önünde oturan bir grup dikkatimizi çekti.

Yanlarına gittiğimde aralarında tartıştıkları konu imamın Cuma namazına gelip gelmeyeceği üzerineydi.

Cabbar Köse, Çiçekli’nin 14 köyün bağlı olduğu merkez köy olduğunu belirtti, Tarsus’a 30 kilometre uzakta bulunduklarını anımsattı ve o an yanımıza gelen muhtar adayı İbrahim Kocarbeyoğlu’na sözü bıraktı:

“Sekiz ay önce lojmanlı sağlık ocağımızda doktorumuz, lisemiz, lojmanlı camimizde de imamımız vardı. Ama bunların hepsi bir gecede alındı. Geçmişte her gün lojmanında olan doktor artık haftada bir gün geliyor, ilacı yazıp gidiyor ama iğne yapacak sağlık memuru veya hemşire yok. İmam ise canı isterse Cuma’yı kıldırmaya geliyor, yoksa o da yok; lojmanı da boş duruyor. Çocuklar da her gün 30 kilometre ilerdeki liseye taşındı, binası boş kaldı.”

Bu arada sıklıkla tekrarlanan elektrik kesintisinden elektronik cihazlarının bozulduğunu söyledi, 750 seçmenlerinin bulunduğunu özellikle yazmamı rica etti...

BIÇAK SIRTI

Mersin’de durum geçmiş seçimlerde de çok az farkla bir diğerinin kazandığı gibi tam anlamıyla bıçak sırtı.

Burhanettin Kocamaz’ın devre dışı kalması üzerine CHP adayı Vahap Seçer ile MHP adayı Hamit Tuna’nın tek kaldığı, oyuna son anda Ayfer Yılmaz’ın katıldığı yarışta herkesin kafası karışık.

Muğla, Balıkesir, Ordu’da yaşandığı gibi diğer adayın alacağı oy oranı kimin seçileceğini belirler; o da sandıkta karşımıza çıkar...