Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

İYİ Parti Genel Başkanı ve cumhurbaşkanı adayı Meral Akşener, dün Aydın ve Denizli’de vatandaşlara seslendi. Akşener, özetle şu mesajları verdi:

TÜLBENT DEVRİMİ: Uçakta bir arkadaşımla karşılaştım. Dedi ki: “Anadolu’da tülbent devrimi oluyor.” Bu tülbentler bana veriliyor ve deniliyor ki: “Bu ülkedeki ayrışma noktalarını affet.” Bu yazmaları topluyorum. İnşallah cumhurbaşkanı seçileceğim ve Çankaya’da bunlarla ilgili bir müze açacağım ve dünya âlem gelip bunları görecek. Bizim kültürümüzün ne kadar önemli, birleştirici olduğunu herkes anlayacak. Bunları gördükçe birilerinin dalağı şişiyor.

CEPTEKİ PARA: Dün Erzurum’da muhterem çok kızmış. “Milletin cebindeki parayı soruyor. Seni ne ilgilendirir?” diyor. Yakalandı, yakalandı. Bir siyasetçinin görevi, milletinin gençlerinin cebinde ne var bilmektir bilmek. Bir yüzükle siyasete başlayan arkadaşı şu an liderler arasında ilk 10 zengin arasına giriyorsa... Yıllar önce o yüzüğü gösterip “Bunun dışında malım olursa bilin ki hırsızlık yapmışımdır” demişti. Elhak doğru söylemiş. Sayın Erdoğan diyor ki: “Fakir evlerinde farklı bir enerji alıyorum.” Arkadaş çık, saraydan çık. Bunları evlerinize almayın. Sizi fakirleştiren bunlar. Atatürk’ten bu yana yapılan bütün değerler, fabrikalar satıldı. Yandaşların cebi doldu.

FETÖ’YÜ BELA ETTİN: FETÖ’cülere teslim oldu. Askeriyeyi Balyoz’la, Ergenekon’la yumrukladı. Genelkurmay Başkanı’nı hapse attılar. Sonra aradan zaman geçti. “Pardon, ben kandırılmışım.” Sonra arkasından kimler kimler kandırdı. Her kandırıldığının bedelini bu millet canıyla, kanıyla ödüyor be. Mehmet Ali Şahin, demedim mi ben sana “Bunlar ülkeyi uçuruma yuvarlar” diye. Dinlemediniz beni. Bu darbe yapan paşaları terfi ettiren kim, sensin. Zekeriya Öz’ün altına zırhlı araç veren sensin. Ama çaycının, çorbacının peşine düştünüz. El altından bir barışma olabilir mi? Peşindesiniz. FETÖ’yü Türkiye’nin başına sen bela ettin.

ÇOCUKLARI BÖLDÜLER: Eğitimde zengin çocuğu, fakir çocuğu, iyi okul, kötü okul diye böldüler çocuklarımızı. Mardin’den mezun olan Aziz Sancar Nobel aldı. Biz Türkiye’de yeni Aziz Sancar’lar için mücadele edeceğiz inşallah.

KOFTİDEN BARONLAR: Kadınlar gece karanlıkta evine gitmeye korkuyor. Ellerinde ve bellerinde silahlı abiler ortalıkta. Ben eski İçişleri Bakanı’yım. Öyle çıkıp meczup meczup “Bilmem nerede gömdüğüm silahları çıkarırım” diyen koftiden baronlar ayağını denk alsın. Öyle kanunlar çıkaracağım ki kadına el sürenin eli gidecek. Çocuklara tecavüz eden bir daha kimsenin yüzüne bakamayacak. Kuleli’nin ışıklarını seçildiğimin ertesi günü açacağım.

TRT’Yİ SATACAĞIM: TRT’de 38 saniye göstermişler ama Kayseri yıkılıyordu. Ben bir şey satmayacaktım ama TRT’yi satacağım. Parasını size harcayacağım.

HADİ ORADAN CAHİL: Ekonomi Bakanı Denizliliydi değil mi? Dediniz ki: “Denizli’ye bela olmasın, milletin başına bela olsun.” Sanayi şehrinden gelmiş adam, “Dolar, döviz ne işe yarar?” diyor. Cahil desem cahil değil, ahmak desem ahmak değil. “Dolarla molarla işimiz yok” diyor. Hadi oradan cahil. Bunun patronu bana bir şey diyecek, söyleyemiyor.

KÜÇÜK EMRAH: Sayın Erdoğan yorgun bir şoför, arabayı kullanırken kafası direksiyona küt küt düşüyor. Yorgun bir şoförün sürdüğü arabaya biner misiniz? Ben var ya, Tayyip Bey gözümün önüne geliyor, ağlayamıyorum. 2002’de seçildiğinden beri küçük Emrah, devamlı bir ağlama hali. Küçük Emrah büyüdü baba oldu, bu hâlâ büyüyemedi.