El Nino enerji piyasalarında talep ve üretim dengesini etkiliyor
Güçlenen El Nino iklim olayının neden olduğu sıcak ve kuru hava koşulları küresel elektrik talebini yükseltirken, yenilenebilir enerji kapasitesindeki artışın üretim kayıplarını dengelemede önemli rol oynayabileceği öngörülüyor
ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi, bu yıl sonuna kadar ve 2027 başında "çok güçlü" bir El Nino görülme olasılığının yüzde 90'ın üzerinde olduğunu kaydediyor.
El Nino'nun sıcaklık, yağış ve rüzgar düzenlerinde oluşturduğu değişiklikler enerji piyasalarında talep, üretim ve ticaret dengelerini farklı şekillerde etkileyebiliyor. Sıcaklıkların yükselmesiyle klima ve diğer soğutma sistemlerinin daha fazla kullanılması, elektrik tüketimini artırarak El Nino'nun enerji sistemleri üzerindeki doğrudan etkilerinden biri olarak öne çıkıyor.
Uluslararası Enerji Ajansına (IEA) göre küresel elektrik talebi, bu yıl geçen yıla göre yüzde 3,6, 2027'de ise yüzde 3,8 büyüyecek. IEA, beklenenden daha güçlü El Nino'nun bazı bölgelerde soğutma ihtiyacını artırarak elektrik tüketimini mevcut tahminlerin üzerine taşıyabileceğine işaret ediyor.
IEA'ya göre, dünyada binaların soğutulması için kullanılan elektrik miktarı 2015'ten bu yana yüzde 50 artarak yaklaşık 2 bin 900 teravatsaate ulaştı. Bu büyüklük, yüksek sıcaklıkların soğutma talebi üzerinden elektrik sistemlerine oluşturabileceği ilave yüke dikkati çekiyor.
El Nino güneş üretimini artırabilir
Rüzgar ve güneş enerjisi üretimi, El Nino'nun atmosferik basınç, bulutluluk ve rüzgar düzenleri üzerindeki etkilerinin bölgelere göre değişmesiyle farklı düzeyde etkileniyor.
Enerji ve emtia piyasaları veri ve analiz şirketi ICIS'in projeksiyonuna göre, El Nino kaynaklı sıcaklık artışının bazı bölgelerde güneş enerjisi üretimini artırabileceği öngörülüyor. Avrupa'da güneş enerjisi üretiminin bu yılın üçüncü çeyreğinde normal hava koşullarına kıyasla yüzde 1,1 ila yüzde 2,1 artması bekleniyor.
Başka bölgelerde ise El Nino'nun güneş radyasyonunu azaltarak verimliliği düşürebileceği tahmin ediliyor. Güçlü El Nino koşullarının atmosferik dolaşımı değiştirerek bazı bölgelerde ise rüzgar hızlarını ve buna bağlı olarak rüzgar enerjisi üretimini azaltabileceği öngörülüyor. ICIS, Avrupa'da rüzgar üretiminde 2027'nin ilk çeyreğinde normal dönemlere göre yüzde 9,8 düşüş olabileceğini hesaplıyor.
Kuraklık sebebiyle yağış miktarı, nehir akımları ve rezervuar seviyelerindeki değişimler hidroelektrik üretimini olumsuz yönde etkiliyor. Sıcak ve kuru koşulların güçlenmesi halinde hidroelektrik üretiminin gerileyebileceği belirtiliyor. Uluslararası Enerji Ajansı, güçlü El Nino koşullarının gelecek dönemde Latin Amerika ve Güneydoğu Asya'nın bazı bölgelerinde hidroelektrik üretimini baskılayabileceğine işaret ediyor.
El Nino'nun elektrik talebi ve üretim üzerindeki etkileri doğal gaz ve LNG piyasalarına da yansıyabiliyor. Hidroelektrik üretiminin gerilemesi halinde elektrik talebinin karşılanması için doğal gaz ve kömür santrallerinin daha fazla devreye alınması gerekebileceği, bunun da fosil yakıtlara talebi artırabileceği değerlendiriliyor.
ICIS'e göre, El Nino kaynaklı sıcak yaz koşullarının üçüncü çeyrekte Asya'nın sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) talebini yaklaşık 1,6 milyon ton artırabileceği hesaplanıyor. Bu miktar, aynı dönemde Asya LNG talebinde yaklaşık yüzde 2,5'lik ilave talebe karşılık geliyor.
El Nino'nun etkileri enerji ticaretine uzanıyor
El Nino'nun enerji piyasalarındaki etkilerinin bir diğer boyutu küresel enerji taşımacılığında görülüyor.
Panama Kanalı'ndaki gemi geçişleri, kanal havzasındaki yağış miktarı ve su rezervleriyle yakından bağlantılı bulunuyor. Kanalın kilit sisteminin gemilerin geçişi sırasında tatlı su kullanması nedeniyle rezervuar seviyelerindeki düşüş günlük geçiş kapasitesinin sınırlandırılmasına yol açabiliyor.
Panama Kanalı İdaresi, havzadaki yağışların beklentilerin altında kalması nedeniyle su tasarrufuna yönelik tedbirleri sürdürüyor. Bu kapsamda, 3 Eylül'den itibaren Neopanamax kilitlerinde günlük geçiş kontenjanı 9'a, Panamax kilitlerinde ise 25'e düşürüldü. Panamax geçiş kontenjanının 15 Eylül'den itibaren günlük 23'e indirilmesi planlanıyor.
Kanaldaki geçiş kısıtlamalarının enerji kargolarını da etkileyebileceği değerlendiriliyor.
Maden