Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

HT Magazin’de yer alan habere göre, İpek Açar, Kayahan’ın ölmeden önce 10 yıla yakın süre, bazı şarkılarının eski bir müzik şirketinin kataloğundan icra yoluyla satılmasına karşı ve bu eserlerin kullanılmasının durdurulması için verdiği hukuk mücadelesinin peşini bırakmadı.

Kayahan’ın vefatının ardındansa avukatı Özal Oğuz’la mücadeleyi sürdürdü. Farklı şikayetleri birleştirdiği soruşturmada iddianamesini tamamlayan savcılık ceza mahkemesine sundu. İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi’ne açılan davanın ilk duruşması mart ayında görülecek.


'YAPILAN BAŞKASININ EVİNİ KİRAYA VERMEK’

Davanın açılması üzerine konuşan İpek Açar, “Kayahan Bey kimsenin hakkını yemezdi, hakkını da kimseye yedirmezdi. Kendisi ölene kadar bu hukuksuzluğun giderilmesi için uğraştı. Bu davaya sağlığını verdi. Ben de ölene kadar bu yapılanları, haksızlıkları ve hukuk tanımazlığı anlatacağım. Kayahan Bey davayla ilgili ‘Yapılanların suç olduğunu kendileri dahil tüm sektörün anlamasını ve sonuçlarına katlanmasını istiyorum. Çünkü yapılan kısaca başkasının evini kiraya vermektir’ diye konuşurdu.”


‘TÜM ESERLER KAYAHAN’IN’

Davaya konu olan eserlerin kullanım hakkının varlıkları icradan satılan bir müzik şirketine süreli olarak verildiğini ve bunların kendilerine geri döndüğünü anlatan Açar, “Kayahan Bey tüm eserlerini geçici süreyle vermiştir. İcradan satılmasının, kullanılmasının hukuksuzluğunu anlatmaya çalıştık. Nihayet savcılık bu hukuksuzluğu görerek davayı kabul etti” dedi.

İddianamede şüpheli olarak yer alan genel sekreter Ahmet Asena, müzik yapımcıları Cengiz Erdem ve Deniz Erdem’le bir firmanın o dönemdeki yöneticisi Gültekin Keskin ceza mahkemesi dosyasında sanık olarak yer aldılar.