Mayının çocuk kurbanları (3)
9 aylıkken mayın vurdu 3.5 yaşında konuşamıyor
GAZETE HABERTÜRK / ÜMRAN AVCI / Yazı Dizisi (3)
Zeynep bebek, henüz 9 aylıkken annesini kaybettiği patlamada ağır yaralandı. 9 ay alçıda kaldı, sağ ayağının serçe parmağı kesildi. Şimdi 3.5 yaşında ama yaşadıklarından dolayı hâlâ konuşmayı öğrenemedi, geceleri ise sürekli ağlıyor
Tarih, 16 Eylül 2010... Yer, Hakkâri... Geçitli Köyü yakınlarında bir minibüsün geçişi sırasında meydana gelen patlamada 9 kişi hayatını kaybetti, 4 kişi de yaralandı. Yaralananlardan biri de henüz 9 aylık olan Zeynep bebekti. Talihsiz bebek, aynı patlamada annesi Şirin Kurt’u kaybetti.
9 AY ALÇIDA KALDI
Olayda Zeynep bebeğin 40-50 yerinde kırıklar oluştu. Sağ ayağının serçe parmağı kesildi. 2 ay Malatya’da, 3 ay da Van’da tedavi gördü. 9 ay alçıda kalan Zeynep bebek, tam bir yıl sonra ayağa kalkabildi. Hastanede olduğu günlerde bebeği emzirecek bir süt anne bile arandı. Aradan 2.5 yıl geçti. Zeynep artık 3.5 yaşında. Hâlâ geceleri ağlıyor ve henüz konuşamıyor. Psikolojik tedavi gören küçük Zeynep, konuşmayı öğrenmeye çalışıyor.
‘ACILAR İÇİNDE UYANIYOR’
Mayının yarattığı sıkıntıların hâlâ devam ettiğini anlatan baba Hamit Kurt, “Olay olduğunda vücudunda çok kırık vardı. Yoğun olarak da bacaklarındaydı kırıklar. Zaten sağ ayağında serçe parmağı da kopuk. Kırıkların bazıları yanlış kaynadı. Bu nedenle çok ağrısı oluyor. Canı çok yanıyor. Geceleri sürekli ağlıyor. Acılar içinde uyanıyor” diyor.
‘KIZIM UNUTULDU’
Hamit Kurt, yaşanan talihsiz olaydan sonra yeniden evlendi. Artık Zeynep bebeği kendi doğurmuşçasına sevip ilgilenen bir annesi var. Ancak, Zeynep’in hayatını kaybeden annesi Şirin Kurt’un anısına saygısızlık yapmamak için fotoğrafta yer almadı. Baba Hamit Kurt ise olaydan sonra simge haline gelen Zeynep’in unutulmuş olmasından kırgın. “Kızım mayının simgesiydi ama artık unutuldu. Yaşadıklarımız hiç de kolay değil. Zeynep’in acılarını dindirmek istiyorum. Bu nedenle onu Ankara’ya götürüp tedavi ettirmem lazım. Aldığım maaş 600 lira. Bunları söylemek zor ama yaşanan acılar ve açtığı yaralar unutulmasın. En azından Zeynep’imin tedavisini yaptırabileyim” diye konuştu.
‘TOPU DİĞER ARKADAŞLARIM GİBİ SIKI SIKI TUTAMIYORUM’
HAKKÂRİLİ Hemgin Altay 13 yaşında. Ama o “Yaşlandım” diyor. Yani mayının erken büyüttüğü hayatlardan... Geçtiğimiz yıl Çukurca’da Şaban Aslan’la birlikte mayına basan Hemgin, olayda parmaklarını kaybetti. Şaban Aslan ise yaşamını yitirdi. Patlamanın ardından tam 3 kez ameliyat masasına yatan Hemgin’in sağ elinden ve ayağından birer parmağı kesildi. Geceleri rüyalarında hep patlama anını gördüğünü anlatan Hemgin, “Tek hatırladığım patlama sesi. Sonrasında yaşananlara dair hiçbir şey yok aklımda. Ama her gece o patlamayla uyanıyorum. Korkuyorum. Uyumaktan, toprağa basmaktan, karanlıktan. Keşke o olay olmasaydı. Ben o bastığım yere basmasaydım. Oraya hiç gitmeseydim. Top oynamak istiyorum oynayamıyorum. Topu diğer arkadaşlarım gibi sıkı sıkı tutamıyorum. Zaten biliyor musunuz artık eskisi gibi oyun oynamaya bile heves etmiyorum. Bu olaydan sonra yaşlandım sanki. Büyüdüm, çok büyüdüm. Artık yaşlı bir çocuğum...”
VÜCUDUNDA HÂLÂ MAYIN VAR
Patlayan paçalardan biri Hemgin’in ayak sinirine saplandı. Bu nedenle ayakkabı giydiğinde ve uzun süre ayakta kaldığında Hemgin’in ayağı şişiyor ve acıları artıyor. Vücudunda hâlâ dolaşan bir mayın parçası var. Küçük olduğu için sürekli dolaşan parçanın bulunup alınması amacıyla Hemgin’in yeniden ameliyat masasına yatması gerekiyor. Bunun için Hemgin’in de maddi ve manevi desteğe ihtiyacı var.
KESİN KURBAN SAYISI BİLİNMİYOR
DÜNYADA yılda 15-20 bin kişi mayın yüzünden ya ölüyor ya da sakat kalıyor. Türkiye’de ise mayınlar konusunda oluşturulmuş bir istatistik yok. Bu nedenle kesin vaka sayısı bilinmiyor. Sadece bazı sivil toplum örgütleri, gönüllü olarak mayınla ilgili çalışma yapıyor. Mayınsız Bir Türkiye Girişimi’nin verilerine göre 2003 2011 arasında mayın nedeniyle 293 sivil hayatını kaybetti, 684 kişi ise yaralandı.
‘TAZMİNATTAN ÇEKİNİYORLAR’
Mayın kurbanlarının belki de en büyük sıkıntılarından biri tazminat konusu. Mayınsız Bir Türkiye Girişimi Koordinatörü Muteber Öğreten nedenini şöyle anlatıyor: “1950’li yıllarda sınır geçişleri sırasında bir vaka söz konusu olduğunda kurban yasadışı bir iş yaptığı için kendini suçlu hissediyor. Değil tazminat talep etmek, tedavisini Suriye’de yaptırdığını söyleyenler bile var. Daha sonraki yıllarda ise özellikle mayın kurbanı genç bir erkekse, suçlanan kendisi oldu. ‘Belki de sen onu oraya yerleştirirken patladı’ ithamlarıyla karşı karşıya kaldı. Mayın kurbanının çocuk olması durumunda anneye açılan ihmal davaları oluyor. ‘Neden çocuğunu oraya gönderdin?’, ‘Çocuğun orada ne işi vardı?’, ‘Neden ilgilenmedin?’ diye.”
BOSNA HERSEK’TE BİLANÇO AĞIR
MAYIN SATAN ÇOCUKLARIN FİLMİ
KARA mayınları ve yaşattığı acılar, “Kaplumbağalar da Uçar” adlı Irak, İran ve Fransa ortak yapımı filme de konu olmuştu. İranlı yönetmen Bahman Ghobadi’nin yönettiği filmde, geçinmek için mayın toplamak zorunda kalan ve mayın toplarken elleri, kolları, bacakları kopan çocukların öyküleri anlatılıyor.