Çağatay Çelik

Futbolcuların antrenmana çıkmak istemediklerini dile getiren Karaman, "Bu konuyu kurullarla görüşüyoruz. Futbolcular evet antrenmana çıkmadı ama keyiflerinden değil. Antrenmana çıkmak istememelerinin bir nedeni var. Özellikle yabancı oyuncular bazı konuları çok örneklerle açıklıyor. Blaise Matuidi'nin ilk testi negatif çıktı, ikincisi pozitif çıktı. Bazı oyuncuların testleri, hiçbir belirtileri göstermemelerine rağmen pozitif çıktı. Futbolcular öyle örnekler veriyor ki karşısında verecek cevabımız kalmadı" ifadelerini kullandı.

"BİZ KENDİ MENFAATİMİZİ DÜŞÜNSEYDİK BIFOUMA'YI OYNATIRDIK"

Kulüp olarak insan sağlığına duydukları saygıyı söyleyen tecrübeli çalıştırıcı, "Ligde öyle bir konum var ki heyecan ve rekabet oldukça yüksek ama biz burada kendi menfaatimizi düşünmüyoruz. Yeni Malatyaspor'un çıkarlarını düşünseydik, hafta sonu Kayserispor maçında Bifouma'yı oynatırdık. Bizim takımın en önemli oyuncularından biri. Bugüne kadar gösterdiği performansla takımı sürükleyebilen, maçın kaderini değiştirebilen özelliklere sahip. Fakat biz insan sağlığına duyduğumuz saygı nedeniyle onu Kayseri'ye götürmedik ve oynatmadık" dedi.

"SÜREKLİ TEMAS HALİNDEYİZ"

Hem futbolcuların hem de kendilerinin sürekli başkalarıyla temas halinde olduklarına vurgu yapan başarılı teknik direktör "Tesislerde sporcularla birlikte 100'e yakın insan çalışıyor. Doktor, masörler var, fizyoterapistler, bu arkadaşlar, futbolcularla sürekli temas halindeler, masaj yapıyorlar. Mesela analiz yaparken birkaç oyuncu hapşurdu ve öksürdü herkes tedirgin oldu. Ve toplantı da amacından uzaklaştı. Bununla birlikte kulübümüzde çalışanlar akşamları evlerine gidiyorlar. Evlerinde oturuyorlar mı, dışarı çıkıyorlar mı bilemiyorsun. Tekrar tesise geliyorlar ve oyuncularla temas halindeler. Çay, kahve getiriyorlar. Bununla birlikte bu işin deplasmanı var, maçı var. Mesela Kayseri deplasmanına giderken 400 kilometrelik yolu 5 saatte gittik. Otobüs dolu, hapşuran öksüren var. Bazen durmak, mola vermek zorundasın. Bilmediğin yerden yemek yemek zorunda kalıyorsun. Otele gidiyorsun orada temas halindesin. Statta 300-400 çalışan var, onlarla temas halindesin" ifadelerini kullandı.

"FUTBOLCULAR AİLELERİNİ DÜŞÜNÜYOR"

Farnolle'ün ailesinin yanında olma talebini kendisine ilettiğini belirten Karaman, "Biz insan sağlığını düşünüyoruz. Özellikle yabancı futbolcular, ailelerinin yanında olmak istiyorlar. Antrenmana gelmek istemiyorlar. Bununla birlikte yerli oyuncularımız da yakınlarından aldıkları haberlerle temas ve birlikte olmak istemiyorlar. Aynı şey Türk oyuncular için de geçerli. Örneğin Kayserispor maçından sonra Farnolle, Kayseri'den Ankara'ya gitmek istedi. Ailesi orada, çocukları Ankara'da yabancı koleje gidiyor. Kalecimiz de onlar için korktuğunu, ailesiyle birlikte olmak istediğini söyledi. Bana gelip 'Onlara bir şey olursa ben ne yaparım? Eşimde "Sana virüs bulaşırsa ne olacak?" dedi. Ben de koca olarak onların yanında olmak istiyorum' dedi. Ona 'Bizim pazartesi maçımız var, nasıl gideceksin?' dediğimde oyuncu reaksiyon gösteriyor. Buna diğer oyuncular da katılıyor. E kulüp doktoru bize imzalı kağıt veriyor, 'Uzak durmamız lazım diyor. Şu anda çok sakıncalı bir ortam içerisindeyiz. Herkes birbiriyle temas halinde' diye yazılı ve imzalı bir kağıt getiriyor" dedi.

Valencia'daki durumu örnek gösteren tecrübeli teknik adam, "Valencia'da virüs nasıl yüzde 35'te kaldı? Tespit edildiğinde futbolcuları evlerine gönderdiler, çalışanlar izole edildi, yayılmadı. Ligleri devam etseydi, virüs takımın hepsine yayılırdı.'Çıkın oynayın' derlerse de çıkar oynarız."