Cuma saati 15 Kasım 2019! (İl il) İstanbul Cuma namazı için öğle ezanı vakti kaçta? İstanbul Cuma saati
İstanbul Cuma namazı öncesi tüm camilerde cuma hazırlıkları başladı. Cuma namazı ibadetini eda edecek müslüman vatandaşlar cuma İstanbul cuma namazı saatini araştırıyor. Diyanet İşleri Başkanlığı, 15 Kasım cuma namazı hutbesinin konusunu "Peygamberimiz ve Aile" olarak duyurdu. İşte 15 Kasım İstanbul Cuma namazı saati ve il il namaz vakitleri...
İstanbul Cuma namazı saati, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın yayınladığı haftalık ezan ve namaz saatleri tablosunda yer aldı. Diyanet İşleri Başkanlığı'nın tüm camilerde okunması için yayımladığı Cuma Hutbesi'nin teması "Peygamberimiz ve Aile" olarak duyurdu. İşte 15 Kasım Diyanet Cuma Hutbesi ve il il Cuma namazı saati ile İstanbul Cuma saati...
İSTANBUL CUMA NAMAZI SAATİ - 15 KASIM 2019
Diyanet İşleri Başkanlığı'na göre 15 Kasım İstanbul Cuma namaz saati 12.54 olarak belirlendi. İşte İstanbul'un haftalık ezan ve namaz saatleri takvimi ise şöyle;
İL İL CUMA NAMAZI SAATLERİ İÇİN TIKLAYINIZDİYANET CUMA HUTBESİ ( 15 KASIM 2019)
Muhterem Müslümanlar!
Sevgili Peygamberimize (s.a.s),Hira’da ilk vahiy gelmiş, Kur’an-ı Kerim nazil olmaya başlamıştı. İlahî buyruğun ağırlığıyla yüreği titreyerek evine dönmüş, can yoldaşı Hz. Hatice validemize “Beni örtün” demişti. Eşine, sırdaşına
sığınmış, ondan destek almıştı. Hz. Hatice, güven veren ve teskin eden haliyle Peygamberimize o gün
şunları söylemişti: “Korkmana gerek yok! Çünkü sen her zaman doğruyu söyler, akrabanı gözetirsin.
Muhtaçlara yardım eder, misafire ikramda bulunursun. Allah, hiçbir zaman seni utandırıp
üzmez.” 1
Aziz Müminler!
Aile; güvendir, dayanaktır, sığınaktır. Tüm varlığıyla iyilikte yardımlaşmak, el birliğiyle kötülüğe engel olmaktır. Hz. Hatice’nin sevgisini ve desteğini asla unutmayan Peygamberimiz, vefatından yıllar sonra bile onu hasretle anmıştır. Zira aile; vefadır, sadakattir. Eşleri birbirine güven ve sadakatle bağlayan en kıymetli bağdır. Aile fertleri, hayatın zorluklarını aşmak ve güzelliklerini paylaşmak üzere birbirlerinin yanında olurlar. İffet, izzet ve mahremiyetlerini muhafaza ederler. İşte
ailedeki bu sadakat, dünyada şeref, ahirette ise kurtuluştur.
Kıymetli Müslümanlar!
Allah Resûlü’nün (s.a.s) ailesinde istişare hâkimdi. Peygamberimiz aile fertlerinin fikirlerine değer verir, aile içinde yaşanan sorunların sabır ve ferasetle çözülmesini sağlardı. Çünkü istişare, şiddete başvurmadan akl-ı selim ile sıkıntıları
aşmayı sağlar. Eşlerin ve çocukların ortak aklı sayesinde hata yapılmasını engeller. Ailede hakların ve sorumlulukların dengeli biçimde dağıtılmasını sağlar. Çünkü erkeklere ailede adaleti öğütleyen Allah Resûlünün ifadesiyle, “Sizin hanımlarınız
üzerinde hakkınız olduğu gibi, hanımlarınızın da sizin üzerinizde hakları vardır.”2
Değerli Müminler!
Ailede şefkat ve merhametin varlığı, Rabbimizin “Rahmân” isminin tecellisidir. Merhamet sadece acıma hissi değil, muhatabımıza değer vererek onu anlama çabasıdır. Merhamet, aile fertlerine ihsanla, insafla, iyilikle, güzellikle ve
şefkatle davranmaktır. Peygamber Efendimizin ailesinde vazgeçilmez olan değerlerden biri de şefkatti. Rahmet Elçisi
(s.a.s),ailesine karşı son derece müşfik davranırdı. Ailede kimsenin gönlünü kırmaz, kaba ve incitici konuşmaz, bağırıp çağırmaz, ağzından kötü söz çıkmazdı. Eli asla şiddete kalkmaz, kadının ve çocuğun hırpalanmasına kesinlikle izin vermezdi.
Nitekim Allah Resûlü (s.a.s) bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmuştur: “Sizin en hayırlınız, ailesine karşı en hayırlı olanınızdır. Ben de aileme karşı en iyi olanınızım!”3
Aziz Müslümanlar!
Resûl-i Ekrem’in ailesi sevgi doluydu. Hane-i saadetin her ferdi, yüreğinde derin bir muhabbet ve ülfet hissederdi. Peygamberimiz, eşlerine, çocuklarına ve torunlarına sevgi sunmaktan çekinmezdi. Onları takdir eder, mesela sevgili kızı
Hz. Fatıma geldiğinde ayağa kalkarak kendi yerini kızına verirdi. Her akşam hane halkını toplayıp onlarla sohbet ederdi. Hayatın yükünü bizimle birlikte taşıyan en yakınlarımız, sevgimizi duymayı en çok hak edenlerdir. Güler yüzümüz, gönül alıcı bir çift sözümüz, ailede sevgiyi çoğaltır. Bu yüzden Peygamberimiz, “Büyüklerimize saygı, küçüklerimize sevgi ve şefkat göstermeyen bizden değildir.”4 buyurmuştur.
Muhterem Müminler!
Yüce Allah, Kur’an-ı Kerim’de Peygamberimize hitaben şöyle buyurur: “De ki: ‘Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki, Allah da
sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Çünkü Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.’”5 Bir mümin için Allah Resûlü’nü sevmenin anlamı, onun yolundan gitmek yani onun hayat tarzını benimsemektir. Mutlu bir aile yuvası
için de onun örnekliğine ve yaşattığı ahlakî değerlere her zamankinden daha çok ihtiyacımız vardır. Peygamberimizden öğrendiğimize göre, bir aile sevgi ve güvenle kurulur, adalet ve merhametle korunur. Ailesinde huzur isteyen müminler olarak
duamız şudur: “Rabbimiz! Eşlerimizi ve çocuklarımızı bize göz aydınlığı kıl ve bizi Allah’a
karşı gelmekten sakınanlara önder eyle.”6
1 Buhârî, Bedʾü’l-vahy, 3; Müslim, Îmân, 252.
2 Tirmizî, Radâ, 11.
3 Tirmizî, Menâkıb, 63.
4 Tirmizî, Birr, 15.
5 Âl-i İmrân, 3/31.
6 Furkân, 25/74.