Ekonomide ve piyasalarda risklerin ve bunun yanında fırsatların bol olduğu ama zor bir dönemden geçiyoruz. Suriye ve jeopolitik riskler, S-400 alımı, ekonomide içinde olduğumuz daralma, şirketlerin yaşadığı borç krizi, yerel seçimlerin uzaması, küresel ticaret savaşlarının yaşanması, dünya piyasalarındaki oynaklıkların etkisi ile bizim yerel piyasalar da bir gün o tarafa bir gün bu tarafa savruluyor.

DEMOKLES’İN KILICI GİBİ

-Risklerdeki bolluk ve çeşitliliği zaten Türk Lirası’nın değerindeki yüksek oynaklıktan, Türkiye iflas sigorta primi olan CDS’lerin yüzde 4.50-5.00 arasında seyretmesinden ve politika faizinin yüzde 24 olmasından görüyoruz.

 -Türkiye en yüksek iflas sigortası primi ödeyenler arasında da, en yüksek faiz uygulayan ülkeler arasında dünyada ilk beşte.

-Türkiye’yle ilgili S-400 riski piyasaların başında Demokles’in kılıcı gibi sallanıyor. Bir gün piyasaların tansiyonu fırlıyor, bir gün düşüyor. Tansiyonun normalleştiği günler ise az.

-Önceki güne kadar olanlardan fazla rahatsızlık duymamıştı piyasalar. Ancak ABD Savunma Bakanı’nın mektubuna Cumhurbaşkanı Erdoğan karşılık verdi. “S-400’leri alacağız demiyorum, aldık bile.”

-Gelişmeler üzerine bayramda 5.66’ya kadar düşen dolar kuru dün 5.90’a kadar çıktı. Borsa yüzde 2’den fazla düştü.

GÖZLER TRUMP-ERDOĞAN ZİRVESİNDE

-Eğer durumda bir değişiklik olmayacaksa bu kez karşı tarafın hamlesini göreceğiz. Hamlenin ne olabileceği aşağı yukarı açıklandı. Ancak Kongre’nin yaptırım kararı alınması durumunda Başkan Trump’ın bu yaptırımlar içinden seçim yapma olanağı var. Amerika’da Türkiye’yi savunacak tek makam da Beyaz Saray gibi görünüyor.

-Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Trump ile 28-29 Haziran’da G-20 Zirvesi’nde görüşmesi bekleniyor. Bu görüşmeye de bağlı olarak yaptırımların rengi de değişebilir.

-İçinde can yakıcı olanlar da var, teğet geçecekler de. Eğer yaptırımlardan önemsiz olanlar seçilirse etkisi az, önemli olanlar seçilirse de etkisi çok olacak.

TRUMP’IN TUTUMU BELİRLEYİCİ

-Öyle anlaşılıyor ki Türkiye’nin S-400 alımında Trump’ın tutumu belirleyici olacak gibi. Piyasaların nispeten iyimser seyrinde de bu etkili olmuş olabilir. 

-Ancak iş riskin realize olma aşamasına gelince, dün görüldüğü gibi piyasalarda belli bir oynaklık yaratması da normaldir.

-Muhtemelen önceki günkü TCMB’nin “faiz indirmesine indireceğim ama önümüzdeki toplantıda” anlamına gelen açıklamasında da, hem seçimlerin geride kalkması hem de S-400’ler konusunun biraz daha netlik kazanması isteği belli bir rol oynadı.

OYNAK DÖNEMLERDE TÜRKİYE PORTFÖYÜ

-Yüksek faiz korur ama belli bir yere kadar.

Aslında Türkiye piyasalarının içinde tecrübe kazananlar yüksek oynaklığa karşı korunma yöntemlerini bulmuşlar.

-Bu yöntemde portföy üçe bölünüyor. Üçte bir TL mevduat, üçte bir döviz mevduatı ve üçte bir altın. Geriye kalan yüzde 10’luk pay da diğer yatırım araçları.

-Son yıllarda bireysel emeklilik sisteminin teşvik edilmesi ve gelişmesi Türkiye portföyünde de revizyona gitmek gerekebilir. Ancak bunun için yeni reformların yapılması ve 90 milyar lirayı geçen BES fonlarının daha da büyümesi gerekiyor.

-Yüksek oranda altın varlığı finansal piyasaların oynaklığından önemli bir korunma sağlıyor.

DÖVİZ HESAPLARI 185.8 MİLYAR DOLAR

 -Asıl korunmada yurtiçi yerleşiklerin tasarruflarını döviz üzerinden yapmasıyla sağlanıyor. Dün açıklanan verilere göre yurtiçi yerleşiklerin döviz hesapları 185.8 milyar dolarla yeni bir rekor kırdı.

-Bir yıl önce döviz hesapları 167.1 milyar dolardı. Artış 18.7 milyar dolar veya dolar bazında yüzde 11.2.

HESAPLARI ASIL ARTIRAN KUR ARTIŞI

-Ancak hesaplamayı TL karşılığı olarak yaptığımızda döviz hesaplarının son bir yılda yüzde 43.3 arttığını görüyoruz. Miktarsal karşılık ise 328.9 milyar lira. Geçen yılki 760.2 milyar liralık döviz hesabı 7 Haziran itibariyle 1 trilyon 89 milyar liraya yükseldi.

-Dolar bazında yüzde 11.2 olan artışı TL bazında  yüzde 43.3’e çıkartan ise kur artışı. Aradaki bir yılda dolar kurunda meydana gelen artış ise yüzde 29.

 

24 SAATGÜNÜN ÖZETİ
24 saat
24 saat günün önemli haberleri ve gelişmeleri