Ahmet Kıvanç

KORONAVİRÜSTE İŞ KAZASI NASIL KANITLANABİLİR?

Soru: Ahmet Bey, koronavirüsün işyerinde bulaşması durumunda iş kazası olacağını yazmışsınız. Bunu nasıl kanıtlayabiliriz? (Ömer Y.)

Yanıt: Ömer Bey, iş kazası konusunda en büyük sıkıntılardan biri bunun kanıtlanması. İş kazası konusundaki anlaşmazlıklar bazen yıllar süren davalara konu olabilmekte. Örneğin, 11 Mart 2020 tarihinde Habertürk’te yayımladığımız, mal taşıdığı Ukrayna’dan kaptığı domuz gribinden ölen TIR şoförünün ailesinin açtığı dava 10 yıl sürdü.

Virüsün işyerinde veya iş nedeniyle görevli gidilen yerde bulaştığı düşünülüyorsa bunun doktor raporlarında kayda geçirilmesi gerekir. Salgın söz konusu olduğu için virüsün nereden ve kimden bulaştığı konusunda sorgulama yapılması da zaten bir ihtiyaç. Önemli olan, virüs işyerinde bulaştı ise ilk aşamadan itibaren bunun doktor raporuyla kayda geçirilmesi sağlanmalıdır.

Bu durum gerek kamuda, gerek özel sektördeki sağlık çalışanları için daha da önem taşımakta. Çin’de, İtalya’da da gördük, salgına karşı ön cephede mücadele eden sağlık çalışanları büyük bir risk altında bulunmaktadır.

6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu uyarınca, kamudaki iş kazalarının artık SGK’ya bildirilmesi zorunluluğu bulunuyor. 6331 Sayılı Kanun’da “Çalışan”, “Kendi özel kanunlarındaki statülerine bakılmaksızın kamu veya özel işyerlerinde istihdam edilen gerçek kişi” olarak, “İş kazası” ise “İş yerinde veya işin yürütümü nedeniyle meydana gelen, ölüme sebebiyet veren veya vücut bütünlüğünü ruhen ya da bedenen engelli hâle getiren olay” olarak tanımlanmaktadır.

Devlet memurları, 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kapsamında SGK tarafından iş kazası ve meslek hastalıkları dolayısıyla sağlanan haklardan yararlanamamakla birlikte, maddi ve manevi tazminat davası açma hakları bulunmaktadır.

Özel sektördeki sağlık çalışanları ise iş kazası ve meslek hastalığı dolayısıyla SGK’nın sağladığı tüm haklardan yararlanırlar. Bu dönemde sağlık sektöründe doktorundan hemşiresine, hasta bakıcısına kadar tüm çalışanların haklarının korunabilmesi için, olası bir virüs bulaşması durumunda bulaşmanın işyerinden kaynaklı olup olmadığının sorgulanması gerekir. İşyerinden kaynaklı olduğu tespit edilirse sisteme meslek hastalığı veya iş kazası olarak kaydedilmesi halinde, ileride hakkını aramak kolaylaşır.

İş kazası ve meslek hastalığından dolayı hayatını kaybeden 4/a ve 4/b’li sigortalıların eşine ve çocuklarına ölüm geliri bağlanır. Meslekte kazanma gücünü kaybedenlere, kayıp oranına göre sürekli iş göremezlik geliri bağlanır. Devlet memurları bunlardan yararlanamamakla birlikte onlar açısından da maddi ve manevi tazminat hakkı doğar. 

HAVA DEĞİŞİMİ SÜRESİ İÇİN ASKERLİK BORÇLANMASI NASIL YAPILIR?

Soru: 2000 yılı sigorta girişliyim. Kıdem tazminatı alarak ayrılabilmek için, 7000 günü doldurma planı içerisindeyim. 6566 gün primim var. Ekte gönderdiğim askerlik durum belgesinde, “6 / 8 aylık er” yazıyor. 6 ay kısa dönem olarak askere gittim. Askerde geçirdiğim sakatlık nedeniyle,  terhis tarihim gecikti,  askerliğim uzadı. Bu durumda maksimum borçlanma hakkım 180 gün mü, 240 gün müdür? Ne kadar borçlanabilirim? (Şenol K.)

Yanıt: Şenol Bey, Askerlik kanunu uyarınca, 2014 yılına kadar hava değişimlerinin 3 ayı, 22 Şubat 2014 tarihinden sonra ise 30 günü askerlik süresi olarak dikkate alınıyor. Askerlik görevini kısa dönem erbaş ve er statüsünde yapanların hava değişim sürelerinin ise 22 Şubat 2014 tarihine kadar 1 ayı, bu tarihten sonra 15 günü askerlik süresi olarak sayılır.

Sosyal Güvenlik Kurumu’nun 2013/11 Sayılı Sigortalılık İşlemleri Genelgesi’ne göre, hava değişimi süreleri için yapılacak borçlanmalarda da aynı kurallar uygulanıyor.

Buna göre, uzun dönem askerlikte hava değişimi süresinin 2014 yılı öncesine kadar 3 aylık, 2014’ten sonra 1 aylık kısmı; kısa dönem askerlikte ise 2014 öncesinde 1 aylık, 2014’ten sonra 15 günlük kısmı için askerlik borçlanması yapılabilir. Hava değişiminin bu süreleri aşan kısmı ile hastalık veya cezai bir sebeple uzayan süreler için borçlanma yapılamaz.

Askerliğinizi 2005 Kasım-2006 Ağustos aylarında yaptığınız görülüyor. Bu durumda, hava değişimi sürenizin 1 aylık kısmı için borçlanma yapabilirsiniz.

YURT DIŞINDAKİ İŞSİZLİK SÜRESİ NASIL BORÇLANILIR?

Soru: Yüksek mühendisim. Yıllarca Türkiye’de çalıştım, son 5 yıldır Romanya’da yaşıyorum. Emekli olmak için tüm şartları yerine getirdim, sadece 300 gün prim eksiğim bulunuyor. Bunun için yurt dışı borçlanma yapmak istiyorum. Yurt dışı borçlanma dilekçesi formunda

a- Çalışılan süre,

b- İşsizlik süresi,

c- Evhanımlığı süresi

şeklinde üç kutucuk bulunuyor. Ben (b) kutucuğunu işaretleyip başvuru belgesini vermek istediğimde, görevli memur bu seçeneği kabul etmiyor. Memur kendi kafasına göre işsizlik süresini değil de yurt dışında çalıştığım günlerin borçlanılması gerektiğine karar verebilir mi? (Hasan Ç.)

Yanıt: Hasan Bey, erkek Türk vatandaşları, yurt dışında geçen ve belgelendirilen sigortalılık süreleri ile bu süreleri arasında veya sonunda her birinde bir yıla kadar olan işsizlik süreleri için borçlanma yapabiliyorlar. Gurbetçi kadınların borçlanmasında çalışıp çalışmama şartı aranmıyor. O nedenle, gurbetçi kadınlar yurt dışı borçlanması yaparken sigortalı çalışıp çalışmadıklarına dair belgeyle uğraşmak zorunda değil.

Erkek Türk vatandaşlarının öncelikle sigortalı çalıştıkları dönem için yurt dışı borçlanması yapması gerekir. Esas olan sigortalı çalışmalarının bulunup bulunmadığıdır. Bu nedenle, Romanya’da hiç sigortalı çalışmanız yoksa yurt dışı borçlanması yapamazsınız.

Sigortalı çalışmanız varsa Romanya sigorta kurumunca düzenlenmiş sigortalılık sürelerini gösterir belgenin aslıyla birlikte tercümesinin yanı sıra Türk temsilciliklerinden alınacak hizmet belgesini SGK’ya sunmanız gerekir.

Romanya’daki sigortalı çalışma süreniz emekli aylığı bağlanabilmesi için yetersiz kalır ise işsizlik sürenizin bir yıla kadar olan kısmı için de borçlanma hakkınız bulunmaktadır.