Ankara iftar vakti, iftara kaç saat kaldı? Şeklindeki sorular vatandaşlar tarafından sıkça araştırılıyor. Milyonlarca vatandaş bugün Ramazan ayının 17. orucunu açacak. Peki, Ankara iftar saati kaçta? İşte Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından hazırlanan 2019 Ramazan imsakiyesi...

ANKARA İFTAR VAKTİ 2019! ANKARA RAMAZAN İMSAKİYESİ

İftar vakti, orucunu açmak için hazırlıklarını yapan Ankaralı vatandaşlar tarafından araştırılıyor. Diyanet İşleri Başkanlığı'nın verilerine göre, Ankara'da saat 20:09'da okunacak akşam ezanıyla oruçlar açılacak.

ANKARA RAMAZAN İMSAKİYESİ

İFTAR VAKTİ OKUNACAK DUALAR

İftar duası o kadar kıymetlidir ki Hazreti Muhammed bu duanın reddolunmayacağını bildirmiştir. Peygamberimiz bir hadisinde iftar duasının hikmeti için şunları söylemiştir;

-“ Üç kimsenin duası reddolunmaz” iftar sırasında oruçlunun duası, adil hükümdarın duası, mazlumun duası. Allahü Teala bu duaları semaya yükseltir, gökyüzünün kapılarını açar ve” izzet ve cemalime yemin olsun ki, bir süre sonra da olsa, sana yardım edeceğim” diye yemin eder.''

PEYGAMBER EFENDİMİZİN İFTAR DUASI

Peki peygamberimizin iftar duası ve Türkçe manası nasıldır? Hazreti Muhammed iftarını açarken şu duayı okurdu;

-“Allahümme leke sumtü ve ala rızkıke eftartü.”

TÜRKÇE MANASI : (Ey Allah’ım, Senin rızan için oruç tuttum ve Senin rızkınla orucumu açıyorum.)

Peygamberimizin orucunu açtıktan sonra da şöyle derdi; “Susuzluk gitti, damarlar ısındı, inşallah Tealaya sevap kesinleşti.”

İslam alimlerinden Abdullah ibni Ömer Radiyallâhu ise iftar vakti şöyle dua ederdi: “Allah’ım, bütün kâinatı kaplayan rahmetinin hakkı için beni affet, günahlarımı bağışla.”

ORUCUN ÖNEMİ NEDİR?

Kur’ân-ı Kerîm’de önceki toplumlara da orucun farz kılındığına dikkat çekilmiş, orucun amaç ve hükümleri açıklanırken “ittikā” fiili kullanılmış, oruç yasaklarına uymanın Allah tarafından çizilen sınırlara riayet anlamına geldiği ifade edilmiştir (el-Bakara 2/183, 187).

Bütün bunlar ve anılan fiilin Kur’an’daki kullanımları göz önüne alındığında orucun Allah’a kul olma bilincine varılabilmesi, mümine yaraşmayacak hal ve davranışlardan sakınılması ve kulluğun belirli bir disipline bağlanması açısından vazgeçilmez bir öneme sahip olduğu anlaşılır.

Âyette bir yandan belirli durumlarda orucun ertelenebileceği veya fidye ile telâfi edilebileceği bildirilirken öte yandan, “Eğer bilirseniz orucu tutmanız sizin için daha hayırlıdır” açıklamasıyla zarara yol açmayacağı anlaşılan hallerde orucun büyük bir fırsat olduğu ve bunu kaçırmamak için ortaya konan iradenin büyük bir değer taşıdığı belirtilmektedir.

Orucu Bozmayan Durumlar. Orucu bozup bozmadığı tereddüde yol açabilen bazı durumlar bir kısım fıkıh eserlerinde özel olarak ele alınmıştır. Bunların başlıcaları Hanefî mezhebi esas alınıp şöylece sıralanabilir: Ağız dolusu bile olsa kendi isteğiyle olmaksızın kusmak, balgam veya burun akıntısını yahut ağzı çalkaladıktan sonra kalan yaşlığı tükürükle yutmak, boğazına su kaçmamak kaydıyla serinlemek için yıkanmak veya yüzmek, suyla ıslatılmış bile olsa misvak veya diş fırçası kullanmak, göze sürme çekmek, güzel koku sürünmek veya koklamak, cünüp olarak veya hayız yahut nifas kanı gece kesildiği halde gusül abdesti almadan sabahlamak, boşalma olmamak kaydıyla eşini öpmek, oruçlu olduğunu unutarak oruç yasaklarını ihlâl etmek. Oruçlu olduğunu unutarak yiyip içen kimseye oruca dayanamayacak durumda değilse bunun hatırlatılması gerekir.