HABERTURK.COM
1993'te helikopterin henüz aydınlanmayan bir biçimde düşmesi sonucu yaşamını yitiren dönemin Jandarma Komutanı Orgeneral Eşref Bitlis'in oğlu Tarık Bitlis, babasının zaman aşımına giren dava dosyasıyla ilgili ayrıntıları Teke Tek programında Fatih Altaylı'ya anlattı.
Bitlis kazadan sonra yaşananlar hakkında şöyle konuştu:
Ben kaza günü İstanbul'daydım. Normalde fizyoterapistim, hastalarımla uğraşıyordum. O sırada bir telefon geldi. O anda bir terslik olduğunu anladım. Televizyonu açtım, bir generalin vefat ettiği haberi geçiyordu. Necati Özgen paşa da uçakta zannedilmiş. Annemle buluşarak Ankara'ya geçtik. İlk anda böyle bir şeyi düşünemedim. Şok bir şeydi. Ani ölümler insanı sarsıyor. Hiçbir zaman aklımın ucundan böyle bir şey soramadım. Nedenini bile soramadım. Direk aklıma annem geldi.
ABD UÇAKLARI HELİKOPTERİ TACİZ ETMİŞTİ
Ne olacağız gibi herhangi bir konu evde hiç konuşulmazdı. Ben kendi işimle uğraşıyorum, rahmetli kendi işinde çalışıyor. İnsanlar yaptığı işin tehlikelerini düşünmüyorlar. Babam Kıbrıs Harekatı'nda tümen, alay komutanlığı yapmıştı. Kendisi de böyle bir şey hissetmemişti. Dediğim gibi aklımın ucundan böyle bir şey geçmedi. Bir şey olacaksa zaten olur duygusu hep hakimdi. Uçağa taciz olduğu zaman bile evde böyle bir şey konuşulmadı. Vefatından 1 ay evvel bindiği helikopterin ABD uçakları tarafından taciz edilmesi olayı yaşandı.
O DÖNEMİN BÜROKRATLARI BİLMELİDİRLER
O dönemde İranlı yetkililer Türkiye'ye geldiler. Daha sonra Suriye'ye gidildi. O toplantılara rahmetli Eşref Bitlis, kurulda üye olarak katılmıştı. Orada neler konuşulduğu hakkında o dönemin bürokratlarının net bir bilgi sahibi olması gerekir.
RAPORDA ABD'NİN PKK'YA YARDIMI VARDI
Rahmetli babamın Cumhurbaşkanı ile olan ilişkisi, Jandarma Komutanı'nın Cumhurbaşkanı ile ilişkisi neyse oydu. Cumhurbaşkanı ile kuvvet komutanı arasındaki ilişkiler Türkiye cumhuriyeti'nin güttüğü politika kapsamı içindedir. Özellikle rahmetlinin, sonradan basında çıkan oy verdiği rapor çok önemli. Özal ile aynı yolda mıydılar, o raporda madde madde zamanın Çevik Güç'ün PKK'ya yaptığı yardımlar anlatılıyordu. O raporda bölge halkının zarar gördüğü belirtiliyordu. Orada ABD'nin yaptığı yardımı ispatlayan görüşüyle, gütmek istediği politikayla çelişiyor gibi geliyor bana.