Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Gündem İnanç Cuma saati 12 Nisan 2019 kaçta? (il il) Cuma namazı için öğle ezanı vakti kaçta? Diyanet İstanbul Cuma namazı saati

        İstanbul Cuma namazı saati, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın yayınladığı haftalık ezan ve namaz saatleri tablosunda yer aldı. Geçen hafta İstanbullular Cuma namazını saat 13.12'de okunan öğle ezanıyla birlikte kılmıştı. Bugünkü cuma namazı için ise hazırlıklar tamamlanıyor. Diyanet İşleri Başkanlığı'nın tüm camilerde okunması için yayımladığı Cuma Hutbesi'nin teması "İmanın Hayatımızdaki Yansımaları" İşte Diyanet'in yayımladığı Cuma Hutbesi ve il il Cuma namazı saati ile İstanbul Cuma saati

        İSTANBUL CUMA SAATİ- 12 NİSAN 2019

        Diyanet İşleri Başkanlığı'na göre İstanbul'da Cuma namazı bugün saati 13:10'da okunan öğle ezanıyla birlikte kılınacak. İşte İstanbul'un haftalık ezan ve namaz saatleri takvimi ise şöyle;

        Miladi Tarih İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı
        12 Nisan 2019 Cuma 04:53 06:24 13:10 16:51 19:47 21:11
        13 Nisan 2019 Cumartesi 04:51 06:22 13:10 16:51 19:48 21:12
        14 Nisan 2019 Pazar 04:49 06:21 13:10 16:51 19:49 21:14
        15 Nisan 2019 Pazartesi 04:48 06:19 13:09 16:52 19:50 21:15
        16 Nisan 2019 Salı 04:46 06:17 13:09 16:52 19:51 21:16
        17 Nisan 2019 Çarşamba 04:44 06:16 13:09 16:52 19:52 21:18
        18 Nisan 2019 Perşembe 04:42 06:14 13:09 16:53 19:53 21:19

        CUMA NAMAZI SAAT KAÇTA BİTİYOR?

        REKLAM

        Cuma namazı ortalama 45 dakika ile 1 saat arası sürebilmektedir. Yukarıdaki cuma namazı saatlerine bakıp cuma namazı bitiş süresini hesaplayabilirsiniz.

        CUMA HUTBESİ 12 NİSAN 2019!

        Muhterem Müslümanlar!

        İman, Allah’ın varlığına ve birliğine, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, ahiret gününe, kaza ve kaderin Allah’tan olduğuna yürekten inanmaktır. Rahmet Peygamberinin insanlığa tebliğ ettiği tüm hakikatleri kalp ile tasdik, dil ile ikrar etmektir.

        Aziz Müminler!

        Hz. Âdem’in dünyasında iman, cennetini yitirse de onu yeniden kazanabilmek için umudunu kaybetmemek, mücadeleden

        vazgeçmemektir. İstikamet yürüyüşünde ayaklar kaysa da, yolun sonuna varabilmek için yeniden ayağa kalkma azmidir. İman, Hz. Nûh’un atölyesinde kurtuluş gemisi inşa etmektir. Zira sadece Rabbine güvenerek iman gemisine binen

        mümin, selamet yurduna demir atacak ve ebedi kurtuluşa erecektir. İman, Hz. Eyyûb’un çilehanesinde dermandır. Hz. Dâvûd’un mahkemesinde adalettir. Hz. Süleyman’ın mülkünde ilim ve hikmettir. Bazen darlıkla bazen de varlıkla imtihan edilen kul, bu imtihanları başarıyla geçebilecek kabiliyete sahip olduğunu unutmamalıdır. Çünkü Allah, kişiyi ancak gücünün yettiğiyle yükümlü kılar. Her zorluğun yanında mutlaka bir kolaylık ihsan eder.

        Kıymetli Müminler!

        REKLAM

        İman, Hz. Yûsuf’un iffet ve edebinde, Hz. Yakub’un sabır ve duasında gizlidir. İman, canıyla imtihan olan evlat Hz. İsmâil’in, cananıyla imtihan olan baba Hz. İbrâhim’in teslimiyetlerinin kaynağıdır. Muhammed Mustafa (s.a.s) gibi, sağ eline güneş, sol eline ay verilse dahi asla taviz verilmeyen ve vazgeçilmeyen büyük bir davadır iman.

        Değerli Müslümanlar!

        İman, kuru bir söz ve hayata yansımayan bir duygu değildir. İman, gönülde başlayıp bütün bedene yayılan ve fiiliyata dökülen eşsiz bir güçtür. Hayatın bütün yönleriyle iman arasında sıkı bir bağ vardır. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s), bir hadis-i şeriflerinde bu gerçeğe şöyle işaret etmektedir: “İmanın yetmiş küsur şubesi vardır. Bunların en üstünü Allah’tan başka

        ilâh yoktur’ sözüdür. En alt derecesi ise yoldaki eziyet veren şeyleri kaldırmaktır. Hayâ da imanın bir şubesidir.”1

        Muhterem Müminler!

        İman, kişinin özüne yansır. Hayatına anlam katar. Ona bir istikamet çizer. Kendisiyle, ailesiyle, toplumla ve bütün varlık âlemiyle iyi ilişkiler kurmasını sağlar. Yaratılış gayesine uygun bir yaşama bilinci aşılar. İman, kişinin söz ve davranışlarına yansır. Mümin, dilinden ve elinden herkesin güvende olduğu güzel ahlaklı kişidir. Konuştuğunda doğruyu söyler. Halis niyetli, mütevazı, dürüst ve merhametlidir. Ancak bu şekilde sırât-ı müstakîme yani dosdoğru yola ulaşacağını bilir. İman, müminin yüzüne yansır. Tebessümü sadaka bilen mümin, etrafına sevgi ve şefkat nazarıyla bakar. İman, müminin geçimine yansıyınca bereket, yuvasına yansıyınca mutluluk, bütünüyle hayatına yansıyınca da kurtuluş olur.

        Aziz Müslümanlar!

        Gönülden iman etmek ve bu imanın gereklerini yerine getirerek yaşamak hem mümin olmanın hem de ahirette mükâfata nail olmanın tek yoludur. O halde, dünyayı selamet, ahireti de cennet yurduna dönüştürecek muhteşem bir imkan olan imanımızı salih amel ve güzel ahlakla süsleyelim. İnandığımız değerleri yaşamaya ve yaşatmaya gayret edelim. Hutbemi, Yüce Rabbimizin iman edip, imanına uygun davranışlarda bulunanlara vaat ettiği şu müjdeyle bitiriyorum: “Erkek ya da

        kadın, kim mümin olarak salih amel işlerse, elbette ona hoş bir hayat yaşatacağız ve onların mükâfatlarını yaptıklarına karşılık olarak en güzeliyle vereceğiz.”

        1 Nesâî, Îmân, 16.

        2 Nahl, 16/97

        Haberi Hazırlayan: Büşra Kamış
        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ