Otoyollarda hız sınırın 140 kilometreye çıkarılabileceğini söyleyen İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun açıklamaları gündeme oturdu. Bakan Soylu'nun sözlerinin ardından hız limitinin artırılmasını isteyenlerin yanı sıra Türkiye'deki ölümlü trafik kazalarını hatırlatıp buna karşı çıkanlar da oldu.

Prof. DR. Mustafa Ilıcalı, İsmail Yılmaz, Mert İntepe Habertürk'e görüşlerini açıkladı.

Uzmanların değerlendirmeleri şöyle:

"HIZ DENETİMİ VE VATANDAŞ BİLİNCİ ARTTIRILIRSA"

PROF. DR. MUSTAFA ILICALI: (Öğretim üyesi-Yol mühendisi):

Benim radyoda yaptığım programın konuğuydu sayın bakanımız. Üzülerek söyleyeyim ki, bazı medya kuruluşları sayın Bakanımızın sözünü çarpıttılar. Ben aynı zamanda 30 yıllık bir yol mühendisiyim, yol öğretim üyesiyim. Üniversitede bu konulara anlattım. Sayın Bakanımız, Bakanlar Kurulu toplantısı olmasına rağmen trafik hassasiyetiyle yarım saatlik açıklamalar yaptı. Yaptıkları güçlü denetimleri, son yıllarda elde edilen başarıları anlattı. Otoyollarla ilgili hız konusunda Ulaştırma Bakanı ile bir çalışma yaptıklarını anlattı. Bugün otoyollarda uygulanan hız 120 kilometre saat, yüzde 10 toleransıyla 130 kilometre saat. Bu konu teknik konu. Bu tekniği de en iyi bilenlerden biriyim. Otoyolunun yarı çapı, kaplaması, enine sürtünme, merkezkaç kuvveti tamamen hızla ilgili. Yollarda uygulanan geometrik standardı biliyoruz. Bir çalışma yapılıyor. Ulaştırma Bakanlığı ve Karayolları Genel Müdürlüğü yetkilileriyle görüştüm. Ölümlü kazaların yüzde 50'sinden fazlası hızdan oluşuyor. Hızın karesiyle orantılı bir enerji ortaya çıkıyor. 120'nin üzerinde çarptığınızda meydana gelen etki 12 kattan atlama etkisi yapıyor. Kazalardaki pay son 10 yıla baktığımızda hata insanda. Sürücü olarak yaya olarak. Kurallara titizlikle uyarsak kazalar azalır. İçişleri Bakanlığımız farkındalık oluşturmak, kalıcı biliş manasında ne varsa onu yapmış. Güçlü bir denetim sistemini havadan, karadan oturtmuş. Son iki yılda ölümlü kazalarda azalma olmuş. Otoyol en yüksek standartlı yol demek. Bizim otoyollarda kullandığımız yarı çaplar 750 metrenin üzerinde. Otoyollarda koridor bazlı bütün teknolojiyi kullanarak hız denetimi yapmam lazım. Bunun altyapısını tam oluşturmam lazım. Vatandaştan kalıcı bilinç oluşturduğuna emin olduktan sonra sayın bakanın söylediği rahatlıkla teknik olarak yapılır. Olmayan yerlerde hız limiti konulur. Yüzde 5 çok makul bir rakam, arttırılabilir. Ama hız denetimi ve vatandaş bilinci yapılırsa... Gerekli altyapı çalışmaları yapılıp, denetim ve bilinç sağlandıktan sonra buna tekrar karar verilebilir.

"EN ÖNEMLİ KRİTERİMİZ TAKİP MESAFESİNİN ÖLÇÜMÜ OLMALI"

MERT İNTEPE (Yol emniyet ve sürüş uzmanı):

Bugünün şartlarında hız artırımına ihtiyaç yok. Hız limitinin 2020 hedefinde yüzde 50 hedefinde aşağı çekmeye imza atmış bir ülkenin limiti arttırmasına gerek yok. Yok derken de sayın Bakana karşı gelmek anlamında demiyorum. İzmir otobanı yaptık, şahane, harika. Ama bir grup da uyuyor yolda. Hız limitine EDS olarak bakarsınız. 120 km. üzerine gittiğinizde saate bağlı olarak radar cezasını ödeyebilirsiniz. En önemli kriter takip mesafesini ölçmeniz lazım. 120'ye uymayan birisi 160'a çıkabilir. Güvenli sürüş kültürüne ulaşmamız lazım. Bu ülkede her gün 22 kişi trafik kazasında hayatını kaybeder. 35 sene geriye bakın 10 bin ölümle karşılaşmışsınız. Almanya'da otobanda hız limiti yok. Ama sigorta şirketi 140 km.den itibaren karıştığınız kazalarda sizi de kusurlu sayarım. O zaman insanlar güvenli sürüş kültüründe olmalı. Hala yasal olarak otomobillerde kış lastiği zorunlu değil. Bunu da zorunlu yapalım sonra otobanda hız limitini deneriz. Bizim hız limitimiz 120 kilometre. İnsan ölümünü önlemek istiyorsanız takip mesafesini mobil olarak ölçeceksiniz. Şehir içinde zincirleme kazalarının sebebi herkesin peş peşe gitmesi. 140'a çıktığımızda şunu öğretelim. Otobanda insanlar yanlış şeritte araba kullanıyor. Hepimiz sol şeritte gidiyoruz. Trafiğin 1. maddesi 'sağdan gidiniz' diyor. Eğer önünüz boşsa en sağ şeritte gideceksiniz. 140 mı gideceksiniz en sağdan gideceksiniz. Bizim ülkemizde demişler ki 'ağır vasıtalar sağdan gidiniz' yok böyle bir kural. Güvenli sürücülük eğitimiyle bunu oluşturduğunuzda, sigortacıları yanınıza alabildiğinizde, mobil denetim, takip mesafesi ölçümünü yaptığınızda, kemer taktırmayla kazalar aşağı çekilebilir.

"ETKİN DENETİM VE CAYDIRICI CEZALAR UYGULANIRSA"

İSMAİL YILMAZ (Türkiye Sürücü Eğitimcileri Konfederasyonu Başkanı):

Sürücü eğitimcisi olarak hızı arttıralım diye bir şey söylememiz genel anlamda mümkün değil. Hız sınırları sadece aracın hızlanmasıyla ilgili değil diğer şartların da beraberinde oluşmasıyla belirlenebilecek bir şey. Yol standartları çok önemli. Öğrencilerimize, 'hız sınırınız ne olursa olsun, yük, yolcu, yol, hava şartları, trafik durumu hızınızı belirler' diyoruz. Hızı ayarlayan, hıza gönderen şartlar var. Bu anlamda hız arttırılabilir, ancak şartlarının sağlanması lazım. Sayın Bakanımız yüzde 5 demiş. Şu anda otoyollarda gördüğümüz kadarıyla 120 olan hız sınırı maalesef uygulamada 130 ile 150 arasında seyrediyor. Sayın bakanımız toleransıyla beraber 140 civarında olmasını, zaten uygulanmakta olan fiili durumu yasal hale getirmek istediğini düşünebiliriz. İzmir-İstanbul Otoyolu gayet güzel, trafik yoğunluğu çok fazla değil. Mesela burada uygulanabilen hız, İstanbul-Ankara Otoyolu'nda uygulanamayabilir. Dolayısıyla burada belki 120'de fazla. Bir eğitimci olarak biz hıza iyi gözle bakmamız söz konusu olamaz. Ancak burada sürücülerimizi öncelikle kurallara uyma alışkanlığını vermemiz gerekiyor. Bu bir zincirdir. Bu bir yaşam biçimi, hayat tarzıdır. Aileden başlayıp, sosyal çevrede oluşacak anlayışlarla, okullarda verilecek olan trafik, ulaşım güvenliği dersi ile sürücü kursuyla verilecek teknik bilgiler ve basın yayın desteğiyle tamamlanması lazım. Etkin bir denetim ve caydırıcı cezalarla bütünleştiğinde kendiliğinden sorun çözülecektir. Hız arttırılsın mı, azaltılsın mı tartışması sonuç verici bir tartışma değil açıkçası. Sayın Bakanın ifade ettiği yüzde 5-6 rakamı çok yüksek değil. Sadece denetim yapılması lazım. Hız koridorları sistemi bütün yollarda yaygınlaştırılması lazım. Bunlar yapıldığı takdirde zaten sürüş güvenliği oluşuyor. Sayın bakanımız etkin denetimlerle ölümlerde yüzde 30 azalma olduğunu bizzat rakamlarla ifade etti. Bu şunu gösteriyor, denetim çok önemli.