Alman Parmağı
Hakan Özenen yazdı...
Gündemden uzaklaşmayalım. Madem ki Alman parmağı arıyoruz, herkes bulduğunu paylaşsın.
Ben bugün otomotiv pazarımız ve sanayimizi ilgilendirenleri anlatacağım size!
Birincisi yıllardır haberlerini yaptığım ‘grey market’le ilgili. Maliye Bakanlığı bu isimle anılan ithalatçıların ağırlıklı olarak Almanya’dan ithal ettikleri, tamamı bu ülkede trafiğe kaydedilmiş ve teknik olarak ‘ikinci el’ olmuş lüks-süper lüks otomobillerin bu yetmezmiş gibi bir de neredeyse hiç ÖTV ödenmeden satılmasının önüne geçti ve ÖTV matrahının, KDV matrahından daha düşük olmaması gerektiğini belirtti ve bunu geçtiğimiz günlerde uygulamaya koydu.
Bu ilk bakışta olumlu bir gelişmeydi. Ancak bu uygulama resmi ithalatçıları da bağladığından, özellikle büyük indirimlerle filo satışları yapan markaları ayağından vurdu. Sadece bununla da kalmadı, uygulamanın birinci haftasında, rekabetin ana unsurlarından biri olan ‘maliyet fiyatının gizliliği’ ortadan kalktı ve her marka diğerinin aracının kaça mal olduğunu, ÖTV ve KDV miktarlarını satış fiyatından düşerek hesaplayıverdi.
Aslında Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın çözmesi gereken bir işi, Maliye Bakanlığı çözmeye kalkışınca üç beş kurunun yanında, yaşlar da çatır çatır yandı.
Yapılması gereken yurtdışında teknik olarak dahi olsa trafiğe kaydedilen araçlar Türkiye’ye ithal edilemez hükmünü çalıştırıp, meseleyi kökünden çözmekken, konu daha da karmaşık hale getirildi.
Bu araçların çok büyük bir çoğunluğu Almanya’dan geldiğine göre, alın size bir Alman parmağı!
Geçen hafta Türkiye’de kimsenin dikkatini çekmediğine emin olduğum bir Alman parmağı daha otomotiv sektörümüzü tehdit etti.
Ama önce şu bizim elektrikli araç maceramızı hatırlayalım.
Türkiye’nin kendi otomobil markasını yaratmak üzere harekete geçtiği, seyahatler yapıldığı, gelinler alınıp, düğün-derneklerin yapıldığı tarihlerde, bir de Otomotiv Sanayi Strateji Belgesi hazırlanmıştı. Belgeden uzun süredir kimse söz etmediği için böyle anlatıyorum. Bu belgede Türkiye’nin henüz emekleme safhasında bile olmayan elektrikli araçlar konusunda pozisyon alması halinde, yarışa eşit şartlarda başlayacağı ve bunun ülke için büyük bir şans olduğu belirtilmişti.
Sonra ne olduğuysa hem belge, hem de elektrikli araçlarla ilgili bu hedef ütülenip, naftalinlenip rafa kalktı.
Peki, geçen hafta ne oldu? Alman Otomotiv Sanayi Derneği Başkanı Matthias Wissman çıktı ve sadece Almanya’da 2014 yılında 16 yeni elekrikli araç modelinin pazara çıkacağını duyurdu. Üstelik 2020 yılına kadar sadece Almanya’da yollardaki elektrikli araç sayısının 1 milyon adeti bulacağını söyledi. E hani biz elektrikli araçların yaygınlaşması için köprünün altından çok sular akması gerekir diyenlerin aksine, bu fırsatı önce görmüştük?
Alın size bir Alman parmağı daha! Hep dış mihrak, hep dış mihrak...
Maden