Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, "Her ne kadar şüpheli tevil yoluyla ikrar içeren savunmasında suça konu videoların üzerinden zaman geçtiğini beyan etmişse de görsel basın ve sosyal medyada paylaşılan ve silinmeyerek yayınlanmaya devam eden suç içerikli paylaşıma ilişkin eylemlerin temadi eden suç kapsamında kaldığına" yönelik değerlendirme yer alıyor.
Şüpheliye ait videonun sosyal medyada paylaşımlarının devam ettiği, bu hususun araştırma raporuyla tespit edildiğine dikkati çekilen iddianamede, temadinin (bir hukuka aykırı durumun kesintisiz biçimde sürmesi) yapılan ilk işlemle kesileceği, bu nedenle şüphelinin temadi eden eyleminin gözaltı talimatı neticesinde kesildiği, bunun suç tarihi olduğunun kabulünün gerektiği vurgulanıyor.
İddianamede, "şüphelinin iktidarın değişmesi halinde YSK dahil tüm Türk halkının zorluk yaşayacağı, demokratik girişimle iktidarın düşmemesi halinde Türk halkının uluslararası girişimlerle cezalandırılacağını beyan etmek ve sunucunun bu durumun bir bedeli olacağına ilişkin beyanını onaylamak suretiyle topluma yönelik sair tehditte bulunduğuna" ilişkin değerlendirmeye yer veriliyor. Şüpheli Ertürk'ün bu eylemlerinin halk arasında korku ve panik yaratacak şekilde somut durum isnadı içerdiği ve eylemlerin herkese açık bir televizyon kanalında canlı yayında alenen gerçekleştirildiğinin altı çizilen iddianamede, eylemin "halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit" suçu kapsamında kaldığına işaret ediliyor. Ertürk'ün "basın yayın yoluyla halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit" suçundan 2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep ediliyor.