Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
İki filmi sansürlendi
0:00 / 0:00

Türk sinemasının 'Taçsız Kralı' Ayhan Işık, vefatının 42'nci yılında anılıyor. 26 yıllık kariyerinde rol aldığı iki İtalyan yapımı film aşırı şiddet, tecavüz ve lezbiyen sahneleri nedeniyle Türkiye'de sansüre uğradı.
O filmlerden biri 'La Mano Che Nutre La Morte'...
Diğeriyse 'Le Amanti Del Mostro'...

1973 yapımı Sergio Garrone'nin yönettiği filmde Ayhan Işık, başrolü Klaus Kinski ve Katia Christine ile paylaştı.
'Le Amanti Del Mostro', 1974'te çekilirken yönetmeni ve başrol oyuncuları yine Sergio Garrone. Klaus Kinski ve Katia Christine'dı.
Türkçe adı 'Ölümün Nefesi' olan 'La Mano Che Nutre La Morte', dönemin sansür kurulu tarafından aşırı şiddet ve lezbiyen sahneler içerdiği için makaslandı. 'Canavarın Sevgilisi' ise tecavüz sahnelerinden dolayı sansüre uğradı.

Ayhan Işık, Münir Hayri Egeli'nin yönettiği 1951 yapımı 'Yavuz Sultan Selim ve Yeniçeri Hasan' ile başladığı oyunculuk kariyerinde 136 filmde rol aldı. Işık, aynı zamanda 4 filmin yapımcılığını, 'Örgüt'ün yönetmenliğini yapıp 'Kana Kan'ın senaryosunu yazdı.

1972'de Münir Nurettin Selçuk'tan ders alan Ayhan Işık, klasik Türk müziği dalında sahne denemeleri yaptı ve 45'lik bir plak doldurdu.
1972'de Münir Nurettin Selçuk'tan ders alan Ayhan Işık, klasik Türk müziği dalında sahne denemeleri yaptı ve 45'lik bir plak doldurdu.

Ayhan Işık, 1958'de gittiği ABD'de Hollywood'un çalışma sistemini yakından görme olanağı yakaladı. 8 ay sonra Türkiye'ye dönen Işık, Türk sinemasının da sendikalaşması gerektiğini belirterek bir röportajında konuyla ilgili şunları söylemişti; Dışarıda film oyuncularına emekleri karşılığında vadeli senetler vermek gibi tuhaf uygulamalar yoktur, çalışma ve dinlenme saatleri titizlikle kontrol altına alınmıştır. Sendika bütün çalışmaları denetler. Piyasada hak ihlali yaratacak işlerin yapılmasına engel olur. Eğer ki Yeşilçam'ın gelecekte genç insanları acımasızca yiyip yutan dev bir sömürü mekanizmasına dönüşmesini istemiyorsak, ne yapıp edip bir Sinema Kanun' çıkartmalı, ciddi bir sendika kurmalı ve bütün personelin, daha mesleğe ilk adımını atar atmaz sigortalandırılması için gereken kanuni baskıyı işverenler üzerinde kurmalıyız. Ben kendi adıma film setlerinin bu ülkede hem oyuncu hem yönetmen hem de diğer teknik elemanlar için birer zulüm çekme yeri değil de profesyonel bir iş sahasına dönüşmesi için elimden her ne gelirse yapacağım. Sinemacılık asla modern bir kölelik sistemine dönüşmemelidir. Sinema bir sanat, sinemacı da bir sanatçıdır. Buna yakışır muamele görmelidir."

Ayhan Işık, 13 Haziran 1979'da İstanbul'da Bebek'teki evinin balkonunda istirahat ettiği sırada geçirdiği beyin kanaması sonucu, üç gün yoğun bakımda kaldıktan sonra 16 Haziran 1979'da henüz 50 yaşındayken hayatını kaybetti. Işık'ın cenazesi, Şişli Camisi'nde kılınan namazın ardından, Zincirlikuyu Mezarlığı'nda toprağa verildi.

Bu haberin seslendirmesi Voiser tarafından yapılmıştır.