Çoğu zaman belirti vermeden oluşması nedeniyle uzmanlar tarafından en sinsi hastalıklardan biri olarak görülen aort anevrizması hemen tedavi edilmezse ciddi sorunlara yol açabiliyor hatta ölümcül olabiliyor. Peki aort anevrizması nedir? Neden ve belirtileri nelerdir? Aort anevrizması tedavi yöntemleri. Aort anevrizmasıyla ilgili tüm cevaplar haberimizde...

AORT NEDİR?

Aort anevrizmasından bahsetmeden önce aortun ne olduğuna değinmek gerekir. Aort, sol kalpten çıkan vücudumuzdaki en büyük atardamardır. Aort damarı, akciğerlerde temizlenmiş oksijen açısından zengin kanın kalpten vücut dokularına pompalandığı noktada bulunur. Kan dolaşımının merkezinde bulunan bu damarda yetişkinlerde dakikada ortalama 5 litre kan pompalanır.

AORT ANEVRİZMASI NEDİR?

Aort anevrizması, sol kalpten çıkan ve aort adı verilen atardamarın yüzde 50'den fazla genişlemesidir. Bu genişleme sonucu yırtılma meydana gelip ani ölümlere neden olabilen hastalık, ana atardamarda oluştuğunda hayati önem taşıyor. Sigara kullanan ve 60 yaş üstü insanlarda görülme olasılığı daha yüksek olan hastalık, erkeklerde kadınlara oranla daha sık görülüyor.

AORT ANEVRİZMASI NEDENLERİ NELERDİR?

  • Yüksek tansiyona: Anevrizmanın tek nedeni tansiyon olmayabilir. Yüksek tansiyonu olan her hastada anevrizma oluşmuyor. Ancak eldeki verilere göre, anevrizma yaşayan hastaların önemli bir bölümünün yüksek tansiyon hastası olduğunu gösteriyor.
  • Damar duvarının doğuştan zayıf olmasına bağlı genetik bozukluklar
  • Sigara: Özellikle böbrek damarlarının altındaki anevrizma gelişimi ile sigaranın doğrudan bağlantısı olduğu bilimsel bir gerçektir. Sigara içmenin karın içindeki anevrizmalarla bağlantısı da oldukça kuvvetlidir.
  • Yaş: Anevrizma oluşumunda yaşın önemli bir rolü var. Özellikle karın içerisinde oluşan anevrizmalar, genellikle 65 yaş üzerinde sıklıkla görülür. Anevrizmalar eğer kişide bir bağ dokusu hastalığı yoksa, genellikle ileri yaşlarda ortaya çıkan sorunlardır.

AORT ANEVRİZMASI BELİRTİLERİ

Hastalıkta genellikle bir belirti görülmez. Fakat karın içindeki aort anevrizmalarında karından bele doğru yayılan devamlı bir ağrı veya karın bölgesinde dışarıdan da görülebilen bir titreme görülebilir. Ya da hasta elini karnına koyduğunda bir top vuruyormuş gibi bir his oluşabilir. Göğüste meydana gelen aort anevrizmalarında ise göğüs ağrısı veya sırta doğru vuran göğüs ağrıları görülebilir. Ya da ses kısıklıklarına neden olabilir. Yutma güçlüğü nefes darlığı gibi belirtiler görülebiliyor. Fakat belirtiler sık yaşanmıyor.

Ancak yırtılma meydana geldiyse, ani bilinç kaybı ve ölüm, göğüs ya da karında, sırtta, boyunda ağrılar oluşuyor. Kalbe yakın kısımda meydana gelen yırtılmalarda göğüs ağrısı ve yırtılma hissi sıklıkla görülüyor. İçe doğru olan yırtık genelde kasıklara kadar ulaştığından, hastada tüm arka kısmında şiddetli ve saatlerce süren ağrı olabileceği gibi nadiren haftalar ya da aylar sonrasında bazen hatırladığı hafif ağrılar şeklinde belirtiler de görülebiliyor.

AORT ANEVRİZMASI TEDAVİ YÖNTEMLERİ

Ulusal Vasküler & Endovasküler Cerrahi Derneği'ne göre, hastanın şikayetleri, tıbbi durumu, damardaki genişleme miktarı ve damar yapısı değerlendirilerek yapılacak tedaviye karar verilir.

İşlem sınırına gelmemiş ufak boyutlu anevrizmalar tıbbi tedavi altında takibe alınabilir.

Açık cerrahi onarım ile, anevrizmanın yerine göre göğüs duvarı ya da karın açılır, anevrizma bölgesine ulaşılır ve bu bölgeye bir yapay damar (greft) dikilerek aort içindeki kan dolaşımı bu greftten geçecek şekilde anevrizma onarılmış olur. Böylelikle anevrizma duvarına kan dolaşımın yaptığı basınç ve dolayısıyla yırtılma riski ortadan kaldırılır. 1950’lerden beri uygulanan etkin ve güvenli bir tedavidir.

Alternatifi olan endovasküler tedaviye oranla büyük bir cerrahi kesi yapılması, daha uzun hastane yatış ve iyileşme süresi gerektirmesi dezavantajlarıdır. Endovasküler tedaviye oranla avantajları ise uzun dönem sonuçlarının ve etkinliğinin daha iyi bilinmesidir.

Endovasküler aort tamiri (EVAR, TEVAR) ise 1990’lardan itibaren kullanılan bir tedavi olup bu yöntemde lokal, bölgesel ya da genel anestezi altında kasık bölgesinde katetr yardımıyla yapay bir damar veya damarlar (stent greft) genişlemiş aort içine yerleştirilir ve bu anevrizmatik kese dolaşımın dışında bırakılmış olur. Bu işlem anjiografi altında kontrast madde verilerek yapılır. Bu işlem için büyük kesilere ihtiyaç olmaz ve hastane yatış süresi ve işlem süresi iyileşme dönemi daha kısa olur. Bu işlem sonrası yerleştirilen stent greftin pozisyonunun ve dolaşım dışında bırakılan genişlemiş aort bölgesinin takibinin yapılması daha sık aralıklarla kontrol gereklidir.