Evden çıktıktan sonra "Kapıyı kilitledim mi?" diye dönüp kontrol edenler dikkat! Meğer nedeni düşündüğünüz gibi basit bir unutkanlık değilmiş!
Anahtarı çevirdiğinizden neredeyse eminsiniz ama sokağın köşesini döner dönmez o huzursuz şüphe içinizi kemirmeye başlıyor: 'Kapıyı kilitledim mi?' Uzmanlara göre sizi yarı yoldan çeviren bu duygu, sandığınız gibi basit bir unutkanlık değil. Peki, beyniniz size neden bu soruyu tekrar tekrar sorduruyor?
Kapıyı kilitlediniz, anahtarı çantanıza koydunuz ve asansöre bindiniz. Her şey yolunda görünürken, bir anda zihninizde o soru yankılanır: 'Kapıyı gerçekten kilitledim mi?' Anahtarı çevirdiğiniz anı hatırlasanız bile, o tanıdık huzursuzluk bir kez içinize düştüğünde geri dönüp kapıyı bir kez daha kontrol etmeden yolunuza devam etmek neredeyse imkansız hale gelir. Çoğu zaman kendimizi suçladığımız ya da hafızamızın zayıflığına yorduğumuz bu sinir bozucu deneyim, aslında sanıldığından çok daha yaygın. Psikoloji uzmanları, bizi yarı yoldan çeviren bu şüphenin arkasında zayıf bir bellek değil, beynimizin günlük rutinleri işleme ve kaydetme biçiminin yattığını söylüyor.
BEYİN RUTİN İŞLERİ AYRINTILI ŞEKİLDE KAYDETMİYOR
Kapıyı kilitlemek, ışıkları kapatmak, ocağı kapatmak ya da arabayı kilitlemek... Bunlar her gün defalarca yaptığımız rutin davranışlar arasında yer alıyor. Uzmanlara göre beyin, sürekli tekrarlanan bu eylemleri zamanla "otomatik pilot" modunda gerçekleştirmeye başlıyor. Dikkatin büyük kısmı o sırada işe yetişmeye, günün planına ya da telefondaki mesaja odaklandığı için yapılan hareket ayrıntılı biçimde hafızaya kaydedilmeyebiliyor.
Bu yüzden kişi aslında kapıyı kilitlemiş olsa bile birkaç dakika sonra bu anıyı net olarak hatırlamakta zorlanabiliyor. Ortaya çıkan belirsizlik ise "Ya kilitlemediysem?" düşüncesini tetikleyebiliyor.
NEDEN GERİ DÖNÜP KONTROL ETMEK İSTİYORUZ?
Kontrol etmek ilk bakışta mantıklı bir çözüm gibi görünüyor. Kapıya dönüp baktığınızda kısa süreliğine rahatlıyorsunuz. Ancak araştırmalar bunun uzun vadede ters etki yaratabileceğini gösteriyor.
Tekrar tekrar kontrol etmek, hafızaya olan güveni artırmak yerine azaltabiliyor. Bir süre sonra kişi "Kontrol ettim ama gerçekten kilitlediğime emin miyim?" diye yeniden şüphe duymaya başlayabiliyor. Araştırmacılar bu durumu "hafızaya duyulan güvenin azalması" olarak tanımlıyor.
Yapılan çalışmalar, aynı davranışın tekrar tekrar kontrol edilmesinin anının canlılığını ve ayrıntılarını zayıflatabildiğini ortaya koyuyor. Böylece kişi, emin olmak için daha fazla kontrol etme ihtiyacı hissedebiliyor.
KAYGI SEVİYESİ YÜKSELDİKÇE BU DÜŞÜNCE DAHA SIK GÖRÜLEBİLİYOR
Yoğun iş temposu, sınav dönemi, maddi kaygılar veya önemli yaşam olayları sırasında zihindeki belirsizliklere tahammül etmek zorlaşabiliyor. Bu nedenle kaygı düzeyi yükseldiğinde "Ya yanlış yaptıysam?", "Ya kapıyı açık bıraktıysam?" gibi düşünceler daha sık ortaya çıkabiliyor.
Uzmanlar, bu şüphelerin tek başına bir hastalık belirtisi olmadığını, ancak sürekli tekrar etmesi ve günlük yaşamı etkilemesi durumunda değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor.
HER KONTROL ETME İSTEĞİ OBSESİF KOMPULSİF BOZUKLUK ANLAMINA GELMEZ
Ara sıra geri dönüp kapıyı kontrol etmek oldukça yaygın bir davranış. Özellikle stresli dönemlerde bunun görülme olasılığı artabiliyor. Ancak bazı kişiler için bu durum sıradan bir kontrolden öteye geçebiliyor.
Kapıyı defalarca kontrol etmek, evden çıkamamak, kontrol ettikten birkaç saniye sonra yeniden şüpheye düşmek ya da bu nedenle işe geç kalmak gibi durumlar, obsesif kompulsif bozukluğun (OKB) kontrol etme belirtileri arasında yer alabiliyor.
Bununla birlikte yalnızca "Kapıyı kilitledim mi?" diye düşünmek, tek başına OKB tanısı anlamına gelmez. Tanı; belirtilerin sıklığı, süresi ve kişinin günlük yaşamını ne ölçüde etkilediği değerlendirilerek uzmanlar tarafından konuluyor.
BU DÜŞÜNCEYİ AZALTMAK İÇİN NELER YAPILABİLİR?
Uzmanlar, kapıyı kilitlerken dikkati o ana vermenin faydalı olabileceğini belirtiyor. Anahtarı çevirirken bu eyleme odaklanmak, zihinden "Kapıyı kilitledim." diye geçirmek veya acele etmeden hareket etmek, beynin bu anıyı daha güçlü kaydetmesine yardımcı olabiliyor.
Yoğun stres dönemlerinde uyku düzenine dikkat etmek, kaygıyı artıran etkenleri azaltmaya çalışmak ve sürekli kontrol etme davranışından kaçınmak da fayda sağlayabiliyor.
Eğer kapıyı ya da benzer şeyleri kontrol etme ihtiyacı günlük yaşamınızı aksatacak düzeye ulaşıyor, uzun zamanınızı alıyor veya yoğun kaygıya neden oluyorsa, bir ruh sağlığı uzmanından destek almak en doğru yaklaşım olacaktır. Özellikle bilişsel davranışçı terapi ve maruz bırakma-tepki önleme (ERP) yöntemi, kontrol etme davranışlarının tedavisinde etkili yaklaşımlar arasında gösteriliyor.