Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

 Esen EVRAN/GAZETE HABERTÜRK

Recaizade Mahmud Ekrem’in, Türk edebiyatının ilk realist roman örneği olarak kabul edilen Araba Sevdası’nı yazmasının üzerinden tam 118 yıl geçti. Bugün artık bu sevdadan vazgeçmeyi konuşuyoruz.

Renault Mais Genel Müdürü İbrahim Aybar, otomobil talebi üzerine sohbet ederken, bireysel satışların toplam satışlar içindeki payının yüzde 25’e düştüğünü söyledi. “Sadece 5 yıl önce, bu oran tam tersiydi, yani bireysel talep toplam satışın yüzde 75’ine denkti” dedi.

Peki ne oluyor da insanlar otomobil sahibi olmayı artık bir tutku olarak görmüyor?

İbrahim Aybar’ın yorumu şu:

“Aslında bu oranlar gelişmiş ülkelerdeki rasyolara uygun. İnsanlar artık otomobili bir yatırım aracı olarak görmüyor, ulaşım aracı olarak görüyor. Bana göre doğal bir gelişme bu. İnsanların gelir düzeyi arttıkça, otomobilleri kullanabilme imkânları çoğaldıkça bu trend sürecek. Tüketici şu mesajı veriyor, ‘Ben ihtiyacım olduğu zaman otomobili alırım, ihtiyacım bittiğinde bırakırım. Kullanmadığım, otoparkta duracak bir otomobile yatırım yapmak istemem.’ Haklılar da bunun sigortası var, bakımı var, saklama derdi var, değerinin düşmesi var.”

Peki rent a car (araç kiralama) firmalarının durumu ne?

Orada da rakamlar bu trendi doğruluyor. Beş yıl önce piyasada 90 bin araçlık bir filo varken bu sayı bugün 400 bine doğru yaklaşıyor.

Bir de genç kuşağın taleplerine bakmak gerek ki, bu da önümüzdeki yıllarda bireysel otomobil talebinin daha da düşeceğine işaret ediyor. 2010 yılında London School of Economics’te yapılan bir araştırmada, gençlere ‘Sizin olmazsa olmazınız nedir?’ diye sorulmuş. Gençlerin yüzde 97’si ‘akıllı telefon’, yüzde 94’ü ‘hızlı internet’ cevabını vermiş. Yüzde 64’ü de ‘otomobil’ demiş. Bundan sadece 5 yıl sonra, 2015’te yapılan bir araştırmanın sonuçlarına bakalım bir de.

KPMG’nin araştırmasında 18-25 yaş grubu ehliyetli gençlerin otomobil sahibi olma arzuları ortaya konmuş. Ve oran bu kez yüzde 46’ya düşmüş. Gençler, bu sorumluluğu almak yerine yine sıraladığımız nedenlerde, gerekirse otomobil kiralayacaklarını ama satın almak istemediklerini söylemişler.

YENİLEME HIZI ARTTI

İbrahim Aybar toplam satıştaki filo payının yükselmesiyle birlikte otomobil yenileme hızının da arttığını söylüyor. Çünkü tüketici otomobilini yaklaşık 5 yılda bir yenilerken, kiralama şirketlerinde bu hız 1 yıla düşüyor. Bu da otomobil şirketlerinin satış hızını artırıyor. Aybar, “Geçen yıl Türkiye’de toplam 968 bin araç satıldı. Bu yıl 1 milyona ulaşacak. Yenileme hızını otomobillerdeki teknolojinin hızla değişmesi de artırıyor” diyor. 

HER GÜN İÇİN AYRIBİR ARAÇ TEKLİFİYLEBİZE GELİYORLAR

Renault, filo satışında yüzde 30 ile pazar lideri. İbrahim Aybar, “Pazar ikincisi ile aramızda yarı yarıya fark var” derken, “Arızası olmayan ve son derece ekonomik işletme şartları ortaya koyan bir şirketiz. Yerli üretici olmamızın da avantajı bu” diye ekledi. Aybar, “rent a car şirketlerinin yeni iş yapma şekillerini de şöyle anlattı:

“Sizin haftalık iş programınızı alıyorlar. Diyelim ki bugün şehirde bir otelde toplantıdasınız, ertesi gün kısa mesafeli bir yerde işiniz var, hafta sonunda trekking’e gideceksiniz. Bunlara göre 3-4 değişik çeşitte otomobil öneriyor. Siz bu şekilde her gün farklı bir otomobil kullanmış oluyorsunuz. Şirketler bunu gider de gösteriyor, büyük bir kolaylık.”

LİSELİ ÖĞRENCİLER YOL GÜVENLİĞİ İÇİN YARIŞTAYDI

Geçtiğimiz hafta bizi Renault Mais Genel Müdürü İbrahim Aybar ile bir araya getiren, şirketin düzenlediği liselerarası bir yarışmaydı. “Sizin Fikriniz Sizin Projeniz” yarışmasının jürisine davet edildiğimde itiraf edeyim, çok daha çocukça, amatörce projeler bekliyordum. Gençlerin hayal güçleri bir yana, bunu eyleme dökme ve ete kemiğe büründürme kararlılıkları, sadece beni değil, tüm jüriyi etkiledi.



Bugüne kadar 10 bini aşkın liseli genç, yol güvenliği konusunda fikir geliştirdi, bunların uygulanmasına yönelik çözümler üretti. Bu yılın yarışmasında ilk 3’e giren öğrenciler, törenle ödüllerini aldı.

 

HEM FİKİR HEM UYGULANABİLİRLİK

Renault, Türkiye Trafik Kazalarını Önleme Derneği ve İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğü’nün işbirliğiyle düzenlenen yarışmaya katılan liseli gençlerin sadece fikirleri değil, uygulama başarıları da yarıştı.

İstanbul’da bir grup liseli genç, şarkı besteleyip, buna animasyonlu klip hazırlayıp, küçük çocuklarla paylaştı. Bir grup da Tarihi Yarımada’da bir bisiklet yolu ağı tasarladı, okul yolunda bisikleti yaygınlaştırmanın yolunu aradı. Bir başka grup ise görme engelli yayalar için ayrılan sarı şeritli alanlara dikkat çekmek için kampanya yaptı.

Bugüne kadar 10 bini aşkın liseli genci yol güvenliği konusunda harekete geçiren yarışmanın 2016 Birincisi “Dikkatli Afacanlar” adlı Projesiyle Füsun Yönder Anadolu Lisesi, 10A sınıfı oldu.

İkinciliğe “Tarihi Yarımada’ya Bisiklet Yolu Ağı” projesiyle Fatih Atatürk Çağdaş Yaşam Çok Programlı Anadolu Lisesi, 10AB sınıfı, üçüncülüğe ise “Daha Engelsiz Bir Trafik İçin Sarı Çizgi Avcıları” projesiyle Beykoz Anadolu Lisesi, 10E sınıfı layık görüldü.

Birinci gelen grup, Fransa’ya gidecek ve burada çeşitli etkinliklerde yer alacak.

2010 yılında otomobil sahibi olmak isteyen gençlerin oran: Yüzde 64

2015 yılında yapılan başka bir araştırmayla bu oran düştü: Yüzde 46

Gençler için artık olmazsa olmaz tek birşey var: Akıllı telefon Yüzde 97

İkinci sıradaki önemli şey de bu telefonu etkin kullanabilmeleri için hızlı internet: Yüzde 94