Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) Rektörü Prof. Dr. Ali Sürmen, yerli otomobil konusu ve otomotiv dünyasının geleceğine ilikin ilginç tespitlerde bulundu.



Otomobil üretiminde Türkiye'nin geç kaldığını savunan Sürmen, "Yerli otomobili, bugün bildiğimiz klasik araçların meydanda olup olmayacağını düşünerek ileriye yönelik yapmalıyız. Bundan sonra bir yerli otomobil yapılsa dahi bu yapılan otomobilin yurtiçi ve dışında nasıl alıcı bulabileceğini, nasıl rekabetçi olabileceğini ve tutulup tutulmayacağını düşünmemiz lazım. Onun için bu günün otomobilleri ve ulaşım stratejilerinden daha ileriye bakıp 40-50 yıl sonrasının ihtiyaçlarını hayal ederek yola çıkmakta fayda var. 40-50 yıl sonraki araçlar elektrikli olacak" diye konuştu. Bu durumun 'kaçınılmaz' olduğunu savunan Sürmen, "Bazı ara ürünler var. Hibrit otomobillerin çok yaygın olacağını düşünmüyorum. Direkt olarak elektrikli otomobiller yaygın olacak. Bir şarjla uzun kilometre gidebilecek teknolojili sistemler olabilirse 40-50 yıl sonrasının araçları kesinlikle elektrikli otomobiller olacak" diye konuştu.

Ali Sürmen, elektrikli otomobil derken aslında "elektrikli taşıyıcı güç sistemi"ni kastettiğini söyledi. Şu anda kullanılan otomobillerin ağırlığının ortalama 1.200 kilogram olduğu bilgisini veren Sürmen, "Bu sistem, 1.200 kiloluk aracı mı taşıyacak? Bu kavramın değişmesi lazım. Aynı enerji kapasitesine sahip aküyü daha küçük araçlar için kullanırsak menzilimizi artırabiliriz. Akü teknolojisini geliştirip menzili artırmanın ötesinde araçları küçülterek menzili artırma cihetine gitmeliyiz. Kanaatimce 40-50 yıl sonra artık 1-2 kişilik, 'karınca' gibi araçlar yaygın olacak" diye konuştu.

İNSANLAR OTOMOBİLİN İÇİNDE KAYBOLUYOR
Sürmen, şu anda trafiğe bakıldığında, 1.200 kilogramlık büyük araçları, içlerinde kaybolmuş 50-60 kilogram ağırlığında minyon tipli insanların kullandığını vurguladı. Bunun doğru olmadığını ifade eden Sürmen, "Bu yazık değil mi? Araba kendini taşıyor. Kendini taşıyan araba olmamalı. Dolayısıyla ufukta görünen; tek veya iki kişilik araçlar. Biraz araştırma yapılırsa dünyada otomobil devlerinin buna yöneldiği görülebilir. Buna dair birçok prototip ürün geliştiriliyor" diye konuştu.

İhtisasını makine mühendisliği ve otomotiv alanlarında yapan Sürmen, yerli otomobil üretimi konusunda "babayiğit"ler çıktığına dair haberler okuduğunu ve bu gelişmelerden memnuniyet duyduğunu da belirtti. Türkiye'nin, otomotiv teknolojilerinde gelinen noktada yeterli düzeyde olduğunu belirten Sürmen, planlanan yerli otomobil tasarımı için 20-30 yıl sonra otomotiv ve taşımacılığın hangi konseptlerle gerçekleşeceğine dikkat edilmesi gerektiğini vurguladı.

TÜRKİYE GEÇ Mİ KALDI?
Otomobil üretiminde Türkiye'nin geç kaldığını savunan Sürmen, şöyle devam etti: "Yerli otomobili, bugün bildiğimiz klasik araçların meydanda olup olmayacağını düşünerek ileriye yönelik yapmalıyız. Bundan sonra bir yerli otomobil yapılsa dahi bu yapılan otomobilin yurt içi ve dışında nasıl alıcı bulabileceğini, nasıl rekabetçi olabileceğini ve tutulup tutulmayacağını düşünmemiz lazım. Onun için bu günün otomobilleri ve ulaşım stratejilerinden daha ileriye bakıp 40-50 yıl sonrasının ihtiyaçlarını hayal ederek yola çıkmakta fayda var. 40-50 yıl sonraki araçlar elektrikli olacak. Bunu kaçınılmaz buluyorum. Bazı ara ürünler var. Hibrit otomobillerin çok yaygın olacağını düşünmüyorum. Direkt olarak elektrikli otomobiller yaygın olacak. Bir şarjla uzun kilometre gidebilecek teknolojili sistemler olabilirse 40-50 yıl sonrasının araçları kesinlikle elektrikli otomobiller olacak."

1881 -
1938