FiatChrysler'in (FCA) Renault'a yaptığı birleşme teklifi, gündeme bomba gibi düştü. Daha önce bir diğer Fransız PSA Grubu ile görüşmeler halinde olan FCA, attığı adım ile sektörün tamamını ters köşeye yatırdı!

İtalyan-Amerikan ortaklı FCA'nın, Fransız rakibi Renault'a yaptığı birleşme teklifinin ardında yatan nedenleri anlamak için ise sektördeki gelişmeleri ve iki şirketin mevcut durumunu mercek altına almaya ihtiyaç var. 

Elektrikli araçlar, sıkılaşan emisyon regülasyonları ve otonom ile bağlantılı araçlar üreticilerin sırtına milyar dolarlık Ar-Ge masrafları yüklüyor.

Dolayısıyla, otomotiv devleri kendi aralarında olduğu gibi teknoloji şirketleri ile de işbirliğine gitmekten kaçınmayarak, teknoloji geliştirme konusunda ellerini güçlendirmeye çalışıyor.

Geçtiğimiz aylarda Volkswagen ile Ford'un açıkladığı işbirliği bu durumun son örneklerinden biri olurken, 20 yıldır devam eden Renault-Nissan-Mitsubishi İttifakı'da otomobil markalarının kendi aralarındaki işbirliğini gözler önüne seriyor.

FCA'nın Renault'a yaptığı teklif ise, benzerlerinden ayrışıyor. Öyle ki, Fiat Chrysler Grubu, Fransız rakibine yüzde 50 ortaklı yeni bir şirket kurarak birleşme teklifinde bulunmuş durumda.

Teklifin ortaya çıkan detaylarına göre, FCA Yönetim Kurulu Başkanı John Elkann'ın yeni kurulacak şirkette de bu görevini sürdürmesi, Renault Yönetim Kurulu Başkanı Jean-Dominique'in ise CEO koltuğuna oturması öngörülüyor.

Birleşmeden önce, FCA'nın mevcut hissedarlarına 2.5 milyar euroluk bir temettü ödemesinin planlandığı da gelen bilgiler arasında.

BİRBİRLERİNİN EKSİKLERİNİ GİDERECEKLER

FCA'nın teklifin Renault tarafından kabul görmesi halinde, küresel dengelerin değişeceğini belirtmekte fayda var. Buna göre, yeni kurulacak şirketin Japon Toyota ve Alman Volkswagen'in ardından dünyanın üçüncü en büyük  otomotiv şirketi olması ihtimal dahilinde bulunuyor.

2018'deki satışlar göz önüne alındığında, 10'ar milyondan fazla araç satan iki markanın ardından, FCA ve Renault'un toplamda 8.7 milyon araç satması bu durumu net bir şekilde ortaya koyuyor.

Ayrıca, 35 milyar doları bulması beklenen söz konusu birleşmenin, iki şirkete yılda 5.6 milyar dolarlık bir tasarruf yaratması hedefleniyor.

Öte yandan, iki şirketin birbirlerinin eksik yönlerini birleşme ile giderebileceği öngörülüyor.

Teklif sahibi FCA'nın hali hazırda RAM ve Jeep markaları ile Kuzey Amerika pazarında kârlı bir iş modeli bulunuyor. Fakat şirket bir süredir Avrupa pazarında kayıplar yaşıyor.

Bundan dolayı ise FCA'nın eski kıtadaki fabrikalarının bir çoğu yüzde 50 kapasitenin altında üretim gerçekleştiriyor. Ayrıca, yeni emisyon regülasyonları da FCA'nın Avrupa'daki otomobillerini tehdit ediyor.

Teklifin yapıldığı Renault ise, elektrikli otomobil konusunda en hızlı davranan markalardan biri olarak öne çıkıyor. Her ne kadar Avrupa ve gelişmekte olan ülkelerde satışları iyi bir noktada olsa da, Fransız üreticinin modelleri Kuzey Amerika pazarında satılmıyor.

Dünyanın en büyük pazarı Çin'de sınırlı varlık gösteren her iki üreticinin, birleşme sonrasında bu pazara da ağırlık vermesi beklentiler arasında yer alıyor.

Muhtemel birleşme ile, daha kârlı yatırımlara, ortak küresel araç platformlarına, mimarilerine, güç seçeneklerine ve teknolojilerine odaklanılacağı kaydediliyor.

İki şirketin mevcut durumları göz önüne alındığında, birleşmenin ardından kurulacak yeni şirketin yılda 168 milyar euroluk gelir elde etmesi ve dünyada 382 bin kişiye de istihdam sağlaması bekleniyor.

GEÇİŞ SÜRECİNİN EN AZ 1 YIL SÜRMESİ PLANLANIYOR

Buraya kadar her şey sorunsuz görünse de, Renault'un ortaklık yapısına bakıldığında birleşme kararı alınsa bile sürecin sancılı geçeceği görülüyor.

Bu noktada, Renault'un en büyük ortağının yüzde 15 oranında hisse ile Fransız Hükümeti olduğunu belirtmekte fayda var. 

Kaynaklar, kurulacak yeni şirkette Fransız Hükümeti'nin bugüne kadar olduğu gibi şirkette etkin bir konumda olmasının zor olduğunu ve İtalyan Hükümeti'nin de Fransızlara karşı yeni şirkette bir 'kontrol' gücü elde etmek için savaşacağını aktarıyor.

Ayrıca, Fransa'daki işçi sendikalarının birleşmeden sonra kurulacak yeni şirkete geçiş sürecinde işçi çıkarımı olma ihtimaline karşın, hükümeti anlaşmaya engellemeye zorlaması bekleniyor.

Bu duruma çare olarak, mevcut fabrikaların kapanmamasına yönelik tarafların güvence vereceği maddelerin anlaşma metnine eklenebileceği konuşuluyor.

Öte yandan, Renault'un Nissan ve Mitsubishi ile uzun bir süredir devam eden ortaklığı söz konusu. Bu kapsamda Fransız marka Nissan'ın yüzde 43'ünün kontrolünü elinde tutuyor.

Muhtemel bir FCA ve Renault birleşmesinin, üçlü ittifakın eski Yönetim Kurulu Başkanı Carlos Ghosn'un tutuklanmasının ardından gerilen Renault ve Nissan ilişkilerinin, tamamen kopma noktasına getirme ihtimalini doğurması da, bir başka risk olarak Fransız üreticinin karşısında duruyor.

Bu kapsamda, Nissan tarafını küstürmemek için, Renault'un yapılacak anlaşmada Renault-Nissan-Mitsubishi İttifakının geleceğini teminat altına almak isteyebileceği konuşuluyor.

Edinilen bilgiye göre, Fransız üreticinin bu hassasiyetini tahmin eden FCA, yeni kurulacak şirketin 11 kişilik yönetim kurulunda Nissan'ın bir üyeyle temsil edilmesini de teklifine ekledi.

Hatta, FCA kaynaklarına göre, birleşmenin Nissan ve Mitsubishi'ye de yılda 1 milyar dolarlık katkı sağlaması ihtimaller dahilinde.

FCA'nın teklifinin kabul görmesi halinde ise, birleşmenin hemen gerçekleşmeyeceği açıklanıyor. FCA CEO'su Mike Manley'in çalışanlarına gönderdiği mektupta, birleşmenin tamamlanmasının bir yılı aşabileceği belirtildi. 

TÜRKİYE'DE YATIRIMLARI VAR

FCA ve Renault'un Türkiye'deki yatırımlarının tarihi 50 yılı buluyor. 1969 yılında Oyak ortaklığı ile Bursa'da faaliyete geçen Renault fabrikası, markanın lokomotif modelleri Clio ve Megane üretimini gerçekleştiriyor. Fabrika 6 bin 500 kişiye istihdam sağlanıyor.

1971 yılında Koç Holding ile ortaklığında devreye alınan Tofaş fabrikasının ise yıllık üretim kapasitesi 450 bin adet olarak açıklanıyor. 7 bin kişinin çalıştığı Bursa tesisinde ise FCA'nın 4 ayrı markasına üretim gerçekleştiriliyor.

İstanbul Sanayi Odası'nın hazırladığı Türkiye'nin en büyük 500 kuruluşu içinde Tofaş 4'üncü sırada yer alırken, Oyak-Renault ise 5'inci sırada bulunuyor.

Rakamlar, tarafların birleşmenin ardından hiç bir tesisi kapatmayacağının sinyalini vermesinin Türkiye içinde ne denli önemli olduğunu ortaya koyuyor. 

24 SAATGÜNÜN ÖZETİ
24 saat
24 saat günün önemli haberleri ve gelişmeleri