HABERTURK.COM

Bugün 1 Mayıs İşçi ve Emekçiler Bayramı. Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de çalışanlar tarafından kutlanan bugünün, otomobil dünyası için ise ayrı bir önemi, daha doğrusu kötü bir anısı var.

Günümüzde, motor sporlarının zirvesi olarak bilinen Formula 1 yarışları, her ne kadar yapılan kazalar, genç pilotların aralarındaki kavgalar ve takım sahiplerinin çocuklarını pilot yapması ile gündeme gelse de, geçmişte durum farklıydı.

Söz konusu yarışlar, yakın bir zamana kadar sürücüler arasındaki rekabet, sportmenlik ve bitiş çizgisine kadar süren heyecan ile gündeme gelerek yıllar içinde çoğu insan için birer tutku haline geldi.

Grand Prix Yarışları olarak da bilinen bu sporun sevilmesinde, kuşkusuz birçok pilotun da kitlelere yayılan popülaritesi etkili oldu.

Bugün, çoğu kişinin hali hazırda yarışan pilotları tanımayıp, 2012 yılındaki emekliliğine kadar 7 kez dünya şampiyonu olan Michael Schumacher'in adını bilmesi de, bu durumun en net göstergelerinden biri olarak karşımıza çıkıyor.

Aynı Schumacher gibi, birçok kişinin Formula 1 ile özdeşleştirdiği bir başka isim daha var, ki kendisi bugüne farklı bir anlam katıyor.

Öyle ki, birçok kişinin isimlerini bilmediği Formula 1 efsanelerinden Stirling Moss, Emerson Fittipaldi, James Hunt, Niki Lauda, Alain Prost ve Fernando Alonso'nun aksine, özellikle kendi ülkesinde yediden yetmişe herkesin tanıdığı Brezilyalı Formula 1 pilotu Ayrton Senna da Silva, 1 Mayıs 1994 tarihinde aramızdan ayrıldı.

Ne var ki, otoriteler tarafından Schumacher ile birlikte gelmiş geçmiş en iyi pilotlardan biri olarak kabul edilen Brezilyalı yarışçı,  sanılanın aksine birçok pilottan daha az şampiyonluk kazanmıştı.

Senna'nın bugün bile kitlelere tarafından hatırlanmasının ardında yatan sebepler ise, yaşamındaki ayrıntılarda gizli.

YAPTIĞI KAZADAN SONRA GÜVENLİK ÖNLEMLERİ ARTTI

1960 yılında Sao Paulo'da dünyaya gelen Ayrton Senna, 4 yaşında karting araçları ile pistlere ilk adımını attı. 13 yaşında go kart yarışlarına katılan Brezilyalı pilot, 1980 yılında Formula 3 yarışlarında birinci oldu.

Elde ettiği başarılar ile dikkat çeken Senna, F1'e katıldığında ise takvimler 1984 yılını gösteriyordu.

F1'deki ilk galibiyetini Lotus takımı ile Portekiz Grand Prix'inde kazanan Senna, yarıştığı 10 yıl boyunca 3 kez dünya şampiyonu oldu, 41 kez yarış kazandı ve 65 kez de pole pozisyonda yerini aldı.

Senna'nın yarıştaki performansının yanı sıra, sportmenliği de en belirgin özelliklerinden biri olmuştu. Öyle ki, 1992 yılında Belçika Grand Prix'inde kaza yapan Fransız pilot Eric Comas'a yardım etmek için arabasını durduran tek pilot Senna oldu.

Bilincini kaybeden Comas'ın motorunu kapatan Senna, Fransız pilotun arabasındaki yangın riskini önleyerek pilotun hayatını kurtarması ile hafızalarda yer edindi.

Takvimler 1 Mayıs 1994 gününü gösterdiğinde ise, Ayrton Senna İtalya'daki Autodromo Enzo e Dino Ferrari pistinde yapılan San Marino Grand Prix'te saatte 233 kilometre hızla beton bariyerlere çarparak hayatını kaybetti.

Yarıştığı dönemde efsane haline gelen sürücünün ölümü, zaten güvenlik konusunda eleştirilerin hedefi olan F1 yarışlarında değişimleri de beraberinde getirdi.

Senna'nın ardından, sürücüler birliği yeniden kurulurken ve yeni güvenlik standartları da belirlenir.

Bir iddiaya göre ise, sürücüler birliğinin San Marino Grand Prix'inden önce kurulması için girişimde bulunulduğu ve Senna'nın bu birliğin başına geçmesi için sürücülerin kendi aralarında anlaştığı öne sürülür.

'YAĞMUR ADAM' İSMİYLE ANILIYORDU

Senna'nın efsane halen gelmesinde birçok sebep olduğunu söylemiştik.

Bunlardan biri de, Brezilyalı pilotun kendine özgü sürüş stilinin özellikle yağmurlu havalarda fark yaratarak pilotu podyuma çıkarması olarak öne çıkıyor.

Öyle ki, yağışlı havalarda elde ettiği tur zamanları Senna'nın 'rainman' (yağmur adam) olarak anılmasına sebep olur. 

F1'in kendisi için sadece bir yarış olmadığını her fırsatta gösteren Senna, 'ikinci bitiren sadece birinci kaybedendir' sözü ile yarışların onun için bir tutku olduğunu da anlatıyordu.

Senna isminin bir başka önemi de, kazandığı yarışlarda Brezilya bayrağını dalgalandırarak, gelişmekte olan ülkelerdeki genç pilotlara Avrupalı pilotlar haricindeki sürücülerin de şampiyon olabileceğini göstermesiydi.

ENSTİTÜSÜ ÖĞRENCİLERE ÜCRETSİZ EĞİTİM SAĞLIYOR

Pist dışındaki hayatı ile de genç pilotlara ve topluma örnek olan Senna, ölümünden önce Brezilya'daki yoksul ailelerin çocuklarına ücretsiz eğitim vermek için bir merkez kurmak istiyordu.

Senna'nın yaşarken gerçekleştiremediği bu girişim, ölümünün ardından Ayrton Senna Enstitüsü adıyla kız kardeşi tarafından hayata geçirildi. 

Ayrton'nın zenginler ile fakirler arasındaki ayrımının eğitim ile kapanabileceği düşüncesi ile faaliyetlerini sürdüren merkez, bugüne kadar 60 bin öğrenciye eğitim vererek Brezilyalı pilotun ismine farklı bir anlam kazandırmış durumda. 

Belki de bu sayede, F1'de 5 kez şampiyon olan Juan Manuel Fangio'nun, Senna'nın en büyük rakibi ve 4 kez şampiyon olan Alain Prost'un ve 91 kez yarış kazanıp 7 kez şampiyon olan olan Michael Schumacher isimleri pist dışına çıkarak onunki gibi kendi ülkelerinde her kesim tarafından benimsenemedi. 

Senna'nın Sao Paulo'daki cenazesine 3 milyon kişi katıldı ve Brezilya hükümeti 3 günlük resmi yas ilan etti. Senna'nın hayatını kaybettiği sırada pilotu olduğu Williams takımı ise, o günden beri tüm arabalarına Senna'nın logosuna yer veriyor.

25 yıl önce aramızdan ayrılan ve bugün hala kitleler tarafından saygıyla hatırlanan Senna'yı bir kez daha anarken, Brezilyalı pilotun ülkemizdeki pilotlara da örnek olmasını ve Formula 1'in tekrar İstanbul'a dönerek bir Türk pilotun da yarışlarda yer almasını diliyoruz. 

24 SAATGÜNÜN ÖZETİ
24 saat
24 saat günün önemli haberleri ve gelişmeleri