Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması
Mehmet Çalışkan

Fahriye Evcen, o günlerde 7 yaşındaydı.
Akşamları elektrik kesik olmadığı halde neden karanlıkta oturduklarını anlamıyor, bu konuda sorduğu sorulara tatmin edici bir cevap alamıyordu.

Evlerinin ışıklarını açmıyorlardı. Çünkü aralarında üç akranının da olduğu komşuları Gürsün İnce, Hatice Genç, Hülya Genç, Saime Genç ile Gülistan Öztürk, 29 Mayıs 1993'te Neo Naziler tarafından evlerinin ateşe verilmesiyle ırkçılığın kurbanı olmuştu.

Evcen Ailesi de Solingen'deki her gurbetçi gibi ırkçı saldırıya uğrama endişesi taşıyor, dikkat çekmemek için yokları oynuyordu.
Çocukluğunu ırkçı saldırı tehdidinin travmasıyla geçiren Fahriye Evcen, üniversite öğrenimini Düsseldorf Heinrich-Heine Üniversitesi Sosyoloji Bölümü'nde görmeye başladı.
Bir yandan da amatör olarak tiyatroyla ilgileniyor, konservatuvar eğitimi almanın planlarını yapıyordu.

Belki de;
Sosyoloji üzerine akademik bir kariyer yapacaktı.
Devlet kurumlarında görev alacaktı.
Özel sektörde, Ar-Ge, insan Kaynakları, halkla İlişkiler ve tanıtım bölümlerinin birinde çalışacaktı.
Formasyon dersi alarak felsefe grubu öğretmeni olacaktı.
Belki de bu işlerden hiç birini yapmayacak konservatuvar eğitimi aldıktan sonra profesyonel oyunculuğa Almanya'da başlayacaktı.

Fahriye Evcen, 2018'de Solingen'de UNICEF işbirliğiyle çocuklarla etkinlik yaptı.

O yaz, Evcen Ailesi tatil için İstanbul'a geldi.
19 yaşındaki Fahriye Evcen, seyirci olarak Oya Aydoğan'ın TV programına katıldı.
Oya Aydoğan'ın öyle dikkatini çekmişti ki sanki herkes karanlıktaydı da Fahriye Evcen'in üzerinde bir spot ışığı vardı.

Oya Aydoğan, Fahriye Evcen'i önce sahneye çıkarıp sohbet etti, program sonrasında da kulise çağırdı.  
Fahriye Evcen'de bir pırıltı gören yılların Oya Aydoğan'ı 'Oyuncu olmak ister misin?' dedi. Zaten oyuncu olmak istediğini öğrenince de telefon numarasını aldı.
Vedalaştılar.

Oya Aydoğan, birkaç gün sonra yapımcı İbrahim Mertoğlu'nu arayarak Fahriye Evcen'i methetti. Bunun üzerine Mertoğlu, Evcen'i arayıp 'Asla Unutma' dizisi için teklifte bulundu.
Hızlı gelişen olayların şaşkınlığını yaşayan Fahriye Evcen, Almanya'daki kurulu düzenini bozup Türkiye'ye yerleşmek istemediği için o anda teklifi reddetti.
Sonraki birkaç gün içinde "Zaten oyuncu olmak istiyorum. Neden başlangıcı Türkiye'de yapmayayım ki? Oyunculuğa Türkiye'de başlar sonra Almanya'ya taşırım" şeklindeki düşüncesiyle İbrahim Mertoğlu'nu arayarak 'Teklifi kabul ediyorum' dedi.
Hemen akabinde de Hülya Koçyiğit, Göksel Arsoy, Ediz Hun ve Serap Sağlar'ın başrollerini paylaştığı 'Asla Unutma' ile ilk profesyonel oyunculuk deneyimini yaşadı.

İbrahim Mertoğlu'nun Fahriye Evcen'e teklifte bulunmasının nedeni sırf sevdiği, saydığı Oya Aydoğan'ın ricasını kırmamak için miydi? Yoksa Oya Aydoğan'ın öngörüsüne mi güvenmişti?
Oyunculuğun rica minnetle yapılacak bir iş olmadığını yılların Oya Aydoğan'ı bilmeyecek de kim bilecekti?
Üstelik Fahriye Evcen ne akrabasıydı ne de eşi - dostu.
TV programını izlemeye gelenlerden biriydi. Program sonrasında bir daha görmeyecekti.
Üstelik daha önce hiç böyle bir ricada bulunmamıştı.

Her ne kadar oyunculuğa sektörde hatırı sayılır birinin tavsiyesi üzerine başlamış olsa da ilk deneyiminde aslında oldukça dezavantajlıydı.
Oyunculuğu Yeşilçam'ın efsane isimleri arasında sönük kalabilirdi. Hem bu nedenden hem de diziye sonradan dahil olmaktan dolayı izleyicilerin dikkatini çekmeyebilirdi.

Aslında az biraz öyle oldu.
'Asla Unutma', Fahriye Evcen'i parlatacak bir dizi değildi. Belki pırıltı emareleri görüldü ama izleyicilerde yeterince etki bırakmadı.

Oya Aydoğan, Fahrive Evcen için ikinci kez devreye girdi.
Ümit Efekan, 'Hasret' dizisi için Fatma Girik'e eşlik edecek oyuncu kadrosunu kurmak üzere harıl harıl çalışırken 'Songül' karakterini hangi oyuncunun canlandıracağı konusunda kararsız kaldı. Efekan, 'Songül' için Açelya Akkoyun ile Ceyda Düvenci arasında bir seçim yapmak için uğraşırken Oya Aydoğan aradı; "Fahriye diye bir kız var. Ne olur onu oynat. Fiziği güzel, değişik bir tipi var." Ümit Efekan, "Oya bana bunu söylüyorsa tamamdır o iş. Sonuçta yılların Oya Aydoğan'ı. Çok güzel görür Oya" düşüncesiyle rolü Fahriye Evcen'e verdi.
Açelya Akkoyunlu ile Ceyda Düvenci'yi de başka rollere yönlendirdi.

Fahriye Evcen, 'Hasret'te 'Asla Unutma'daki dezavantajlara sahip değildi.
Diziye en başından dahil olmuştu ve rolünün büyüklüğü nedeniyle yeteneğini gözler önüne sereceği alan bir hayli fazlaydı.
İzleyicilerin dikkatini çekmesiyle sektörde adı duyulmaya başlayan Fahriye Evcen için 'Yaprak Dökümü' ise geleceğini belirleyen bir yapım olacaktı.
Bu kez hiç kimse kendisini tavsiye etmedi.  
'Hasret'te oyunculuk kumaşının kalitesini gören yapımcı Kerem Çatay ile yönetmen Mesude Erarslan'ın ortak kararıyla 'Necla'yı canlandırması için kadroya dahil edildi.

Oya Aydoğan'ın güzelliği ve farklı bir aurası olduğu için oyunculuk adına bir yol açmaya uğraştığı Fahriye Evcen için 'Yaprak Dökümü' tam bir 'Olmak veya olmamak' yapımıydı.
Reşat Nuri Güntekin'in romanından uyarlanan dizi, hikâyesi gereği bünyesinde birçok ana karakteri barındırıyordu.
Hiçbir karakterin hikâyesi, bir diğerinden ne daha az ne de daha fazlaydı. Her karakteri canlandıran oyuncunun sorumluluğu herkesle aynı ölçüdeydi.
Başka bir ifadeyle dizinin kadrosu Şampiyonlar Ligi kıvamında olduğu için izleyicilerin gözü, dikkati her karakterin üzerinde bir hayli fazlaydı.

İzleyicilerin beğenisi her oyuncuyu olabildiğince yükseltecek, tam tersi durumda ise olabildiğince alçaltacağı için kadronun içinde eriyip gitme riski oldukça yüksek olacaktı. 
Fahriye Evcen, izleyicinin karşısına sahip olduğu yeteneği önceki dizilerde eşlik ettiği Yeşilçam'ın efsane oyuncularından öğrendikleriyle harmanlayarak çıktı. Günün sonunda Fahriye Evcen, 'Necla' ile döneminin imza işlerinden biri olan 'Yaprak Dökümü'ne damgasını vurdu. 'Necla'nın da seçkin oyunculardan oluşan kadronun da ağırlığı altında ezilmeyerek oyuncu kumaşını iyiden iyiye gözler önüne serdi.

Fahriye Evcen, Düsseldorf Heinrich-Heine Üniversitesi Sosyoloji Bölümü'ndeki kaydını dondurmuştu ama görünen o ki oyunculuk kariyeri uzun soluklu olacak, Almanya'daki öğrenimine devam edemeyecekti.
Bu nedenle Boğaziçi Üniversitesi Tarih Bölümü'ne girerek öğrenimine İstanbul'da devam eden Fahriye Evcen'in 'Necla' ile bıraktığı etki sinema kariyerini de başlattı. 

Fahriye Evcen, 2007'den evlenip anne olma sürecinin başladığı 2017'ye kadar olan 10 yıllık periyotta beyazperdeye 'psikolojik dram', 'romantik komedi', 'dram' ve 'romantik' türündeki 7 filmi toplamda 5.110.647 kişi tarafından izlendi.
'Çalıkuşu' dizisi ve 'Evim Sensin', 'Aşk Sana Benzer' ile 'Sonsuz Aşk' filmleriyle 7 ödül kazanan Fahriye Evcen, 2017'de ABD'deki bir internet istesinin açtığı 'Dünyanın En Güzel 30 Kadını' oylamasında, aralarında Gigi Hadid, Emma Watson, Adriana Lima, Hillary Clinton ve Angelina Jolie'nin de bulunduğu listede 9'uncu sırada yer aldı.

YARIN: Necati Şaşmaz