Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması
“Müsilaj sonuç”
0:00 / 0:00

1954 yılında Et ve Balık Kurumu'nda balıkçılığın düzenlenmesine yönelik başlatılan MAREM (Marmara Environmental Monitoring - Marmara Çevresel İzleme) projesi bugün dünyada yapılmış en uzun izleme projesi. Müsilajla ilgili de önemli çalışmalara imza atılan proje yürütücüsü hidrobiyolog Levent Artüz "Müsilaj bir nihai ürün. Bir yumurtanız vardı -müsilaj yumurtanın akıyla özdeş bir yapıdır- siz bunu Mart ayında denize kırdınız. O zaman içerisinde pislikleri bünyesinde topladı bugüne geldi" dedi.

“GÖZLERİMİN RENGİ SLOGANIYLA BAŞLADI”

Şu anda Marmara Denizi'nde ortaya çıkan manzaranın 40 seneye yayılabilecek bir hikaye olduğunu belirten Artüz "Süreç Haliç gözlerimin renginde olacak sloganıyla başladı. 80'lerde İstanbul büyürken altyapı yetersizliği için, neoliberal politikaların devreye girmesiyle palyatif çözümlere yönelindi. 'Atıkları hiç arıtılmaksızın alt akıntıya deşarj edersek Karadeniz'e gider' dediler. Çok karşı çıkıldı ama uygulandı" dedi.

“1989 MARMARA’NIN ÖLÜM TARİHİ”

Levent Artüz 1989'da başlatılan Derin Deniz Deşarjı uygulamasının olumsuz sonuçlarının da hemen görüldüğünü belirterek "Marmara Denizi'nin yerli balık türlerinin çok büyük bir bölümünü o dönemde tamamen kaybettik" şeklinde konuştu. "1989'u Marmara Denizi'nin ölüm tarihi olarak rahatlıkla kabul edebiliriz" diyen Artüz "Çok genç ve özgün bir yapıya sahip dünya harikasını o tarihte kaybettik" ifadelerini kullandı. Müsilajın ilk kez 2007'de görüldüğünü belirten Artüz o dönem ilk raporu da Marem'in hazırladığını ifade etti.

“MÜSİLAJ OLMASA DA YİYEMEZSİNİZ”

Müsilaj ortaya çıktıktan sonra en fazla sorulan soruların başında balık ya da midye yenmesinde sakınca var mı? sorusu geliyor. "Midyeyi müsilaj olmasa da yiyemezsiniz" diyen Artüz Marmara'ya özgü bir balık bulursanız, o zaman düşünün. Bazı göçmen balıklar var onlarla ilgili bir problem yok" dedi.

“TEMİZLEMENİN İMKANI YOK”

Bazı belediyelerin müsilajı temizleme çalışmalarına da değinen Levent Artüz "Boş yere emek ve para kaybı. Bunu temizlemenin olanağı yok. Süpürgeyle sahilde kum süpürmek gibi, sonunu bulamazsınız" dedi. Artüz "Bu organik bir madde ve parçalanacak. Bunun için de suda çözünmüş oksijene ihtiyaç var o da denizde çok az" şeklinde konuştu.

“DAHA KÖTÜSÜ OLACAK”

Levent Artüz 'Bu kadar büyük bir biyokütleyi parçalayacak bakterilerin biyokütlesi ne olacak?' sorusuna dikkat çekerek "Bundan sonraki süreci bilmiyoruz ama bundan daha kötü olacağını rahatlıkla söyleyebiliriz" dedi. "Doğa alıcı ortam olarak kullanılamaz nokta" şeklinde konuşan Artüz "Bunun bıraktığı hasarları ne zaman ölçmeye başlayabiliriz noktasındayız. Bundan sonra karşılaşacağımız olgu bunu solda bırakacak" ifadelerini kullandı.

“EYLEM PLANI OLUMLU AMA…”

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın açıkladığı Marmara Denizi'ni koruma eylem planını da değerlendiren MAREM projesi yürütücüsü, hidrobiyolog Levent Artüz "Marmara Denizi'nin 1989'dan beri yapılan deşarjlarla kirlendiğinin kabul edilmesi benim için çok büyük bir adım" dedi. Artüz "Haliç'i nasıl temizlediysek Marmara'yı da öyle temizleyeceğiz dendi. Umarım dil sürçmesidir. Başımıza ne geldiyse Haliç'in temizlenmesinden geldi" şeklinde konuştu. Levent Artüz "Buraya bu süreçle yüzleşme maddesini de eklemek isterdim" dedi.

ERGENE’YE DİKKAT

Dünyanın en kirli akarsularından biri olarak kabul edilen Ergene'ye dikkat çeken Levent Artüz "Ergene'nin Derin Deniz Deşarjı ne olacak" sorusunu sordu. Artüz yine en fazla merak edilen sorulardan biri olan "Marmara Denizi'ne girilebilir mi?" sorusunu da yanıtladı. Levent Artüz "Marmara Denizi çok uzun zamandır zaten tam anlamıyla foseptik. Müsilajı görünce bunu sormak çok anlamsız" dedi.

Bu haberin seslendirmesi Voiser tarafından yapılmıştır.