Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Magazin Ayşegül Aldinç: 2026 bize ruh sağlığı getirsin

        Ayşegül Aldinç, yeni yıl hakkında sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: Sevgili yeni yıl, sana bu mektubu 2025’ten yazıyorum. Hoş gelişlerin olsun. Şahsım adına dilek milek dilemeyeceğim merak etme. Geçen yıldan dilemiştim bir halt olmamıştı! Bereket getirsin diye narları patlatıp kapı önünü cinayet mahalline mi çevirmedik, donanalım diye kırmızı donlar mı giymedik, masaların altına girip 12 adet üzüm mü çiğnemedik? Yeterince yüklenmişindir; bir de ben yormayayım. Eski yıldan giderayak son bir ricam var ama... Hayatlarımızı zorlaştırıp bize dünyayı zindan eden her ne ve kim varsa önüne katıp git lütfen gözüm. Bunu diliyorum. Fevkalâde yorgun olsan da bunu yapabilirsin sanırım. Her ne kadar hayat şartları zorlaştırılıp önümüzü görmemize mani oluyorsa da iyi insanların yüzü suyu hürmetine akışta kalabiliyoruz hamd-ü senâlar olsun. Gelelim ağaç meselesine! "Dünya malı dünyada" gerçeğiyle zerre ilişkisi olmayan kazıkkakangillerin mal üstüne mal istifleme hırsıyla çoraklaştırılan dere tepemiz (burada es var!) sâyesinde sayeban eyleyecek serinlikten bizi âzade kılarken ağaçla olan derdimizin yılbaşı ağacına indirgenmesi de bi tuhaf yani! (“Sâye” gölge demek, ukalâlık gibi olmasın “sâyeban” da gölgelik oluyor.) Yapılaşmaya doymama açlığının tezahürü oksijensiz kalmaklığımız. Demem o ki aynı gök kubbe altında siz de nefes alamazken yılbaşı-ağaç ilişkisine bu kadar takılmayınız. Bırak çam ağacını evinin bi köşesine koyma arzusunda olan koysun, üstüne süsünü takan taksın; gri hücrelerini harcayacak kamyon dolusu sebep varken yorma beyinciğini bunun için. Dilemeyeceğim' dedim ama yine de bi eksiklik sardı bünyeyi; illâ bir şey iste duygusu galip. Dürtüye uyalım madem: Hoş girişlerin olsun. 2026, sen bize ruh sağlığı getir; kafa sağlamlığı getir; sağlam vücuda ekleyip üstünü tamamlarız biz bi şekil. Herkese mutlu yıllar diliyorum. Gördüğünüz gibi yine size çalışıyorum. “Beni siz var ettiniz velinimetlerim!” diyerek, Zeki Mürensel bir final yapıyorum.

        ÖNERİLEN VİDEO

        Öldürüldüğü öne sürülen Hatice, olay öncesi markette el işaretiyle yardım çağrısında bulunmuş

        TOKAT'ta, dini nikahla birlikte yaşadığı Mustafa Koç (42) tarafından öldürüldüğü öne sürülen Hatice Yalman'ın (31), olay öncesi alkol almak için girdikleri markette kasiyere, uluslararası literatürde yardım çağrısı olan işareti yaptığı ortaya çıktı. Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle yargılanan Mustafa Koç duruşmadaki savunmasında, "Alkollüydük, motosikletle kaza yaptım. Yere düştüğümüzde başını çarptı. Bu olay kazayla oldu. Beni aldatıyordu. Sadece konuşmak istedim" dedi.   Olay, 29 Mart 2025'te Topçam Mahallesi Akşemsettin Caddesi'nde meydana geldi. Motosiklet kazası ihbarı üzerine bölgeye giden ekipler, Hatice Yalman ve Mustafa Koç'u yaralı buldu. Tokat Devlet Hastanesi'ne kaldırılan yaralılardan Yalman hayatını kaybetti. Yapılan incelemede Yalman'ın vücudunda darp izleri tespit edildi. Olay yerine 400 metre mesafedeki Hazine Deresi kenarında bulunan kan izleri ve kanlı taşlar bulundu, soruşturma genişletildi. Gözaltına alınan Mustafa Koç, işlemlerinin ardından sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklandı. Polis ekipleri tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Mustafa Koç'a yardım ettikleri suçlamasıyla 7 kişi daha gözaltına alındı. Şüpheliler, çıkarıldıkları mahkemede adli kontrol şartı ile serbest bırakıldı.   İLK DURUŞMA YAPILDI   Tokat Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmanın ardından hazırlanan iddianameyle Mustafa Koç hakkında 'Nitelikli kasten öldürme', diğer 7 kişi hakkında ise 'kasten öldürmeye iştirak' ve 'Delileri yok etme' suçundan dava açıldı. Sanıklar, dün ilk kez hakim karşısına çıktı. Tokat 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nce görülen ilk duruşmaya tutuklu sanık Mustafa Koç, diğer sanıklar ve hayatını kaybeden Hatice Yalman'ın yakınları ve taraf avukatları katıldı.   '4,5 YILDIR DİNİ NİKAHLI KARIMDI'   Duruşmada savunma yapan tutuklu sanık evli ve 3 çocuk babası Mustafa Koç, Hatice Yalman ile 4,5 yıldır dini nikahla birlikte yaşadıklarını, olay günü alkollü olduğunu ve aralarında aldatma meselesi yüzünden tartışma çıktığını iddia etti. Koç savunmasında şu ifadeleri kullandı:   "Ben evden çıktım. Motosikletime bindim, giderken peşimden geldi. Motosikletin arkasına bindi. Tekel bayisine gittik. 2 tane daha bira aldım. Sonra olayın gerçekleştiği yere gittik ve burada beni ikna etmeye çalıştı. 'Ben seni aldatmadım' diye. 1 saat orada kaldık. Sızmışım. Kendime geldiğimde kanlar içindeydi. Ablamı aradım 'araba lazım eniştem beni alsın' dedim. Sonra telefonumun şarjı bitti. Kendisini motosiklete attım. Bulunduğum yerden inerken çukura düştük. Motosiklet devrildi. Yuvarlandık. Orada kalp masajı yaptım. Sonra evime götürdüm. Banyoya soktum. Öldüğünü düşünmüyordum. Bayıldığını düşündüm. Motosikletle hastaneye götürme imkanım yoktu. Banyoda suya tuttum. Nabzı yoktu. Evden çıkarmak için tekrar omzuma aldığımda düştü. Kafasını tekrar vurdu. İlk düştüğünde de nabzı yoktu. Arabanın arka koltuğuna yatırdım. Eniştem Ö.S.'ye beni motosikletle takip etmesini söyledim. Sonra olay yerine vardığımızda arabadan indirdim. Ambulansı oraya çağıracaktım. Ben şoku hiç atlatamadım. Eniştem Ö.S.'ye gitmesini söyledim. Ben yola çıkıp iki araç durdurdum. 'Kaza yaptım' dedim. Ambulanslarla bizi başka hastanelere götürdüler. Hastaneye polisler geldi. Öldüğüne inanamıyorum. Olayda diğer sanıkların hiçbirinin suçu yoktur. Olay tamamen anlattığım gibi oldu. Bu olay kaza ile oldu" diye konuştu.   MUSTAFA BANYODA 'PONÇİK' ÖLDÜ DİYORDU   Sanıklardan Mustafa Koç'un resmi nikahlı eşi N.K. ise duruşmada suçsuz olduğunu belirterek, "Bu olayda mağdur olan benim. İmam nikahlı olduklarını biliyordum. Ben 'ne halt yerlerse yesinler' dedim. 4 yıldır arkadaşlardı. Ben bir kadın olarak çok şey yaşadım. Aile apartmanında oturuyoruz. Olay günü çocuklarımla ben uyuyordum. Beni birinci kattaki ablasının evine çağırdılar. Ben de oraya gittim. Kadın banyodaydı. Mustafa yüzüne su tutuyordu. Bana 'elbise getir' dedi. Ben de 5'inci kattaki evime çıkıp elbise getirdim. Ben ambulansı göndermedim. Mustafa banyoda 'Ponçik' öldü diyordu. Sonra 'ben gidiyorum, kimsenin başı belaya girmesin' dedi. Ben sadece banyoda gördüm. Ölü müydü sağ mıydı bilmiyorum. Biz sadece Mustafa ile imza üzerinde evliyiz. Suçlamaları kabul etmiyorum" dedi.   'BENİM ÖMRÜM BİTENE KADAR DAVACIYIM'   Duruşmada Hatice Yalman'ın babası Duran Yalman ise "Mustafa Koç akşam bize geldi. Kızımı 'Konuşmamız gerekiyor' diyerek alıp götürdü. Benim çocuğumu Mustafa Koç öldürdü. Benim çocuğumu geri getirsin ben de davamdan vazgeçeyim. Ben şikayetçiyim. Ben sabahlara kadar uyuyamıyorum. Bunlar yalan konuşuyor. Benim çocuğumu Mustafa Koç, gazinolarda çalıştırarak evinin geçimini sağlıyordu. Kuran'a el bastı, yemin etti 'bir şey yapmayacağım' diye götürdü. Benim ömrüm bitene kadar davacıyım şikayetçiyim" diye konuştu.   Diğer tutuksuz sanıklar da suçlamaları kabul etmediklerini ifade etti.   KATLEDİLMEDEN 2 SAAT ÖNCE YARDIM İŞARETİ YAPMIŞ   Duruşma sonrası basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Yalman ailesinin avukatı Selinay Arslan, "Hatice Yalman kaza süsü verilerek, basit bir kasten öldürme mağduru değildir. Hatice Yalman canice ve vahşice katledilmiştir. Katledilmeden önce uluslararası literatürde yardım çağrısı olan işareti yapmıştır. Bu işareti katledilmeden 2 saat önce yapmıştır. Bu da yaşamış olduğu paniğin, korkunun göstergesidir. Tokat merkezde bir markette yapmıştır. Kasiyer bunu anlamıyor. Yardım işareti bulunabileceği anda yardım çağrısı talep ediyor. Karşı taraf anlamadığı ya da görmediği için Hatice Yalman hayattan kopartılıyor" dedi.   DURUŞMA ERTELENDİ   Mahkeme heyeti, sanıkların mevcut hallerinin devamına karar vererek, savcılık mütalaasının verilmesi için duruşmayı 13 Şubat 2026'ya erteledi.  

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ