Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Altay, HT Magazin'den Mehmet Çalışkan'ın sorularını yanıtladı.

Soyadı pek bilinmez.

Biberoğlu...

İTÜ Gemi Makineleri Mühendisliği’ni kazandı ama gitmedi. Sonra Karadeniz Teknik Üniversitesi Matematik Bölümü’nü kazandı. Oraya gitti ama yarım bıraktı. Sonra İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Opera Şan Bölümü’nü kazandı. Onu bitirmedi değil, bitiremedi. Çünkü geçimini sağlamak için işportacılık yapıyordu. Okulla iş arasında bir seçim yapmak zorundaydı.

Her ne kadar konservatuvarı bitiremese de müziğe olan yetenekleri ve sevgisi eninde sonunda onu sahnelere attı.

18 yılda 13 albüme imza attı.

Babası konservatuvara gittiği için kendisiyle 8 ay konuşmadı.

En belirgin bir diğer özelliği de bandanayla özdeşleşmesi.

Altay...

Kalp Gözüm’ün hikâyesi nedir?

‘Ziyaret’, eski maxi single çalışmalarımızı içeren bir albümdü ve geçen yıl mayıs ayında çıkardık. Birkaç ay önce ‘Kalp Gözüm’ün müziklerini yapan, sözlerini yazan Mustafa Erdoğan’dan gelecek albüm için bir aşk şarkısı istedim. Şarkıyı önce kendim dinledim, sonra bütün ekibe ve Polat Bey’e dinlettim. “Bu şarkıyı hemen yapıyoruz” dedi. ‘Ziyaret’ hâlâ satışta olduğu için ‘Kalp Gözüm’ü ona ekleyip dinleyicilere iki CD olarak sunduk.

‘Kalp Gözüm’, sizi, ekibinizi ve yapımcınız Polat Yağcı’yı neden bu kadar içine aldı?

Şarkı, aşkı o kadar güzel ve naif anlatıyor ki... Örneğin ‘Ey sevgili koy eline kalbimi. Kalp gözüm, senden başkasına kör’ diyor. Hepimizin yaşadığı duyguları, çok basit ve güzel bir dille anlatıyor. Bu yüzden hepimizi içine aldı.

Teknolojik ilerlemeler ve sosyopolitik değişimler aşkı yaşama şeklini değiştirdi mi?

Birçok değişim yaşanmış olabilir ama insanların duyguları, aşkı nasıl hissettikleri hiç değişmedi. Bunun tersini söyleyenlere katılmıyorum. Teknoloji, baş döndüren bir hızla ilerlemesiyle gündelik hayatımızda birçok değişiklik yaşanmasına neden olabilir ama ruhumuz değişmedi. Her şey değişir aşk asla. Teknoloji aşkı değiştirmedi. Âşık olduğumuzda hissettiklerimiz, aşka ve aşkımıza sahip çıkmamız, aşkın bize verdiği yaşama sevinci, kurdurduğu hayaller değişti mi? Hayır... Aşka bakışın değişim olduğu tek yer evlilik programları. Çünkü orada devreye ev tapuları giriyor. Onun dışında insanlar gerçekten saf ve temiz duygularla âşık olup evleniyor.


Altay, gençlik yıllarında çalışmak zorunda olduğu için konservatuvarı bıraktı.

Müzik sektörü şu anda bir şarkıcı için ne durumda? Tatmin edici mi?


İşin ticari tarafından bakıp yapımcılar boyutunda düşünürsek, sektördeki geri dönüşlerin daha çok olması gerektiğine inanıyorum. Ben hangi platformda olursa olsun canlı müzik yapıyorum. Ve kendi müziğimi icra ediyorum. Bu nedenle bir doyuma ulaşıyorum. Allah, beni insanları eğlendirmem için göndermiş. İnsanların dertlerini 3-4 saat de olsa unutturmak, onların duygularına hitap edebilecek şarkılar yapmak ve manevi olarak bir şeyler sunarak mutluluk aşılamanın peşindeyim. Zaten sanatçının görevi de budur.

2023’te özel bir projeniz varmış. Nedir o?

Cumhuriyetimizin yüzüncü yılında ülkenin her yerinde halk konserleri vermeyi istiyorum. Ben bu işe, gece kulübünde çalışarak başladım. Belediye konserleri veriyorum ama açık hava konserleri ve kültür merkezi konserlerinde hiç bulunmadım. 2023’te kış aylarında kapalı, yaz aylarında açık alanlarda konserler düzenleyeceğim. Bir seri konserden söz ediyorum. Bunun da en çok 100. yılımıza yakışacağına inanıyorum.

‘Duraklama döneminde değiliz’

Sizce de son zamanlarda söylendiği gibi müzik sektörü bir duraklama ya da çöküş dönemine girdi mi?

Çok başarılı arkadaşlar var. Müzikte herkes geçimini sağlayabiliyor. Mesela ben ailemi, bu sektörden kazandığımla geçindiriyorum. Eğer işimizi ve planlamamızı iyi yaparsak hiçbir problem olmaz. Ben sahne işi yaptığım için bugüne kadar bir sorunum olmadı.

‘90’lar çok güzel zamanlardı’ cümlesini çok duyuyoruz. Sizce?

90’lı yıllarda yaşayanlar da ‘70’ler süper zamanlardı’ diyor. 2020’yi yaşayanlar da, 2000’in başlarını çok güzel bulacak. Bir örnek vereyim: Bir gün operaya gitmiştik, ceketsiz gittiğim için hocam beni kovdu ve “Ceketsiz gelme bir daha” dedi. Bundan otuz yıl önce. Ondan kırk yıl önce de kimse Taksim’e takım elbisesiz çıkmazmış. Yani zaman sürekli değişiyor. Eski günler hep güzel anılır. Eski günleri saygıyla anıp önümüzdeki günlerin güzel olması için çalışmalıyız.


'Bana sokak kedisi dediler’

Altay, “Okul yıllarımda saçım uzundu. Hatta geçenlerde Instagram’da eski bir fotoğrafımı paylaştım, herkes şoke oldu” dedi ve ekledi: “Okula giderken yırtık kot, kovboy çizmesi giyiyordum. Bölüm başkanımız bir gün konservatuvardaki öğretmenlerimden Müveddet Hanım’a ‘Seninki sokak kedisi, operacı olmaz’ demiş. Hocam bunu anlatınca, ertesi gün okula ağabeyimin parlak takım elbisesiyle gittim. Kafamı da sıfıra vurdum. Hafta sonu da sahnem vardı. O halde çıkmak istemeyince bandana taktım. Sonra alışkanlık edindim.”

‘Kontrol manyağıyım’

Size ne güç verip ayakta tutar?

Ne zaman öleceğimiz belli değil. Allah ömür verdiği sürece, benim için en kutsal şey aile. Güzel bir mesleğim var. Bu mesleğimi elimden geldiğince ve sağlığım el verdikçe yapmak. İşime âşığım. İnşallah Allah sağlık verir, güzel bir ömrümüz olur. Ama beni ayakta tutan şeyler işim ve ailem.

İşinizi ilk günkü heyecanıyla mı yapıyorsunuz?

Kesinlikle. Amatörce yaşayıp, işimi profesyonelce yapıyorum. Çünkü çok profesyonel olunca da işin içinden çıkılmıyor. Benimle çalışan herkes bilir. Kontrol manyağı bir adamım. Çalışırken insanlar benden bıkar. Yirmi kere ararım, kimisini gecenin köründe aramışlığım vardır.

Hayatınızın bu döneminde kendinizi nasıl hissediyorsunuz?

Çok iyi, çok mutlu hissediyorum. Çünkü kendimi şanslı buluyorum. Allah’ın şanslı kullarından olduğumu düşünüyorum. Bu günlere gelmek için çok çalıştım ama şu anda kendimi hem mutlu, hem huzurlu, hem de bundan sonra yapacaklarım için daha tecrübeli hissediyorum. Yaşamı artık daha çok seviyorum. Günümü daha çok değerlendiriyorum. Dolu dolu yaşamak istiyorum. Benim de hedeflerim var ve onlara ulaşmak için çalışıyorum ama ölümlü olduğumu unutmuyorum ve hayatımı yaşamak istiyorum. Hayatta en önemli şeyler sağlık, aile ve mutluluk. Bir de başarılıysan, senden daha iyisi yok.

 

BAKMADAN GEÇME