5. Dünya Su Forumu'nda Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, "Gelecek nesillerin ve bizimle aynı olanaklara sahip olmayan milletlerin mutluluk ve refahını da gözetmekle mükellefiz. Geçmişte 'çevreci' olup olmamak bir siyasi tercih olarak algılanırken bugün artık hepimiz çevreci olmak zorundayız. Küresel sorunlara küresel cevaplar gerekecektir" dedi.

ŞÜKRAN ÖZÇAKMAK / İSTANBUL (AHT)

İstanbul'da düzenlenen 5. Dünya Su Forumu, Sütlüce Kongre ve Kültür Merkezi'nde başladı. 29 bin 273 kişinin katılım için başvurduğu Forum'a 23 bin 273 kişi kabul edildi.

"?Suyun Ticarileşmesine Hayır" diyen yaklaşık 50 çevrecinin protestosuyla başlayan Forum'da konuşan devlet başkanları ve temsilcileri, 2025 yılında Dünya'nın üçte ikisinin su stresi altında yaşayacağına, suyun korunmasının ve yönetilmesinin küresel bir sorun olduğuna, iyi yönetilmemesi halinde yoksulluk ve açlığın önüne geçilemeyeceğine dikkat çekti.

"Medeniyetler Başkenti İstanbul'da 24 saat" konulu kısa filmin ardından Forum, Dünya Su Forumu Genel Sekreteri Prof. Dr. Oktay Tabasaran'ın konuşmasıyla başladı. Forumda sırasıyla Dünya Su Konseyi Başkanı Loic Fouhon, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, Meksika Ulusal Su Komisyonu Genel Müdürü Jose Luis Luege Tamargo, BM Genel Sekreter yardımcısı Sha Zukang, Fas Başbakanı Abbas El Fassi, Japonya Veliaht Prensi Altesleri Naruhito Kotaishi ve Cumhurbaşkanı Abdullah Gül konuştu.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, "Devlet adamlarının ve yöneticilerinin görevi yalnızca kendi milletlerinin ve bugünkü nesillerin mutluluk ve refahını düşünmek olmamalıdır. Gelecek nesillerin ve bizimle aynı olanaklara sahip olmayan milletlerin mutluluk ve refahını da gözetmekle mükellefiz. Geçmişte ?çevreci' olup olmamak bir siyasi tercih olarak algılanırken bugün artık hepimiz çevreci olmak zorundayız. Küresel sorunlara küresel cevaplar gerekecektir" dedi.

Dünyadaki yaklaşık 1 milyar insanın temiz ve sağlıklı içme suyundan mahrum olduğunu ifade eden Gül, suyun önemine şöyle değindi:

"Sanayileşmiş, ekonomik gelişmesini tamamlamış ülkelerde kişi başına ortalama günde 266 litre su tüketilirken, örneğin Afrika ortalaması 67 litre, Asya ortalaması 158, Latin Amerika ortalaması ise 184 litredir. Mu sıkıntısı yaşayan ülkeler arasında yer alan Türkiye'de kişi başına günde 111 litre su tüketilmektedir. Su, sürdürülebilir kalkınmanın en önemli itici güçlerinden biridir. Su olmadan fakirlik, açlık ve hastalıklarla mücadele edemeyiz. Yedi milyara yakın insanın gıda güvenliğinin temini için tarımsal faaliyetlere yeterli miktarda su tahsis etmek durumundayız. Dolayısıyla su yalnızca hayat değil aynı zamanda medeniyettir. İki buçuk milyar insan, sanitasyon olarak tabir edilen suyla ilgili temizlik ve sağlık hizmetlerine sahip değildir. Bu rakamlar, neredeyse Dünya nüfusunun yarısına tekabül etmektedir. Yani dünyada yaşayan her iki kişiden biri, günlük hayatını ikame ettirmek için ihtiyacı olan suyla ilgili hizmetlere erişim konusunda sorun yaşamaktadır. Afrika ülkelerinde tedavi gören her iki kişiden biri temiz içme ve kullanma suyu yokluğundan kaynaklanan rahatsızlıklardan muzdariptir."

Forum açılışında ayrıca Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'nin basın ödülleri dağıtıldı. 20 bin dolarlık ödülü yabancı basından Alison Bartov ile Anadolu Ajansı'ndan Özgür Çoban, 24 Haber'den Özgür Yılmaz, Zaman gazetesinden Gürkan Sargı ve NTV aldı. Fas'ın merhum Kralı II. Hasan adına verilen 100 bin dolarlık çevre ödülünü ise Arap Mosyal Ekonomi Fonu Yöneticisi Abdüllatif Yusuf El Hamati aldı.

16-22 Mart 2009 tarihlerinde İstanbul'da düzenlenen foruma 180 ülke 3 binden fazla kuruluştan 29 bin 144 kişi başvurdu. Forum sekretaryası ise bu başvurulardan 23 bin 273'ünü katılımcı olarak kabul etti. Çevre ve Orman Bakanlığı ise foruma başvuran her bir kişi için Çatalca'da 29 bin fidan dikti. Böylece foruma katılanların İstanbul'da dikili ağacı oldu.

Forumda ayrıca bir ilk gerçekleşti. Devlet ve hükümet başkanları Çırağan Sarayı'nda toplanarak suyla ilgili meseleleri tartıştı. Yaklaşık 100 oturumun düzenleneceği forumda BM Su Kalkınma Raporu yayımlanacak. Belediye başkanları toplanarak temiz suya erişim ve kanalizasyon hizmetleri konusunda taahhütname imzalayacak. Forum sonunda hazırlanacak çalışma raporu BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon'a sunulacak.

"Faklılıkların Suda Yakınlaşması" temasının işlendiği Forum, 22 Mart Pazar günü sona erecek. 5. Dünya Su Formu, dünya genelinde yaşanan su krizini uluslararası gündemin üst sıralarına taşımak amacıyla 3 yılda bir düzenleniyor.

Bomba uzmanları internet bağlantısını kopardı

Foruma katılan devlet ve hükümet başkanları için üst düzey güvenlik önlemleri alan İstanbul Emniyet Müdürlüğü Bomba imha ekipleri, sabahın erken saatlerinden itibaren Sütlüce Kongre ve Kültür Merkezi'nin özel aletlere arama yaptı. Bomba olasılığına karşı yapılan çalışma sırasında, elektrik şaftlarını kapattığı için Basın Merkezi'nin internet bağlantısı koptu. Basın mensupları, merkezdeki 200 bilgisayar arasında internet bağlantılı bilgisayar aradı.

Dünya Su Kalkınma Raporu açıklandı: Su kıtlığı uluslarda bile zengin yoksul tanımıyor

UNESCO tarafından üç yılda bir yayımlanan Dünya Su Kalkınma Raporu, 5. Dünya Su Forumu'nun öğleden sonraki oturumunda açıklandı. BM'nin 26 örgütünün ortak çalışmasıyla hazırlanan "Değişen Bir Dünyada Su" başlıklı raporda, tatlı su kaynaklarının kapsamlı bir değerlendirmesi yapıldı.

Rapora göre, her 17 saniyede bir çocuk ishal nedeniyle yaşamını yitiriyor. Tatlı suya talep her yıl 64 milyar metreküp artıyor. 3 milyarlık nüfus artışının yüzde 90'ı suyun kıt olduğu gelişmekte olan ülkelerde olacak. BM adına raporu sunan UNESCO Genel Direktörü Kochiro Matsuura, yoksullukla mücadelenin su kaynaklarına yapılacak yatırıma bağlı olduğuna dikkat çekerek "Su için girişilen rekabet, kentsel, kırsal, ülkeler ve sektörler arasındaki rekabeti şiddetlendirmektedir. Bu durum suyu siyasallaştırabilir" dedi.

Rapora göre, su talebini ve kaybına azaltmaya, suyu yönetimini geliştirmeye yönelik politikaların bugüne dek görülebilir bir etki yaratmadığı, çünkü eylemin yalnızca su sektörüyle sınırlı kaldığının altı çizildi. Reformların etkili olabilmesi için tarım, enerji, ticaret ve mali sektör dâhil su yönetimini belirleyici bir etkisi olan tüm sektörlerin karar verici sürece dâhil edilmesi gerektiği vurgulandı.

Raporda gözlenmen en önemli konunun altı şöyle çizildi: "Gelişmekte olan ülkelerin çoğunda suyla ilgili temel hizmetlere erişimin (temiz içme suyu, sanitasyon ve gıda üretimi) yetersiz kalmasıdır. Eğer bu durumda herhangi bir gelişme olmazsa, 2030 yılında 5 milyar insan, yani dünya nüfusunun yüzde 67'si gelişmiş bir sanitasyondan yoksun kalacaktır. 2015 itibariyle su ve sanitasyon ile ilgili BM Binyıl Kalkınma Hedefleri'ne ulaşma olasılığı hem yüksek hem de risklidir. Sadece Afrika'da yarım milyardan fazla insan yeterli sanitasyondan yoksundur. Yoksulluk ve su kaynakları arasındaki ilişki çok açıktır: Günlük 1,25 dolar altında geliri olan insan sayısı, temiz içme suyundan yoksun olanların sayısına eşittir."

Raporda su ile sağlık ilişkisi şöyle vurgulandı: "Gelişmekte olan ülkelerde 3 milyona yakın erken ölüm sebebi; hastalığın yaklaşık yüzde 80'i suyla ilişkilidir. Günde 5 bin çocuk, yani her 17 saniyede bir çocuk ishal nedeniyle yaşamını yitirmektedir. Temiz su temini ve sanitasyon, su kaynaklarının iyileştirilmesiyle dünya çapındaki hastalıkların 10'da birini önlemek mümkündür."

Son 50 yılda tatlı su kullanımının üçe katlandığı, tarımdaki sulamanın ikiye katlandığı belirtilen raporda, bu durum nüfus artışına bağlanarak, "Bugün 6,6 milyar olduğu tahmin edilen dünya nüfusu, her yıl 80 milyon artmaktadır. Buna göre tatlı suya talep her yıl 64 milyar metreküp artıyor. Ve 2050 itibariyle beklenen 3 milyarlık nüfus artışının yüzde 90'ı suyun kıt olduğu gelişmekte olan ülkelerde olacak. Nüfus artışı, aynı zamanda gıda talebine bağlı olarak tarım ürünlerinde artışı beraberinde getirerek daha fazla sulama ihtiyacını gerekli kılmaktadır. 2050 itibariyle dünya çapında tarım için su talebi yüzde 70-90 aratacaktır. Akdeniz ülkelerindeki kentlerde suyun yüzde 25'nin sulama kanallarında yüzde 20'sinin kaybedildiği tahmin edilmektedir" denildi.

Raporda biyoyakıt için üretilen bitkilerin son yıllarda hızla artığına dikkat çekilerek, şu noktalar vurgulandı: "2000-2007 yıllarında üç katına çıkan etanol üretimi, 2008'de 77 milyar litreye ulaşmıştır. 2017'de ise 127 milyar litreye çıkması beklenmektedir. Biyoyakıt olarak üretilen bitkilerin üretiminin artmasına karşın üretimin toplam içindeki oranı hâlâ çok düşüktür. Fosil yakıtlara karşı bağımlılığın azaltması potansiyeline karşın biyoyakıt üretimi, biyolojik çeşitliliğin yok olmasına yol açacaktır. Ana sorun, biyoyakıt bitkileri için büyük miktarda su ve gübreye ihtiyaç duyulmasıdır. Sadece 1 litre biyoyakıt üretmek için 1000-4 bin litre suya ihtiyaç vardır."

Raporda iklim değişikliğinin etkileri şöyle vurgulandı: "İklim değişikliğinin suyun üzerinde nasıl bir etki yapacağı henüz belli değildir. Ancak buna rağmen kuraklık ve sel felaketlerinin sıklaşması, su kalitesinin düşmesine neden olacağı beklenmektedir. 2030'da dünya nüfusunun yüzde 47'si yoğun su sıkıntısı olan yerlerde yaşayacaktır. Bu durum, 2020 yılında Afrika'da 75-250 milyon insanı olumsuz etkileyecek, su sıkıntısıyla karşı karşıya bırakacaktır. 24-700 milyon insanın göç etmesi beklenmektedir.

Raporda, su sektöründeki yolsuzluklara dikkat çekilerek, şöyle dendi: "Su sektöründeki yolsuzluk, ?Binyıl Kalkınma Hedefleri'nin gerçekleştirme maliyetinde yaklaşık 50 milyar artışla eşdeğerdir. Sayaç okuma sahteciliği, kamu donanımı satın alımında adam kayırma, kamu ihale pazarlıklarında iltimas, tipik yolsuzluk sayılabilir. Tahmine göre, bazı ülkelerde bütçenin yüzde 30'u bu yöntemlerle hortumlanmaktadır. Bu tür yolsuzluklara nadiren engel olunabilmektedir."

Yolsuzluklara ilgili birçok örneklere yer verilen raporda ayrıca, suyun etkin kullanımına yönelik önerilere yer verildi.

DÜNYA SU FORUMUNDAN NOTLAR

* Foruma katılmak üzere İstanbul'da bulunan Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani'nin yanı sıra Monako Veliaht Prensi, Tacikistan, Tuvalu, Fas, Kırgızistan, Güney Kore cumhurbaşkanları, Hollanda Veliaht Prensi, Japonya Su Forumu Başkanı da olan Japonya eski Başbakanı, BM Genel Sekreteri'nin Yardımcısı, OECD Genel Sekreteri ve UNESCO Genel Direktörü, kaldıkları otellerden Çırağan Palace Kempinski Oteli'ne geldi. Otelin bahçesinden ''Büyük Yeşil Ada'' adlı tekneye binen katılımcılar, forumun açılışının yapılacağı Sütlüce Kongre ve Kültür Merkezi'ne gitti. Forumun diğer katılımcıları ise ''Kaptan Şeref Can'' adlı tekneyle merkeze hareket etti.

* Devlet büyüklerinin Çırağan Oteli'nden Sütlüce Kongre ve Kültür Merkezi'ne gidişi sırasında, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve İstanbul Emniyet Müdürlüğüne bağlı deniz araçları güvenliği sağladı. Öte yandan, forum merkezinde de çok sayıda resmi ve sivil polis görev aldı. Çevredeki binalara keskin nişancılar yerleştirilirken, deniz polisleri de Haliç'te devriye gezdi. Kongre merkezine girişlerdeki kontrol merkezlerindeki güvenlik kontrol cihazlarının bazılarının çalışmaması sabah saatlerde sorun oluşturdu. Bazı katılımcıların kayıt yaptırdıkları halde içeri giremediği gözlendi.

* Devlet ve hükümet başkanlarını Sütlüce Kongre ve Kültür Merkezi'nde Cumhurbaşkanı Abdullah Gül karşıladı. Gül ve devlet başkanları salona hep birlikte girdiler. Onlar içeriye girerken, yabancı uyruklu iki kadın salonda "No Risky Dams" yazılı döviz açarak eylem yaptı. Sivil polisler kadınları toplantı salonundan çıkardı.

* 5. Dünya Su Forumu, Sütlüce Kongre ve Kültür Merkezi'nde Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Japonya Veliahtı Prens Naruhito Kotaishi, Fas Başbakanı Abbas El Fassi, T.C. Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu , İBB Başkanı Kadir Topbaş, BM Genel Sekreter Yardımcısı Sha Zukang, Dünya Su Konseyi Başkanı Loic Fauchon ve Genel Sekreter Prof. Dr. Oktay Tabasaran'ın konuşmalarıyla başladı.

* Forumda yaklaşık 28 bin konuk ağırlanacak. Forum için 3 ülkenin Cumhurbaşkanı, 3 Kraliyet ailesi mensubu, 4 ülkenin başbakanı, 90 ülkeden bakan, 63 şehrin belediye başkanı ve 148 parlamenter biraraya geldi. Foruma, 29 bin 144 başvuru oldu, dünyanın 192 ülkesinden 23 bin 273 kayıtlı katılımcısı ile en büyük su forumu.

* Törende T.C. Başbakanlık Su Ödülü ve Fas Kral Hasan II Ödülleri de sahiplerini buldu.

* Açılışı takip eden 6 gün boyunca forum, dört farklı amaca hizmet edecek. Bunlar, suyun politik gündemdeki önemini vurgulamak, uluslararası su sorunlarına çözümler üretmek, kesinliği olan önerilerin sunulması ve hepsinin dünya gündemine taşınarak politikacıların dikkatinin bu yöne çekilmesini kapsamak.

* Forum'da, Birleşmiş Milletler Dünya Su Geliştirme Raporu da açıklandı. Rapor, su kaynakları, dünyadaki nüfus artışı, ekonomik ve iklimsel değişiklikler göz önünde bulundurularak hazırlanan doğal su kaynaklarının kullanımı konusunda bir çalışmayı içeriyor. Rapor, küresel su kaynaklarının etkili kullanımı konusunda kararlar alınmasını ve bunların sürdürülebilirliğinin sağlanması konularını kapsıyor.

* Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, 5. Dünya Su Forumu'na katılan Devlet ve Hükümet Başkanları onuruna Çırağan Sarayı'nda öğle yemeği verdi. Eroğlu, konuklara dünyanın en önemli kemerleri, sarnıçları, sarayları ve çeşmelerine sahip olan İstanbul'u gezmelerini tavsiye etti. İstanbul'un dünyanın en modern içme suyu ve atık su arıtma tesislerine de sahip olduğunu kaydeden Eroğlu, bunların da gezilmesini önerdi. Veysel Eroğlu, konuklara, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın "sıcak selam ve saygılarının" yanı sıra, "işbirliğinin daha da geliştirilmesi ve suda daha çok yakınlaşılarak dünyadaki su problemini çözmek için büyük yatırımlar yapılmasını" içeren mesajını iletti.

* Konuk devlet ve hükümet başkanları, yemeğin düzenlendiği Çırağan Sarayı'na, 5. Dünya Su Forumu'nun düzenlendiği Sütlüce Kültür ve Kongre Merkezi'nden, ''Büyük Yeşilada'' teknesiyle, deniz yolundan geldiler.