Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
AA

Pharmetic Girişimci Eczacılar Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Nilgün Öncebe, güneşten koruyan ürünlerin, yüksek miktarda güneş ışınlarını süzen UVA ve UVB filtreleri içermesi, deriye yüksek oranda emilim sağlaması, nemlendirmesi, suya, denize, terlemeye, buharlaşmaya, sürtünmeye dayanıklı, kokusuz ve renksiz, etki süresi uzun, kullanımı kolay olması gerektiğini belirtti.

AA'nın haberine göre; Öncebe, uzun (infrared) ve kısa dalgalardan (UVA, UVB ve UVC) oluşan güneş ışınlarının, D vitamini kaynağı olmasının yanı sıra bu ışınların deri üzerindeki etkilerinin her zaman olumlu olmadığına değindi.

UVA ışınının, derinin alt tabakalarına ulaştığını ve yayıldığını, bunun sonucunun cilt kanserine neden olabildiğini anlatan Öncebe, şu bilgileri verdi: "UVB ışını, derinin üst tabakasını etkiler. Yaz aylarında ve yüksek yerlerde daha yoğundur. Derinin üst tabakası, güneş ışınlarını yansıtma, dağıtma ve absorblama yoluyla UVA ve UVB ışınlarının etkisinden kısmen korumaktadır. Ancak bu koruma, günümüzde ozon tabakasının incelmesi gibi değişen çevresel faktörler dolayısıyla yeterli olamamaktadır. Bu nedenle güneş ışınlarından koruyan ürünler, UVA ve UVB filtreleri içermelidir."

Öncebe, güneş ışınlarının deri üzerinde, zaman içerisinde incelme, elastikiyetin bozulması, kırışıklık, kuruluk, pigmentasyon değişikliği, kılcal damarların belirginleşmesi, fotoyaşlanma ve cilt kanseri oluşma riskinin artması gibi önemli olumsuz etkiler meydana getirdiğini, bu nedenle güneşten korunma yöntemlerini iyi uygulamak gerektiğini belirtti.

Güneş ışınlarından şapka, şemsiye, uzun kollu giyeceklerle kısmen korunulabileceğini, ancak güneş ışınlarının etkisinin, beton, kum, kar, su gibi yansıtıcı yüzeylerde kaybolmadığını kaydeden Öncebe, güneşin UVA ve UVB ışınlarına karşı etkili, yüksek koruma faktörü (SPF) içeren ürünler kullanılması gerektiğini vurguladı.

"HAVA BULUTLU OLSA DA GÜNEŞ KORUYUCU SÜRMELİ"

Öncebe, hava bulutlu olsa dahi güneş koruyucu sürmek gerektiğinin altını çizerek, güneş koruyucu ürün seçerken göz önünde bulundurulması gerekenleri şöyle sıraladı: "Dış mekanlarda çalışanlar, açık hava sporları ile uğraşanlar, yüzme, su kayağı veya rüzgar sörfü gibi su sporları yapanlar, uzun süreli güneşlenenler, yoğun terlemeye maruz kalacakları için yüksek SPF'li ve suya dayanıklı bir güneş koruyucu kullanmalıdır. 6 aydan daha büyük çocuklar ve gençler için, geniş spektrumlu ve yüksek SPF'li bir güneş koruyucu losyon formu kullanılmalı. Bu yaş grubu için alkol bazlı güneş koruyucu ürünleri kullanmaktan kaçınmak gerekiyor. Yetişkinler cilt tipine, cilt rengine, cilt durumuna göre güneş koruyucu seçmeli. Kuru cilt için krem formunda güneş koruyucu, yağlı cilt için losyon veya jel bazlı bir güneş kremi tercih edilmeli. Egzama veya iltihaplı bir cilt üzerinde alkol bazlı güneş koruyucuları kullanmaktan kaçınılmalı. Dudaklar için jel bazlı dudak güneş kremi kullanmak yararlıdır. Çocuklar açık havada oynadıkları için daha uzun süre güneş ışınlarının etkisi altında kalırlar. Bu nedenle cilt tipine bakılmaksızın güneşten koruyan yüksek faktör içeren ürünlerin uygulanması uygun olacaktır. Yetişkinlerde ise cilt rengine ve hassasiyet durumuna göre uygun derecede faktör içeren güneş kremi kullanılmalıdır. Güneş ışınlarından korunmada güneş gözlüğü takmak da gereklidir. Çünkü güneş ışınları katarakta neden olabilir."

Güneşe maruz kalmadan, ürün içeriğine göre 30 dakika ile 1 saat önce güneş koruyucu uygulanması gerektiğine işaret eden Öncebe, çoğu güneş kreminin yüzdükten veya ağır terlemeden sonra ciltten çıkması nedeniyle 2-4 saat arasında yeniden sürmek gerektiğini belirtti.

 

Öncebe, "Güneşten koruyan ürünler, yüksek miktarda güneş ışınlarını süzen UVA ve UVB filtreleri içermeli. Serbest radikal oluşumu engellemeli, deriye yüksek oranda emilim sağlamalı, nemlendirmeli, suya, denize, terlemeye, buharlaşmaya, sürtünmeye dayanıklı, kokusuz ve renksiz, etki süresi uzun, kullanımı kolay olmalıdır. Ayrıca toksik, tahriş edici olmamalıdır." bilgilerini paylaştı.