Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

Toplum içerisinde sıklıkla görülen ankisiyete (kaygı) bozukluğu; kişilerin evhamlı olmasından dolayı küçük bir durumu kafalarına takıp, büyütmelerinden meydana gelen hem ruhsal hem fiziksel belirtilerle ortaya çıkan rahatsızlıktır. Bu rahatsızlığı bulunan kişiler, her zaman gergin yay gibidirler. Ani seslerden sıçrayıp; aşırı tepki göstererek, sinirlenebilirler. Günlük yaşantılarında normal olan durumları bile kafalarına takabilmektedirler. Bu durumda kişinin yaşantısını, çalışma koşullarını çok fazla etkilemekte ve zihnini sürekli meşgul etmektedir. Bunların dışında gece uykularında düşünceler daha fazla ortaya çıktığı için, uyku düzensizlikleri yaşayabilmektedirler.

Kaygı bozukluğu rahatsızlığı olanların kaygıları; normal kaygı yaşayan kişilerin çok ötesindedir. Bu rahatsızlığı bulunan hastalar, kaygıyı engelleyemediklerini belirtmektedirler. Genel olarak kaygı hali stresli durumlarda daha kötü bir hal alabilmektedir.

Genellikle ankisiyete bozukluğunun belirtileri;

  • Kişilerin kendini sürekli kaygı ve üzüntü içerisinde hissetmesi,
  • Üzüntüsünü kontrol etmede güçlük yaşaması,
  • Aşırı heyecan yaşama ya da huzursuzluk hali,
  • Kolayca yorulma,
  • Kaslarda aşırı gerilmeler,
  • Birden sinirlenme durumu,
  • Konsantrasyon bozukluğu,
  • Uykuda düzensizliklerdir.

Bu belirtiler yanında fiziksel olarak da görülebilen durumlar meydana gelmektedir. Bunlar;

  • Titreme,
  • Mide bulantıları,
  • Yutmada güçlük yaşama,
  • Çarpıntı,
  • Ağızda kuruluk,
  • Terleme,
  • Uyuşma hissi oluşabilmektedir.

Bu rahatsızlık başka bir psikolojik rahatsızlığa bağlı değildir. Kişilerde oluşan duygudurum bozukluğu ve yaygın gelişimsel bozukluklarda ortaya çıkmaktadır.

Bu rahatsızlığın tedavisi; kişinin doktora başvurması halinde yaşadığı sorunları düzgün bir şekilde iletmesi sonucu uygun ilaçlar ile desteklenmektedir. Hastalara muhakkak bu durumun psikiyatrik bir durum olduğu, fiziksel bir rahatsızlık olmadığı belirtilmelidir. Bu rahatsızlığı yaşayan kişiye düzgün bir şekilde açıklama yapılmalı, verilen ilaçların rahatsızlığı kontrol etmek için kullanılması gerektiği söylenmelidir. Hiçbir zaman anlatılanlar sonucunda, hiçbir şeyin yok gibi tabirler kullanılmamalıdır. Bu konuşmalar kişinin anlaşılmadığı düşünmesine ve daha çok sinirlenmesine neden olmaktadır. Bu rahatsızlığı tedavi için en sık kullanılan ilaçlar; antideprasanlar, benzodiyazepinler ve buspirondur. Bu ilaçlar kişilerde; ankisiyeti hızlı ve etkin bir şekilde kontrol ederek, uykusunun düzenlenmesini sağlamaktadır.

Bu şekilde rahatsızlığı olan kişiler mutlaka bir doktora görünmelidirler. Düşünceleri ile yalnız olarak baş etmeye çalışmamalılardır.