AfD zaferinden sonra gözler Berlin'de: Seçimlerde sürpriz olur mu?
Almanya'da aşırı sağcı AfD'nin Saksonya-Anhalt eyaletindeki şok edici zaferi, Berlin eyaletinde yapılacak seçimleri çok daha kritik bir noktaya taşıdı. AfD'nin Doğu Almanya'da kazandığı zaferin ülke çapında ne kadar büyük bir kırılma yaratmış olduğu test edilirken, anketlere göre Sol Parti ve CDU birincilik için kıl payı yarışıyor. Anketler, CDU'nun 2023'ten beri kaybettiği tüm oyların AfD'ye gittiğini gösteriyor.
Almanya'da aşırı sağcı ve Nazi sempatizanı AfD'nin Saksonya-Anhalt eyaletinde yüzde 43,8 oy alarak ilk kez bir eyalette iktidar olmaya yaklaşması, Almanya siyasetinde ciddi bir kırılma yarattı.
'Güvenlik duvarı' politikasıyla Almanya siyasetindeki etkisi sınırlandırılmak istenen AfD'nin bu denli yüksek oy alması, bu politikanın çökeceğini gösteren son derece kritik bir gelişme olarak öne çıkıyor.
Almanya'da tüm gözler, 20 Eylül'de başkent Berlin'de yapılacak eyalet seçimlerinde bu kırılmanın etkisinin ne kadar görüleceğinde.
Berlin, yapısal olarak 'solun kalesi' olarak öne çıkan bir başkent. 2023 Eyalet Seçimleri'nde merkez sağcı CDU yüzde 29'la ilk sırada yer alsa da, ikinci, üçüncü ve dördüncü sırayı sol partiler almıştı. Sosyal Demokratlar yüzde 20, Yeşiller yüzde 19, Sol Parti yüzde 12,3 oyla kentteki hakim ideolojiyi ortaya koymuştu.
AfD, 2023 seçimlerinde yüzde 9'da kalmıştı.
20 Eylül'de Berlin'de yapılacak seçimlerde ise Saksonya-Anhalt eyaletinin sonuçlarının ardından gergin bir bekleyiş hakim. AfD'nin oy oranını ne kadar artıracağı, ulusal çapta nasıl bir kırılma yarattığı merak konusu.
Son anketlere göre Sol Parti ve CDU kentte başa baş gidiyor. İki partinin de oranı yüzde 19 seviyesinde. CDU'nun kaybettiği 10 puanın 8 ila 9'unun AfD'ye gittiği tahmin ediliyor. Yeşiller ve Sosyal Demokratlar, Berlin'de AfD'nin arkasında kalmış durumda. Bu da Berlin gibi bir kent için son derece dramatik bir kırılma.
Sol Parti'nin Berlin lideri Elif Eralp
Anketlerde kıl payı önde gözüken Sol Parti'nin eyalet başbakan adayı, Türk kökenli Elif Eralp. Eralp seçimi kazanması halinde Almanya'nın ilk göçmen kökenli kadın eyalet başkanı olacak.
Eralp, Berlin'deki konut krizine dair vaadini öne çıkarıyor. Eralp, sosyal konut süresi dolup piyasa fiyatlarına geçen dairelerin kamusal denetime alınmasını ve kiraların ödenebilir seviyede tutulmasını istiyor.
Eralp, "Eyalet Ayrımcılık Karşıtı Yasası"nın (Landesantidiskriminierungsgesetz - LADG) güçlendirilmesini, kamu kurumlarında göçmenlerin temsil oranının artırılmasını ve oy hakkı kapsamının genişletilmesini savunuyor.
Eralp aynı zamanda Berlin'de 5 yılını dolduran herkesin vatandaş olabilme hakkına erişmesini istiyor. AfD ile en ayrışan vaatlerden biri bu olurken Eralp, herhangi bir partinin AfD ile en küçük bir noktada yan yana gelmesini bile kabul edilemez buluyor.
CDU'nun adayı Stefan Evers
Merkez sağcı CDU'nun Berlin'deki baş adayı Stefan Evers. Aslen Paderbornlu olan Evers, Berlin'in bütçe ve borç yönetimiyle her gün ilgilenmesini gerektiren Maliye Senatörü ve Kültür Senatörü görevini yürütüyor.
Dahası, Evers'ın üçüncü bir görevi daha var; o da CDU'nun Berlin teşkilatında vekaleten parti başkanlığı yapmak. Üstelik kendisi, mevcut Belediye Başkanı Kai Wegner'in bizzat yol açtığı bir güvenilirlik krizi nedeniyle görevinden ayrılmasının ardından, partinin bu pozisyon için öne çıkan adayı konumunda.
Evers, siyasi istikrar, mali disiplin, güvenlik ve kamu hizmetlerinin ve ruhsat süreçlerinin dijitalleşmesini hızlandırmayı vaat ediyor.
AfD'nin en öndeki ismi Kristin Brinker
Almanya'nın yükselen aşırı sağının Berlin adayı, Alman politikacı Kristin Brinker.
Brinker, AfD'nin süpürdüğü odaktaki eyalet olan Saksonya-Anhalt doğumlu. Partinin kurulduğu 2013 yılından beri sıkı bir AfD üyesi.
Öğrenimini mimar olarak tamamlayıp 1990'larda Berlin'e yerleşen Brinker; sığınmacılara yönelik fonların azaltılmasını da içeren daha sıkı göç politikaları, iklim eylemlerine katı bir şekilde karşı çıkılması ve "burada uzun süredir yaşayanları" önceleyen bir sosyal konut politikası vaatlerinde bulunuyor.
Eyalette Sol Parti'nin ilk sırada çıkması durumunda hiçbir partinin AfD ile koalisyon istememesi ve CDU'nun da Sol Parti'yle koalisyona kapalı oluşu, Berlin'de geniş bir sol ittifakın ya da içinden çıkılması zor bir çözümsüzlüğün sebebi olabilir.