Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
HABERTURK.COM

Geçtiğimiz ay geçirdiği trafik kazasının ardından vefat eden Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Haluk Dursun'un "İstanbul'da Yaşama Sanatı" adlı kitabındaki 'Bayramda Sinan'ın İstanbul'u' başlıklı yazısına düştüğü şöyle bir dipnot göze çarpar: 


İstanbul'un tam olarak ortası Şehzadebaşı Camii'nin avlu duvarıyla Nevşehirli Damat İbrahim Paşa Külliyesi'nin kesiştiği yerdir. İnanmayan ölçsün!

Merhum Dursun'un bahsettiği sütun dışarıdan bakıldığında önemli bir özellik taşımıyor. Her gün önünden gelip geçen insanların varlığından bile haberdar olmadıkları bu mimari detay İstanbul'un tam ortası olduğu yönünde rivayetleri bünyesinde barındırıyor.

İstanbul'un 'orta noktası' olarak bilinen yeşil sütun


EMİR BÜYÜK YERDEN: TAM ORTASINDA OLSUN

Rivayetin oldukça zengin ayrıntıları var...
Şöyle ki:  
Dönemin kudretli padişahı Kanuni Sultan Süleyman oğlu şehzade Mehmet için dönemin zirve isimlerinden Mimar Sinan'dan bir cami yapmasını ve bu mabedin İstanbul’un tam orta noktasında olmasını emreder... O yıllarda İstanbul sadece Suriçi’nden oluştuğu için, şehrin ölçülebilir fizikî bir gövdesi mevcuttur.  Mimarbaşı Sinan tarafından birtakım detaylı hesaplamalardan sonra, Suriçi’nin “geometrik ağırlık noktası” milimi milimine tespit edilir. Bu yöntem,karmaşık alanlı levhaların “G” noktasının bulunması prensibinden yola çıkılarak hesaplanmıştır.
Sıra  yekpare, parlak yeşil granit silindirik bir sütunun dikilmesine gelmiştir. Bu taş aynı zamanda kıble yönünü işaret eder.



Sütunun olduğu nokta, inşa edilecek caminin avlusunun güney kısmına tam oturacak şekilde ayarlanır. (Daha doğrusu, caminin avlusu, bu merkezle kesişecek şekilde tasarlanır)... Ve ardından cami inşa edilerek 1548’de tamamlanır...


Mimar Sinan'ın 'çıraklık eserim' dediği Şehzadebaşı Camii.

EYÜP-SARAYBURNU AKSI BAZ ALINIR

Mimar Sinan'ın Şehzadebaşı Külliyesi'ni yaparken Eyüp'ten Sarayburnu'na İstanbul'un geometrik merkezi hesapladığı söylenegelmiştir. Çeşitli ölçümlerden sonra orta noktanın Şehzadebaşı Külliyesi'ndeki Şehzade Mehmet Türbesi'nin yanına rastladığını belirlemiş ve oraya bir mermer sütun dikmiştir.  Bu nokta bugün Şehzadebaşı ile Dedeefendi Caddeleri'nin kesiştiği noktadaki, Şehzadebaşı Camisi'nin dış duvarının köşesine denk düşer.  Güney ve doğu duvarlarının birleştiği bu noktada altı ve üstü demir millere oturtulmuş bir mermer sütun bulunmaktadır. Sütun, yol seviyesinin yükseltilmesi  nedeniyle  hayli derine göçmüş; dahası dönme işlevini kaybetmiştir.

Rüstem Paşa, Şehzade Mehmed ve Şehzade Cihangir'in türbeleri

MODERN ZAMANLARDA DEĞİŞTİ

Google Earth’ün sağladığı bu sanal haritada İstanbul’un merkezi olarak ekrana Seyrantepe’de bir binaya karşılık geliyor. NATO Caddesi 36 numaradaki 36 yaşındaki binanın çevresi düzensiz yapılarla sarılı. Diğer yandan  Karayolları’na göre Edirne istikametinden gelirken İstanbul’un merkezi Cağaloğlu, Kocaeli’nden gelirken ise Harem. Şehre yaklaşırken kilometre hesaplamaları bu noktalara göre yapılıyor.

"İSTANBUL'UN ORTASI SİNEMA" 

Şair Orhan Veli Kanık'ın İstanbul Türküsü adlı şiirinde geçen "İstanbul'un orta yeri sinema" dizesi de tastamam Şehzadebaşı'na işaret eder. Bir anlamda geçmişte "İstanbul'un Hollywood'u" diyebileceğimiz bölgeyi yazar Hikmet Feridun Es, "Kaybolan İstanbul'dan Hatıralar" kitabında şöyle anlatıyor: Şehzadebaşı o zamanlar, New York'taki 42. Sokak gibibir yerdi. Her adımda bir sinema, her adımda bir tiyatro... kapıların üzerinde el ile çizilmiş renk renk, boy boy oyun ilânları... Milli Sinemada Sinabar. (...) Lâkin Şehzadebaşı deyince tabiidir ki, akla daha ziyade t iyatrolar gelirdi. Tiyatro programları da hiç yavan değil, aksine gayet dolu ve esaslı idi. Senemada evvelâ bir manzara, arkasından asıl oyun ve nihayet ekseri iki kısımlık bir komedi gösterilmesine karşılık tiyatrda da ana temsildren önce ne kantolar, ne düettolar hatta ne kuartetler!

NASIL GİDİLİR?

Mimar Sinan'ın 'çıraklık' eserim diye nitelediği Şehzadebaşı Camii'ne gitmek için birden çok seçenek mevcut. Özellikle güneşli bir günde Eminönü yönünden yürüyerek gidilmesi tavsiye olunur.  Cağaloğlu Yokuşu'ndan Divanyolu'na çıkarak Beyazıt'a doğru yapılacak bir yürüyüş çevredeki tarihi yapıları, geleneksel dükkanları görmek için güzel bir fırsat olacaktır.  Beyazıt'a ulaştığınızda İstanbul Üniversitesi'nin sol tarafından kısa bir mesafe yürüyerek Vezneciler'e geldikten sonra Şehzadebaşı Camii bütün azametiyle sizleri karşılayacaktır.  Diğer yandan Şehzadebaşı Camii adresine otobüs, metro, ile ulaşabilirsiniz. Yakında duran hatlar - Metro: Metro - M2; Otobüs: Otobüs - 70KY, Otobüs - 73, Otobüs - 77A, Otobüs - 78, Otobüs - 85T.






EN VERİMLİ ÇAĞINDA HAYATINI KAYBETTİ

Geçtiğimiz ay trafik kazasında hayatını kaybeden Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Haluk Dursun.  İstanbul üzerine yazdığı "İstanbul'da Yaşama Sanatı" adlı kitabında musiki, mimari, Boğaziçi, ağız tadı gibi konulara yer vermişti... Dursun'un diğer kitapları ise Boğaziçi'nde Kırk Yılım, Nilden Tunaya Osmanlı, Osmanlı Coğrafyasında Yolculuk, İncir çekirdiği: Hereke'den Çıktım Yola, Tuna Güzellemesi ve Ayasofya Kültür Envanteri isimlerini taşıyor...

RAPTİYE

İstanbul'da Yaşama Sanatı, A. Haluk Dursun, 1999, Ötüken Neşriyat

Kaybolan İstanbul'dan Hâtıralar, Hikmet Feridun Es, 2010, Ötüken Neşriyat