Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

HABERTURK.COM

Başbakan Ahmet Davutoğlu, AB Konseyi Başkanı Donald Tusk, Almanya Başbakanı Angela Merkel ve AB Komisyonu Birinci Başkan Yardımcısı Frans Timmermans ile Gaziantep'teki ziyaretlerinin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.

İşte açıklamalardan satır başları:

Ahmet Davutoğlu: Kasım ayında illegal geçen göçmen sayısı 3 bine daha sonra ise 130 civarına kadar düştü. Bazı günler hiç geçmedi. Bazı günler de 10 gibi rakamlarda kaldı. Türkiye sığınmacılar konusunda sınanacak bir ülke değildir. Hiç kimse kendi isteği dışında bir yere gönderilmedi. 3 milyar EURO'luk bir miktar söz konusuydu. Bu daha sonra 6 milyar EURO'ya çıktı. Bugün burada bunu görünür kılmak için bulunduk. Türkiye verdiği her sözü tutmuştur. Avrupa Birliği'nin bu çerçevede gerekli adımları atacağını düşündüğümü belirtmek isterim. Türkiye halkı için vize muafiyeti hayati bir konudur. Gerekli adımların atılmasını bekliyoruz. Yine Haziran ayında 33. faslın açılması için çalışmalarımız hızlandı. 

Gördüğünüz gibi AB ve Türkiye olarak ilişkilerimizi yeni bir stratejik zemine oturtmuş bulunuyoruz. Sayın Angele Merkel, en başından beri insani tavırlar sergiledi. Çok eleştirildi ama kendisine de ifade ettim tarihin altın sayfasına yazılırlar. Bugün yeni bir gündür. Bugün Suriyeli mültecilerin umut günüdür. Türkiye ve Almanya sığınmacılar için beraberdir. 

AB Konseyi Başkanı Dondal Tusk: Türkiye ile AB arasında düzensiz göçün engellenmesi açısından ortaya bir irade koyduk. Bu ziyareti bunun devamı olarak gerçekleştirdik. Mart ayında imzalanan anlaşma sonrasında yasa dışı göçlerde azalma oldu. Süreç yasadışı göçten yasal göçe evrilmeye çalışıyor.

Vize serbestisi görüşmeleri söz konusu oldu Türkiye ile AB arasında. Bu kararın alınmasında Türkiye'nin atması gereken adımlar söz konusu.

Sayın Başbakan ortaya koymuş olduğunuz liderlikten dolayı çok teşekkür ederiz. Türkiye bugün bütün dünyada mülteciler konusunda en iyi örnektir. Kimse Türkiye'ye bu konuda ders vermesin. Sizinle bu konuda işbirliği yapmaktan gurur duyuyorum. 

Angele Merkel: Türkiye-AB arasındaki anlaşmayı dikkate alarak bugün Türkiye'yi gördük. 23 Nisan'da gelmiş olmamız ayrı önemliydi. 

AB Komisyon Başkan Yardımcısı Timmermans: Biz de imzaladığımız anlaşmalara bağlı kalacağız. 

SORU-CEVAP

VİZE MUAFİYETİ VE 3 MİLYAR EURO'LUK ÖDEME

Davutoğlu: Türkiye AB'nin en büyük özelliği ahde vefadır. Bu paket hem mültecilere yardıma yönelikti hem de Türkiye-AB ilişkilerini yeni bir zemine oturtmaya yönelikti. Geri kabul anlaşması ancak vize muafiyeti ile uygulanır. Biz bunun pozitif bir yöntemle devam etmesini istiyoruz. Meclis geç vakitlere kadar çalışmalarını sürdürdü. Biz gerekli adımları atacağız. AB'nin de gerekli adımları atacağını düşünüyorum. Zaten vize muafiyeti uygulanmazsa, geri kabul anlaşması da uygulanmaz.

Tusk: Bizler taahütleri ortaya koyduğumuz projelerin değeri hakkında şunu söyleyebiliriz. Bu yaz projeler için 1 milyar EURO harcanacak. Güçlü bir şekilde bunu ortaya koyduk. 

Angele Merkel: Biz Almanya olarak bu parayı tahsis edeceğiz. Bütün üye ükelerden bu para geliyor. Türkiye'nin vize konusunda şartları yerine getirmesi gerekiyor. Biz bu konudaki anlaşmalara uyacağız. Bakanlarımız çok yakın çalışıyor. Buradaki endişeler varsa bunu da tabiki yakından takip edeceğiz. Basın özgürlüğü konusunda endişeler dile getiriliyor. Bu konuda çok sesimizin çıkmadığı söyleniyor. AB-Türkiye anlaşması karşılıklı yapılan anlaşmadır. Basın özgürlüğü konusunda konuştur. ARD muhabiri hakkındaki konuyu konuştuk. Burada hemen hemfikir olmamız son konusu değil ama bu görüşmeler bizi ileri götürdü. Basın özgürlüğü bizim için önemlidir.

Davutoğlu: Bize dışardan ve tepeden bakılmasını istemeyiz. Her bir araya gelişimizde karşılıklı kaygılarımızı paylaşıyoruz. Türkiye son 2 yılda 4 büyük seçim yaşadı. Bir çok basın organı son seçimlerde dahi bize eleştirilerde bulundu. Hepimiz buna saygı duyacağız. Son olarak Kahire'den gelen bir basın mensubu konusunun tehkit edilmesini istedim. Gazeteci olara müracat etmemiş. Bu olaylarda hareketle Türkiye'de basın özgürlüğü üzerinde konuşulmasını doğru bulmam. Aynı şekilde bende dostlarıma Avrupa'daki ırkçı söylemlerin artması konusunda endişelerimi paylaşıyorum.

Bir ülkenin Cumhurbaşkanına hakaret edilmesi kabul edilebilir mi? Aynı şekilde Almanya'da yaşayan vatandaşlarımızın aynı söylemlere muhatap olması ırkçılıktır. Benim için en asli konulardan biri basın özgürlüğüdür. Basın özgürlüğü konusunda Türkiye'nin sıkıntıya düşmesini arzu etmeyiz. 

Merkel: Elimizden gelen herşeyi yapıyoruz. Birçoğunun ülkesine dönmeyui istediğini biliyoruz. DAEŞ tarafından Kilis'e olan saldırıları biliyoruz. Bende buradaki insanların acılarını paylaşıyorum. Bu şekilde devam edemeyiz diye düşünüyorum. Almanya buradaki katkısını yapıyor. Rusya-ABD arasında burada bir çatışma var ama biz elimizden gelen her şeyi yapacağız. İnsanlar ne kadar kendilerini güvende hissederse bu tarafa o kadar az gelmeyi isteyeceklerini düşünüyorum.

Davutoğlu: 3 yıldır gündeme getirdiğimiz 'güvenli bölge' konusunda gerekli adımların atmamasını burada Suriye halkı ödüyor. Bildiğiniz gibi geçtiğimiz hafta Genelkurmay Başkanı'nında Kilis'e ziyareti oldu. Kilis'e atılan mermilerin durdurulması için gerekli adımlar atıldı. Özellikle hareketli araçlarla yapılan saldırılar söz konusu. Gerekli tüm tedbirler alınacaktır. 

Tusk: Davutoğlu'nun da söylediği gibi bizim toplantılarımızdaki daimi konulardan birisi basın özgürlüğüdür. 30 yıl kadar önce ben Kominis Hükümete karşı yasal muhalefetin lideriydim ve eleştirdiğim için hapse düşmüştüm. Değerli dostum Erdoğan'da aynı şeye muhatap oldu. Coğrafi olarak değişcek bir şey değil bu. Eleştiri ile hakaret arasındaki fark göreli olabiliyor.

SIĞINMACILARA ZİYARET

Başbakanlık otobüsü ile 4 bin 818 Suriyelinin yaşadığı tesisin girişine gelen Davutoğlu, Merkel, Tusk ve Timmermans, yöresel kıyafet giyen Suriyeli kız çocukları tarafından çiçeklerle karşılandı. Davutoğlu'na eşi Sare Davutoğlu, Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Volkan Bozkır, Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu eşlik etti.

Karşılamada Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, İçişleri Bakanı Efkan Ala ve Suriye Muhalefeti Müzakere Yüksek Kurulu Başkanı Riyad Hicap da yer aldı.

 

Davutoğlu, Merkel, Tusk ve Timmermans, Suriyeli çocuklarla basına poz verdi. Çocuklarla sohbet eden liderler, daha sonra kampa girdi. Kamp ziyareti basına kapalı gerçekleşti.

Yerli ve yabancı yaklaşık 300 gazetecinin izlediği programda, alanda "Dünyada en çok mülteciye ev sahipliği yapan ülkeye hoş geldiniz" pankartları yer aldı.

AİLE VE ÇOCUK EVİ AÇILIŞI

Merkel ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, aile ve çocuk evinin açılışını gerçekleştirdi. İki lider daha sonra açtıkları merkezi gezdi, çocuklara hediyeler verdi.