Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Keşfet 'Kara Kızlar' kimlerdir?

        Ecem Erkek'in yazıp oynadığı, BKM'nin yapımcılığında, Meltem Bozoflu yönetmenliğinde sahnelenmeye başlanan 'Kara Kız', bir komedi oyunu olmanın çok ötesinde bir anlam taşıyor.

        Ecem Erkek'in yazdığı bu karakter; hayata tutunmaya çalışan genç kız profilinin absürt bir yansıması olarak karşımıza çıkıyor. Erkek, karakteri sahnelerken sadece metne veya komik şivelere sığınmıyor; beden dili, ses tonundaki ani geçişler ve o meşhur bakışlarıyla karaktere, 3 boyutlu bir ruh katıyor.

        'Kara Kız', Anadolu kadınlarının "Ayıp olur" diyerek bastırdığı, haykırmak isteyip de sustuğu o toplumsal bilinçaltının sahneye yansıması olurken oyunda işlenen temalar, seyircilere tanıdık ve bir o kadar da sarsıcı bir ayna tutuyor.

        Sınıfsal aşağılanmaya karşı sözlü saldırı, anne ve babayla komik kavgalar, kuşaklar arası değer erozyonu, evlilik takıntısı, koca bulma telaşı, toplumda 'Var olma' ve 'Meşrulaşma' çabası, kimsenin onu anlamaması, modern çağda 'Taşralı' kalma izolasyonunun ortaya çıkardığı sancılar...

        REKLAM

        'Kara Kızlar', ön plana genellikle; ailesiyle olan çatışmaları, bitmek bilmeyen bir an önce evlendirilme çabaları ve sosyal hayattaki uyumsuzluklarıyla çıkıyor. Her ne kadar belirli bir yöreyi işaret etmese de şivesi, tavırları ve olaylara verdiği tepkilerle kolektif hafızamızdaki köyden kente göçün izlerini taşıyor.

        'Kara Kızlar', sosyal normları hiçe sayan dürüstlükleriyle kimsenin yüksek sesle seslendiremediği gerçekleri, kendi filtresinden geçirerek, çoğu zaman da karşı tarafı yerin dibine sokarak dile getiriyor.

        'Kara Kız'ın sosyolojik yapısını daha da derinlemesine analiz edecek olursak, karşımıza Türkiye'nin son 40 yılındaki kültürel değişimi çıkıyor. Ecem Erkek'in performansı, bu karakteri sadece bir güldürü tiplemesi olmaktan çıkarıp, üzerine tez yazılabilecek bir toplumsal simgeye dönüştürüyor.

        REKLAM

        "Üzerine tez yazılabilecek 'Kara Kızlar' kimlerdir?" sorusunun cevabını bulmak için Fransız Sosyolog - Antropolog Pierre Bourdieu'nun Habitus kavramından yola çıkmak gerekir.

        'Kara Kızların' şivesi, aile içi hiyerarşideki yeri ve evlenmeyi tek kurtuluş görmesi tamamen geleneksel, hayalleri, takip ettiği magazin figürleri ve dijital dünyayla kurmaya çalıştığı bağ ise moderndir. İki dünya arasında sıkışmış, ne oralı ne buralı olan 'Kara kızlar', Türkiye'deki milyonlarca genç kızın hissettiği o kültürel yabancılaşmayı temsil ediyor.

        'Kara Kızlar'ın giyimi, süslenme biçimi ve kurduğu cümleler bir tür rüküşlük estetiği taşıyor. Kurulan her cümle, alt sınıfın ve üst sınıfın kodlarını taklit etmeye çalışırken ortaya özgün ama çarpık bir dil çıkıyor. Elitist çevrelerin, 'Varoş' olarak etiketleyip görmezden geldiği kitlelerin direnişi; "Ben de buradayım, ben de güzelim ve ben de bu pastadan pay istiyorum" şeklinde gürültülü ve absürt bir şekilde gözler önüne seriliyor.

        Modern şehir hayatının ve ataerkil aile yapısının dişlileri arasında ezilmemek için bir zırh kuşanan 'Kara Kızlar'ın toplumsal baskıya karşı fiziksel olarak kaba, sözel olarak saldırgan bir tavır sergilemeleri geliştirdikleri psikolojik savunma olarak karşımıza çıkıyor.

        ÖNERİLEN VİDEO

        Eski eş dehşeti kamerada: Yumruklayıp taşla saldırdı, ağır yaraladı

        Nevşehir'de cezaevinden kısa süre önce çıktığı öğrenilen bir şahıs, iddiaya göre eski eşinin birlikte yaşadığı kişiyi başına taşla vurarak yaralarken o anlar da apartmanın güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı.

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ